turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


GİDEN HAİN KALANDA YARIN HAİN OLACAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 NİSAN 2019

Yenilgi ya insanın aklını başına getirir ya da aklının tümden uçmasına neden olur. Ülkemizde İmam Hatip Okulları niçin açılmıştı? Bazı aklı evvellere göre ülkede sözümona aydın imam yetiştirmek için. Peki, ne oldu? Ne olacak, bu okullardan on binlerce camiye imam yetiştirilip atandı ama bazı aklı evvellerin buyurduğu gibi dün cahil diye horlanan imamların yerini bu kez okumuş karanlık dünyaları savunan her biri bir tarikat yanlısı imamlar aldı. Bunlara devlet memurluğu da verilip aylıklı birer parti militanı gibi sahaya salındı.

Olanaklar sunuldu, görevler verildi toplumun içine salınarak din devleti ve şeriat kurmak isteyen partilerin görevlileri olarak ellerinden geleni yaptılar. Bu alanda pıtrak gibi Fetöcülerin yanında diğer tarikatlerinde insan kaynağı oldular. Toplumun içine salınan bu imamlar, toplumu din kisvesi altında zehirledikçe zehirleyip AKP gibi partilerin peşine taktılar.

Ancak işler salt imam yetiştirmek için ayarlı değildi. İmam Hatip Okullarında yetişen kimseler devletin bütün kurumlarına doldurulup militan görevler üstlendiler. Sizin anlayacağınız aklı evvelerin dediği gibi sözümona aydın imam yetiştirmek yerine çağdışı ve dini devlet düzenini savunan militanlar ortaya çıktı. Doğal olarak amaç başka olunca da hiçbir kadın imama gereksinim olmamasına karşın milyonlarca kız öğrenci bu okullara alınıp eğitildi.

Şimdi kısa da olsa bunları niye dile getirdiğimize gelince; dün, Recep Tayyip Erdoğan’ın kanatlarının altında kurulup geliştirilen Önder İmam Hatipliler Derneği’ndeki herkesi şaşkına çeviren konuşmasında söyledikleri sözlerdir.

Erdoğan konuşmasında ortaya söylediği sözlerle birilerini eleştiriyormuş gibi yapsa da aynı okullardan yetişip de kendi saflarından ayrılanları kast ettiği çok açıktı. Öyle ya kendisinin izinden ayrılmayanlar Erdoğan’a göre; “dava adamı” sayılırken, saflardan ayrılanlar ise davaya ihanet eden kişilerdi.

Erdoğan’ın bu konuşması da göstermiştir ki devlet eliyle kurulup okutulan ve gereksinimleri karşılanan İmam Hatipliler birer dava adamı olarak bu okullara alınmış kimselerdi. Erdoğan’a göre bu okullarda okuyanlar kendisini her koşulda desteklemeleri gerekiyordu yoksa dava adamlıkları düşer, davaya ihanet eden birer haine dönüşmüş olurlardı.

Seçim yitirmenin kızgınlığı yüzünden Erdoğan gerçekleri gizleyemez konuma gelmiş, bizim vergilerimizle okutulan imam hatiplilerin kime hizmet ettiklerini de kendisini kontrol edemediği için söyleyivermişti. Öyle ya bu son seçimlerde kendileri devlet memuru sayılan bütün imamların sandık başkanları olarak seçimlerde görev almalarının başka türlü açıklaması nasıl olabilirdi ki? Ancak AKP ve saray iktidarının aldığı bütün tedbirler çoğu yerde işe yaramamış, muhalefet partileri oylarını çaldırmamak için canla başla çalıştıklarından birçok yerde çabaları boşa gitmişti. Daha da önemlisi AKP iktidarının kendi dışında herkese veryansın etmesini kabul edemeyen sayıları az da olsa bir kısım kimseler yavaş yavaş safları terk ettikleri için doğaldır ki Recep Tayyip Erdoğan tarafından aforoz edilip dava adamlıkları düşürülecekti.

Seçimler öncesi ve sonrasında Saadet Partisi için ettiği sözler bazı vicdan sahibi kimselerde tepki uyandırmış, bu kadar da olmaz dedirtmişti. Bu yüzden de Konuşmasında Temel Karamollaoğlu ile Çamlıca’ya dikilen 60 bin kişilik camide gündeme gelmiş, Temel Karamollaoğlu, 60 bin kapasiteli bir caminin yapılmasını dinimizce israf sayar ve caminin cemaatsizilğine parmak basarken Recep Tayyip Erdoğan ise Fatih Camii gibi her biri birer şaheser olan camilere sözü getirerek Temel Karamollaoğlu’na haydi o camiler için de konuş diyerek Karamollaoğlu’nu faka bastırmak gayretine girmiş ama ne yazık ki dönemi gözardı ettiği için ettiği sözlerinin ayağı havada kalmıştır. Havada kalmıştır, çünkü İstanbul alındıktan sonra böyle bir camiye siyaseten gereksinim olduğu gibi Müslüman nüfusun artması da can alıcı bir gerçekti. Dahası sözü geçen camiler alelacele değersiz yapılar olarak ortaya çıkmamış her birisi tarihe mal omuş yapılar olarak günümüze kadar da işlevlerini sürdürmüşt ve de sürdürmektedir. Oysa Çamlıca Camii öyle değildir. Bu cami hem İstanbul’un doğasını katletmiştir hem de ticari yapı olmanın dışında hiçbir özelliğe de sahip değildir. Bu caminin dikilmesinde sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi önemini anlatacağı ve gelecekte de adını tarihe yazdırma isteğinin dışında bir önemi ve değeri yoktur.

Bu yüzden de israftır, İslami anlayışla da örtüşmemektedir. Dolayısı ile Temel Karamollaoğlu’nun anlattığı şey de budur.

Sonuç olarak yitirilen seçim dolayısı ile Erdoğan yeniden davaya ihanet edenlerin peşine düşmüş, kalanlara ders olsun anlamında bir konuşma yapmıştır yapmasına da ne yazık ki kalanların da yarın davaya ihanet etmişler olarak anılmaması için hiçbir neden yoktur. Dolayısı ile safları terk edenler bugün hain olarak anılmış iseler yarında kalanlar aynı sıfatla anılacaklardır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA