turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BAŞKA, HALKA SÖYLEYECEKLERİ NELERİ VAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

29 NİSAN 2019

Recep Tayyip Erdoğan adamlarını Kızılcahamam’da toplamış. Yani sizin anlayacağınız adamlarına sıkı bir kamp hayatı yaşatıyor. Bu kamp yaşamının bu şekilde sürüyor olmasının da altında seçimleri yitirmiş olmasının hıncı ve kızgınlığı yatıyor. Bu yüzden de herkesi kırıp geçiren bir politika izliyor. Konuşmasını dinlediğiniz zaman görüyorsunuz ki herkes yenilir, vazgeçer, bilgi fukarası ve tembeldir ama bir tek kendisine her konuda toz kondurulamaz. Bu yüzden de Kızılcahamam konuşması ne birlikte yürüdükleri kimseler ne de kendisine açıktan muhalefet edenler için kaldırılacak şeyler değildir.

Aslına bakarsanız, bu seçimlerin kaybedenleri sıralansa ilk sırada gelecek olan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu seçimlerde 81 il ve 922 ilçede seçimlere giren sanki kendisiymiş gibi her caddede, her sokakta boy boy resimleri vardır. Bir anlamda bu demektir ki seçimleri kazanmak için partisinin adaylarına güvenmeyen Erdoğan, kendisini öne sürmüş ve de yenilmiştir. Dolayısı ile kendisini yenilmez sayan birisinin seçim sonuçlarının kendinden kaynaklandığını kabul etmesinin olanağı yoktur. O da Kızılcahamam’da sorumlularını bulmuş ve hadlerini bildirmekle meşguldür. Onun bu hallerine partisindeki kişiler nasıl katlanırsa katlansın bizi çok da ilgilendirmemektedir. Ancak muhalefete genel olarak herkese ettiği sözlere gelince katlanmak ve kabullenmek olası değildir.

Çubuk’ta yaşanan linç girişimi bütün Türkiye’nin gözleri önünde yaşanmış ağır sonuçları olacağı görülmüş, bütün bu gerçeklere karşın iktidarın tek muktediri konumunda Erdoğan’ın sanki bu suçu işleyenler i suçsuz linç girişimine uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu suçluymuş gibi göstermesinin ne anlaşılır bir yanı vardır ne de Türkiye böyle politikaları kaldırabilir. 2 Temmuz 1993 yılında yaşanan Sivas katliamını acaba bu ülkenin namuslu ve güzel insanları unutabilir mi? Tıpkı Çubuk’ta yaşanan linç girişiminde olduğu gibi o zaman da yakılan aydınlarımızı, gençlerimizi, yazarlarımızı ve çocuklarımızı suçlu gösterenler olmuştur. İşin daha da kötüsü Sivas suçlularını savunmak için koşan avukat ordusunu da unutmuş değiliz. Şimdi aynı şey Çubuk Akkuzulu Köyün’de yaşanan linç girişimi için de güzellemeler düzen, suç makinelerine sahip çıkmak için koşuşturanların sayısı hiç de az değildir. Osman Dayı denilen kişiyi kahraman ilan edip savunmak için koşturan avukatlar ordusunu da görmezden gelecek değiliz.

Recep Tayyip Erdoğan acaba ne adına Çubuk’ta linç girişiminde bulunanları savunmak gereği duymaktadır? Yaşananları ters yüz edip PKK üzerinden CHP ve Kılıçdaroğlu’nu suçlamak konusunda niye bu kadar telaşlıdır ve neden saldırgan bir dil kullanarak oturduğu koltuğun önemi de düşünüldüğünde insanları suç işlemeye teşvik eden konuşmalar yapıp durmaktadır?

Yaşanan olay tartışılmayacak denli açık ve ağır suç kapsamındadır. İktidar yaşananlara nesnel baksa sorumluları gözaltına alıp yargıya sevk etse yargı da hukuk çerçevesinde bu olayları yaratanlara hak ettikleri cezayı verse kötü mü olur? Daha da önemlisi yaşananlar şimdiye kadar tartışma olmaktan çıkmaz mıydı?

Ama görüldüğü gibi iktidar bu tür olaylardan besleniyor. Onları bir arada tutacak olan tek bir şey kalmıştır o da herkesi düşman görmek ve göstermektir. Böylece Recep Tayyip Erdoğan sanırız 7 Haziran 2015 tarihinde yitirdiği seçimin gereği adımlar atmayıp seçimleri yineleme kararı aldı ve de kazanmak için şiddet olaylarından beslenip 1 Kasım 2015 tarihinde nasıl seçimleri kazandıysa yine aynı yolu denemek peşindedir. Ancak bu kez 3 Mayıs günü YSK’nın iptal mi yoksa devam mı konusunda vereceği karara bağlı olara İstanbul dışında seçim yapılması birkaç ilçeyi saymazsak olmadığına göre; acaba Erdoğan, bu kez hangi kurguların peşindedir sormak ve bilmek isteriz. Öyle ya 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra Suruç Katliamı ve Ankara Gar katliamı yaşanmıştır.

Şimdi bizleri hangi pusu ve pusular beklemektedir bilelim değil mi?

Malum hayatımızdan endişeliyiz de…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA