turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YÜZLERİNDEN DÜŞEN BİN PARÇA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 NİSAN 2019

AKP’lileri yakından izlediğinizde göreceksiniz ki yüzlerinden düşen bin parça hale gelmişler. Konuştuklarına katlanılamaz, değerlerini tümden yitirdikleri için yanlarına varılamaz haldeler. Oysa daha düne kadar bunların çoğun ya akrabamızdı, ya komşumuz, ya da selamlaştığımız kimselerdi.

17 yıldır neler yaşanmıştır da bunlar bu hale gelmişlerdir dersiniz? Hepinizin bildiği gibi AKP’nin nasıl kurulduğu ile ilgili bir sürü şeyler söylendi. Söylendi tamam da bu söylenenlerden ve yazılıp çizilenlerden çok AKP iktidarının 17 yıldır izlediği politika kendilerini en iyi şekilde anlatan gerçekler olarak karşımıza çıktı.

Oysa bunları bilmiyor, tanımıyor değildik. Çünkü bunlar amaçlarına varıncaya kadar demokrasi der başka bir şey demezlerdi. Günü gelince de bindikleri tramvaydan inmişler ne önemi vardı ki zaten. Bunlar kendilerine “dava adamı” yakıştırması yaptıkları için papaz elbisesi bile giymek bunların şanındandı. Yerine göre alttan almak yerine göre de en sert tutum takınmak da bunlar için eşyanın doğası gereğiydi.

Rahatsız oldukları ne kadar kurum ve kuruluş varsa hepsine kafaları takıktı. Bu yüzden de asker, yargı, bürokrat say say bitmez birçok şey vesayet rejiminin bir parçasıydı ve bu yüzden halk ne çekiyorsa onlardan çekiyordu. Bu düşüncelerle halka hem demokrat görünmek hem de halkın haklarını savunuyormuş gibi yapmak izlenecek en iyi yol sayılırdı.

Öyle de oldu. Ordunun durumu ortadaydı. Onca faşist darbeye imza atmıştı. Polis pek öyle sayılmazdı hep iktidar yanlısıydı ama yine de polis teşkilatına da iyi bir çekidüzen verilmesi gerekirdi. Gerekenler yapıldı. Polis ve ordu hileli yöntemlerle tam anlamışla kuşatıldı. Bir de baktık gördük ki her bir köşeyi Fethullahçılar tutmuşlar. Yani bu iki eli silah tutan kurum içinde oldukça etkili bir yol alındı. Karşılarında engel görülen kimseler varsa bunların işi de kumpaslarla bitirilip etkisizleştirildiler. Fetöcülerin yıldızı parladıkça parladı.

Bunlar için yargı da ciddi bir ayak bağıydı. Yargıya el atılıp her tarafa sızma girişimleri başarılı oldu. Ama yetmezdi. Anayasal değişikliğine gidilmesi ve yargıyı bağımsız yargı olmaktan tamamen çıkarmak gerekiyordu. Bu yolda ustaca yüründü. Milli Eğitim, Sağlık ve diğer alanları ele geçirmek sözünü ettiklerimizden daha kolay olduğu için bu kuruluşlarda da öyle bir örgütlenildi ki artık her şey dava için uygulanılır oldu.

Ama yaşam bu, her şeyin tıkır tıkır işlemesine izin vermezdi ki. Fethullahçılarlarla Erdoğan güç savaşına giriştiler. El altından güç savaşı sürse de bunu görmemek olası değildi. Nitekim el altından süren savaş 15 Temmuz 2016 öncesi bazı olaylarla iyice belirginleşmişti ama 15 Temmuz Fetöcü darbeden sonra artık işler tam anlamıyla su yüzüne çıkmış oldu.

Öyle ya bazı olaylar yaşanır o da bazıları için Allah’ın lütfu olarak gerçekleşirdi. Erdoğan’da Allah’ın lütfuna mazhar oldu ve kuvveti sorgulanamaz, her dediğini yapabilen tek egemen olarak kendini koltukta buldu.

Eh arkadaşlar bütün bunlar yaşanırken bu işler bir kişi ile götürülemezdi ki. Onlarda kendi dışlarında kendileri için öl deyince ölecek, kal deyince kalacak koruyucu öyle bir kabuk örgütlediler ki kafanızı ne yana çevirseniz sözleri dinlenmeyecek, asık ve saldırgan, selam verilemeyecek tiplerle doldu ortalık. Çünkü bu gibilerin bir gün gerekeceğini bildikleri için böyle bir güce gereksinimleri nasıl olsa olacaktı.

31 Mart yerel seçimlerinde AKP en can alıcı yerleri kaybetti. Arkası çorap söküğü gibi gelecekti bundan adları gibi emindiler. Hatta Erdoğan, Önder İmam Hatipliler Derneği’nde davayı terk edenlerle ilgili bir konuşma bile yapmak zorunda kalmıştı bilirsiniz. İşler kötüye gidiyordu. Bir an önce şiddeti tırmandırmak ve AKP’deki çözülmeyi durdurmak gerekiyordu. İşte bu yüzden Çubuk Akkuzulu Köyü’nde CHP Genel Başkanı ve CHP’lilere linç girişiminde bulunuldu. Sonra ayıp sayıptır diyenler oldu ancak kahramanlar gibi ortalarda dolananlar, onların arkasında olduklarını her fırsatta gösteren AKP’liler pıtrak gibi ortalığa doluştular. Bu yüzden artık AKP’nin bozuk terazisinin ne tarttığını bütün çıplaklığı ile görüyoruz.

İstanbul’da AKP’li belediye meclis üyeleri ne yaptılar?

Uyuşturucu ve kadın erkek eşitliği ile ilgili komisyon kurulmasını reddettiler.

Başka; öğrencilere 85 kuruş olan taşım ücretleri İmamoğlu tarafından 50 kuruşa indirilmişti ya onlar da şimdiye kadar kendileri iktidar değilmiş gibi 40 kuruşa indirilmesini teklif ettiler.

Yani olanlar ne? Olanlar Tarzan’ın zor hem de çok zor durumda olduğudur o kadar.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA