turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


UTANMAZLIĞIN BÖYLESİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 NİSAN 2019

İnsanda ar damarı çatlamasın bir kez, artık onu kimse tutamaz. Her istediğini yapmak bu gibilere doğal gelir. Böylelerinin kalkıp yüzüne tükürseniz kesinlikle yağmur yağıyor sanır. Bu yüzden de korkulması gerekirse en çok yavşak ve
gevşek insanlardan korkulmalıdır. Sınır tanımayanlar ve ilkesizlerle; değil bir seçimde yarışmak, aynı ortamda bulunmak bile kesinlikle insan sağlığına zararlıdır.

HDP’nin Doğu ve Güneydoğu’da gösterdiği adaylara gıkını çıkarmayan YSK seçimler olup bittikten ve sıra mazbatalarını vermeye geldikten sonra YSK onlara dedi ki “Yok, siz belediye başkanı olamazsınız.” Nedeni sorulduğunda da KHK’larla
işlerinden atılmış oldukları söylendi kendilerine. İyi de bu arkadaşlar Recep Tayyip Erdoğan’ın keyfi kararı ile atılmışlar ama haklarında verilmiş yargı hükmü mü var ki belediye başkanı olamıyorlar? Yasaların geçerli olduğu bir ülkede
hiç böyle bir şeye göz yumulur mu?

Tamam, yasaların üstünlüğü diye bir şey yok biliyoruz da HDP adaylarının aldığı oyların dörtte birini alanlar nasıl olmaktadır da içlerine sindirip belediye koltuklarına oturur işte bunu anlayamayız. Onurlu bir insan böyle bir şeyi kabul
eder mi hiç? Haydi diyelim, YSK böyle bir çetrefilli karar aldı, insan kalkıp da demez mi, “Ben bu makamı kabul edemem, en iyisi yeniden seçimlere gidilmeli” diye. Ama nerede mertlik nerede onur? Adamlar zıplayıveriyor makam koltuğuna.

Ah yurdumun insanı ah! Sana ne oldu da bu kadar yavşaklaşıp gevşedin? Köprülerin altından çok sular geçerken hangi dünya görüşü ile insanlığını yitirirken vicdanını da karartıp politik mutasyona uğradın?

Doğrusu aklımız almıyor. Zübüklük bir kez olsa rastlantı der geçersin ama zübüklüğün ardı arkası kesilmiyor. AKP’liler bu kez de Mardin’de yitirdikleri seçimin kendilerine verilmesi için “Ahmet Türk, hasta ve yaşlı” diye YSK’ya
başvurmuşlar. YSK’da bu kez nasıl olmuşsa bu isteği reddetmiş.

Ey yurdun insanları, size soruyoruz; bu kadar zübüklüğü nasıl içine sindirip de AKP’li kalmaya devam edeceksin? Nasıl olacak da gözlerinin önünde cereyan eden haksızlıklara susup seyirci kalacaksın? Ülkemizde daha ne olacak da bulunduğun
yeri terk edeceksin?

Şu İstanbul’da olup bitenlere bakalım bir. Ekrem İmamoğlu deyim yerindeyse devletin bütün olanaklarını kullanan ve her türlü kumpası kurarak olmadık şeyleri yapan AKP ve MHP’ye karşı seçimleri birinci olarak kazanmış. Peki, olanlar ne?
İstanbul seçimlerini bir şekilde almak için her türlü Alicengiz oyunlarına başvurmak. YSK’da işin bir parçası olarak görev başında. Bütün bu gerçeklere karşın oylar ne kadar sayılırsa sayılsın durumun değiştiği yok. Her sayımda Ekrem
İmamoğlu önde.

Ey yurdumun güzel insanı bütün bunlar karşısında gıkını bile çıkarmadan seyrediyorsun ya bravo doğrusu size. İnsan kalkıp da partisini ve yaptıklarını hizaya gelmeleri için uyarmaz mı, ayağa kalkıp “yeter artık yaptıklarınız” da mı
demez? Böylesi sesler yükselirse AKP ve MHP yöneticileri de geri adım atıp İmamoğlu’nun seçildiğini kabul ederek sonuçları kabul etmek zorunda kalmaz mı?

Ama böyle bir sıfat sizlerde ne arar? Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkıp “Başkanım benim kocam belediye de memur, şimdi kocam bunların emrinde mi çalışacak” diye soran bir kadın sizleri ne de güzel anlatmış. Bizler inanıyoruz ki
böyleleri o fesli hocanın dediği gibi keşke Yunan kazansaydı sözünün bir başka türlü söylenişidir aslında. Sözün özü bu kadar ayıbı kaldırmak zorunda değilsiniz. Kendinize gelin, insan olup aynı havayı soluduğunuzu unutmayın.

Bende ne diyor, kime ne anlatıyorsam artık. Yaşamda iyi dileklerde bulunmak ayrı gerçekler ise bambaşka. Baksanız ya MHP’liler ve AKP’liler Maltepe’de nelere cüret edebiliyorlar? Sayım yerini basarak korku salıp sonuçları kendi lehlerine
çevirmenin telaşındalar. Bu yüzden de güruh olarak saldırıya geçmişler. Güvenlik görevlilerine bile size Hanya’yı Konya’yı gösteririz dercesine kafa tutuyorlar. Seçimleri zorbalıkla almanın peşindeler.

Niçin?

Çünkü İstanbul’da büyük rant var. Hem bu ranttan olacaklar hem de ceplerine indirdikleri milyarların ortaya çıkacağı korkusu içindeler.

Bu yüzden de yavşak, gevşek ve zübüklüklerine devam ediyorlar hâlâ…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA