turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MEMUR-SEN DİYE BİR SENDİKA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 NİSAN 2019

İktidarın çözülmeye başlaması 31 Mart 2019 Yerel seçimlerinin yapıldığı günden önce başladı. Başta Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli olmak üzere Cumhur ittifakını oluşturanların sözcüleri ne zaman ağızlarını açsalar muhalefet için demediklerini bırakmadılar. Kendi bekaları ile ülke bekasının yerlerini değiştirip halkı bir güzel uyutmaya çalıştılarsa da AKP ve saray iktidarı ile birlikte iktidara yamalık MHP’nin dile getirdikleri halk katında hiç mi hiç rağbet görmedi. Devletin olanaklarını sonuna kadar kullananların dile getirdikleri görüşler sergiledikleri politikalar yüzünden geri tepti.

Binlerce polis korumasında meydan meydan dolaşıp muhalefete; illet, zillet, hain suçlaması yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın tutum ve davranışlarına halkın inandığını söylemek olası değildi. Hele bir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı ki onun tutum ve davranışları daha da bir tepki topladı. Ş. Koçhisar gibi bir ilçeye bile kendisine bağlı polis teşkilatı ile birlikte gelen ve Ş. Koçhisar’a devletin helikopteri ile inen bir bakanın söylediklerine ve söyleyeceklerine sahada çalışma yapan biri olarak gördüm ki candan inanan bir tek kişi yoktu. Bütün bu gerçeklere karşın alınan oylara bakarak konuşmak ise gerçeğe göz yummak olarak değerlendirilebilirdi ancak. Çünkü Ş. Koçhisar’da oyların çoğunu AKP almıştı almasına da nedeni üzerinde durulduğunda gerçekler de saklanamayacak kadar ortadaydı. İnsanların önemli bir bölümü nasıl olsa bunlar kazanacak diye düşünüyorlardı, Muhtarlar bunlar kazanmazsa kendilerine kesilecek bir faturanın tedirginliği altındaydı. Yardım alanlar aldıkları yardımın kesileceğini düşünürken, kredi ile hayvancılık yapanlar ve traktör alanlar ise her şeylerini yitirecekleri korkusu içindelerdi. En önemlisi de moral olarak çökkünlük içinde olan binler nasıl olsa bunları yıkmak mümkün değil yalanına inanmışlardı. Bu görüntü sadece Ş. Koçhisar’la sınırlı değildi. Üç aşağı beş yukarı bütün Türkiye bu durumdaydı.

Bütün bunlara karşın halk yine de belli bir direnç göstermiş AKP’nin elinden Türkiye’nin en büyük kentleri alınmıştı. Görünen şey başkaydı. AKP iktidarının verdiği rakamlar başka. Yani her şeye karşın iktidar olarak yine de en çok oy aldıklarını söylüyor kendilerine ve yandaşlarına moral vermeye çalışıyorlardı ama gerçeklerde gözümüzün önündeydi. Bu nedenle seçimlerin sonrasında genel anlamda AKP’nin çözülmesi kaçınılmazdı. Nitekim bu doğrultuda ülkenin her yanından bilgiler gelmeye de başlamıştı.

Şimdi; Recep Tayyip Erdoğan’ı da konuşmak zorunda bırakan Memur-Sen’deki çözülmeye gelelim. AKP ve saray iktidarı, iktidar olmanın gücüyle yapay bir memur sendikası kurdurttu. Bu sendikanın örgütlenmesi için üst düzey yöneticiler tehdit dahil her türlü silahı kullanarak memurları baskı altına aldılar. Böylelikle de kamuda en çok üyeye sahip sendika haline geldi Memur-Sen. İktidarın da desteği ve ittirmesiyle ortaya atılan bu sendika işi gücü bırakıp ülkede şeriatın kurulması ve eğitimden sağlığa kadar düzenin baştan sona değişmesi isteğini dile getirdi. Taban sessiz sesiz beklese de sendikanın yöneticileri ortaya çıkıp çağdışı görüşlerle iktidarın gözüne girmeye çalıştılar.

Hani bir söz vardır yalancının mumu yatsıya kadar yanar diye, işte o hesap Memur-Sen’in mumu da AKP iktidar olduğu sürece yanabilirdi. Yoksa bu sendikanın dinamizmi ve toplumsal bir alametifarikası yoktu. Sonuçta yerel seçimler yapıldı ve AKP bütün büyük şehirlerde seçimleri yitirdi. Dolayısıyla da iktidar baskısından kurtulan belediye çalışanları rahat bir oh çekerek zorla üye edildikleri Memur-Sen’e bağlı sendikalardan istifa etmeye başladılar. Gidiş gerçekten de iyi değildi, bu yüzden de işe doğrudan Recep Tayyip Erdoğan el attı ve Memur-Sen üyelerine sendika değiştirmeleri için baskı yapıldığını ileri sürerek o güne kadar anımsamadığı 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nı anımsatarak korkmayın kimse sizi sendika değiştirmezseniz işten atamaz demek zorunda kaldı.

Ne garip değil mi? Alt yapısı olmayan tamamen iktidar yalakalığı üzerine kurulmuş sendikaları elde tutmanın olanağı yoktu. İktidar el değiştirdi mi bu tür sendikalarda güldür diye yıkılıp gidiyordu. Şu an yerel yönetimlerin değişmiş olması bu sendikada deprem yaşanmasına neden oluyorsa bir de genel anlamda iktidarın değiştiğini düşünün, acaba bu sendikanın sendikayım diye ortaya çıkacağı kaç üyesi kalırdı peşinde, varın gerisini siz düşünün.

Gördüğünüz gibi kaynağından kesilen paralarla dev binalar yaptıran Memur-Sen’de çatırdama başlamıştır. Bütün bunlar da gösteriyor ki bu gidiş AKP ve saray iktidarının gidişinin ön çatırtılarıdır. Sonrası mı, sonrasında gidişin gürültüsünden herkesin kulaklarının zarı patlayacaktır kesin.

Şimdi Memur-Sen’in üye yitirmemesi için arkasında kaya gibi Recep Tayyip Erdoğan duruyor onu anladık da ya kendisi giderken sırtına hangi kayaya dayayacak işte bunu bilemiyoruz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA