turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HALK DÜŞMANLARI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 NİSAN 2019

Demokrasiye inanmayan, iktidarları için faşizmi kendileri için çıkar yol gören, demokratik hak ve özgürlükleri ortadan kaldırıp işledikleri günahları bol milliyetçilik sosuyla soslayıp şoven politikaların her fırsatta savunucusu kesilen, milyonları kışkırtıp şuç işlemeye teşvik edenler 82 milyon ülke insanının çırıl çıplak gözleri önündedirler. Bunlar; çalarlar, çırparlar, har vurup harman savurup debdebe ve şaşa içinde yaşayarak ülke olanaklarını yok edip iç ederler ama işler bozulunca da birden halka çağrı yapıp “hepimiz aynı gemideyiz” deyip bütün yükleri halkın sırtına yüklemeye kalkarak halk düşmanı politikalarını devam ettirmek isterler. Faşizm de zaten halk düşmanlığının ta kendisidir.

Çubuk’un Akkuzulu köyünde şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırılmadan önce iki konuya değinen bir yazı yazmıştım. Birisi faşizmi kendisine ilke edinmiş MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin partisinin Antalya toplantısında saldırgan ve kışkırtıcı konuşması diğeri de Güneş gibi yandaş ve çukur gazetelerin gazetelerine attıkları başlıklar. Her iki taraftan da dinci, gerici ve faşist çevreleri kışkırtmak ve suç işlemeye teşvik edici bir yaklaşım sergilenmiş halkı galeyana getirmek için yapılması gereken ne yapılmışsa yapılmıştır.

İşte Bahçeli’nin muhalefete yönelik ettiği sözler:

“kirli oyun, zilletin ortakları, sırtlanlar, leş avcıları, iftira ve ihanet mangası, nifak yuvası, zillet ittifakı, çürük yumurta ve gafiller…”

Birde yandaş ve çukur Güneş gazetesinin attığı başlığa bakalım:

“5 ŞEHİT MUTLU MUSUNUZ İMAMOĞLU”

Sonra ne oluyor? Çubuk’ta cenaze töreninde Kılıçdaroğlu’na saldırılıyor. Aynı saatlerde ise İmamoğlu’nun Maltepe’de mitingi var. Bir düşünün yüz binlerce miting meydanına insan toplanmış, Çubuk’un Akkuzulu Köyünde ise güvenlik güçlerinin önünde başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’lilere linç girişiminde bulunuluyor. Kılıçdaroğlu ve arkadaşları bir eve alınarak linç edilmekten kurtulsalar da kışkırtıcılar evi taşlayıp camlarını kırarak yakmak istiyor, CHP’ye ait araçları da taşlarla tahrip ediyorlar. Eve saldıran halk düşmanlarını ise güvenlik güçlerinin zor zapt ediyor olmaları bir yana orada en ilginç konuşmayı da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar yapıyor.

Akar’ın laf salatası olarak söyledikleri sözleri bir yana bırakalım söylediği en dikkate alınacak sözler ise şu şekilde ağzından çıkıyor. “Arkadaşlar dağılın, sizler vermek istediğiniz mesajı verdiniz. Haydi, şimdi cenaze evine gidelim.”

Bu Hulusi Akar ki Genelkurmay başkanı olmadan önce orduda önemli görevler üstlenmiş biridir. Onun döneminde ordu içinde Fethullahçılar örgütlenir ordunun her birimine sızarken sizler acaba bu adamın bu olup bitenlerden haberi yok muydu sanıyorsunuz? Daha da önemlisi; Genelkurmay Başkanı’yken Fetöcülerin darbe girişiminden hiç mi haberi olmamış biridir dersiniz? Kısacası bu adam başından sonuna bugün bile aynı oyunu bu kez de Milli Savunma Bakanı olarak sürdüren kişidir. Dün nasıl suç odağının tartışılmaz adamıysa bugünde işlenen ve işlenecek olan suçların suç odağında bulunan bir zattır. Bu yüzden de söylediği mesajınızı verdiniz sözünün peşi bırakılmamalı istifa ettirilip sonra da kendisinden hesap sorulmalıdır.

Ya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun CHP’lilerin şehit cenazelerine katılmamaları için müsteşarım aracılığı ile valilere talimat verdim sözlerini unuttuk mu acaba? Bu yüzden bu kişi de bir an önce görevinden alınmalı, dünkü işlenen suçların daha vahimleri işlenmeden bir an önce gerekli tedbirler yerine getirilmelidir. Aynı durum Ankara Valisi için de geçerlidir.

Şimdi gelelim büyük oyuna; kışkırtıcılar öyle görünüyor ki daha büyük bir planın peşindeydiler. Çubukta olaylar bu kadarla kalmayacak, bunun üzerine Maltepe’de toplanan yüzbinlerde kışkırtılıp suç işlemeye yönlendirilecekti. Ancak umduklarını bulamadılar. Kurdukları tezgâh ellerinde patladı. İstanbul’u yitirmenin acısı ile bir kez daha baş başa kalmış oldular.

Son söz; AKP ve saray iktidarı ile birlikte Bahçeli’nin gittiği yol yol değildir. Bu denli kışkırtıcı dil kullanmanın ve yalan politika yapmanın denilebilir ki neden olacağı tehlikelerin kıyıcığından dönülmüştür. Kendileriyle birlikte yandaş ve çukur gazetelerin yarattıkları ortam hızla tehlikeli bir noktaya sürüklenmektedir. Unutulmasın ki halk düşmanı politika izleyenlerin yapıp ettikleri yanlarına kalacaktır. Gün gelir yapılanların hesabı mutlaka sorulur.

Son bir söz daha; Akit diye yandaş ve çukur bir televizyon var bildiniz mi? O televizyonun muhabiri ne yapmıştı? Gitmiş Ulucanlar Cezaevi’ne Deniz, Yusuf, Hüseyin ve daha başka pek çok devrimcinin asıldığı yere şöyle demişti. “Halk Kemal Kılıçdaroğlu’nun asılmasını istiyor. Bu yüzden idamın yeniden getirilmesi için isterseniz halka soralım.”

Her şey ortada, kışkırtıcılar belli. Yanlarına kalmamalı, suçlu salt oraya oradan buradan gelip Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıranlar olarak görülmemeli arkasındaki karanlık güçler de tek tek ortaya çıkarılıp hesap sorulmalıdır. Aksi yönde ne yapılırsa yapılsın yaşananların üstü örtülmüş olacaktır.

Daha da önemlisi saldırıya neden olacak onca konuşma yapıp da daha sonra hiçbir şey olmamış gibi Kemal Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun yüzsüzlüğünü gösterenlerin de hallerine prim verilmemelidir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA