turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


1 MAYIS'TAN DERSLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 MAYIS 2019

1 Mayıs 2019 İşçilerin Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü umut verici yığınsallıklar ve önemli iletileri olan 1 Mayıs olarak kutlandı.

Bu 1 Mayıs’ta da görüldü ki sınıf ve kitle sendikacılığı işçilerin sınıf ve kitle sendikası konumunda olan DİSK’e önemli işlevler yüklemesi açısından ders alınacak örneklerle dolu olarak geçti. Çünkü işçiler birer birer kendilerini satan, patronlarla birlik olup sarı sendikacılığı geçim kapısı olarak seçenlere önemli ölçüde kapıyı kapatmaya başlamıştır.

Sözün özeti; işçiler ekonomik, demokratik ve sosyal haklarını savunabilme odağı olarak DİSK’i görmektedirler. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde işçilerin DİSK’e akacağı belli olmuştur.

Bu görüşümüzü destekleyen en önemli gösterge ise hiç kuşkusuz ki DİSK’in 1 Mayıs gösterilerine kattığı kitlesellik ve kararlılık iletileridir. Onca işçiyi saflarında toplayan DİSK, alanlara girerken ve alanlarda sınıfın disiplinini göstermesi açısından da alkışlancak bir konuma yükselmiştir. Böyle oluşunda toplumun genel anlamda hızla politikleşmeye başlamasına işaret etmemiz gerekir. Ancak gelinen noktada DİSK ve DİSK’e bağlı sendikaların yöneticilerinin tutum ve davranışları da ayrıca çok önemli bir rol oynamıştır diyebiliriz.

Buradan kalkarak birçok sol siyasi yapı DİSK’in korunup kollanması, işçiler arasında DİSK’in yaygınlık kazanması görevinden önemli ölçüde sorumlulardır.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak kimseye güzelleme düzecek değiliz. Ancak emek verenlerin de emeğinin teslim edilmesi gerektiğini her zaman özenle savunuruz.

Değineceğimiz bir başka özellik ise DİSK’in değişik politik görüşleri olanlar arasında daha önceleri pek çok yaşanmış olan kavga ve dalaşmaların önünün de kesilebileceği yolunda yarattığı ortak bir iklimdir. Ve zaten Sol ve sosyalist sol arasında da kavgaların ve çekişmelerin yerini de yavaş yavaşta olsa dayanışma ruhunun almaya başlaması görülen bir gerçektir. CHP’nin kimi belediye başkanlarının 1 Mayıs’ta gösterdikleri tutum ve davranışlar bile gelecek açısından oldukça dikkate değerdir.

Hani biliyoruz, kimileri hemen ortaya atılacak ve CHP’nin ne faşistliğin ne de ne menem burjuva partisi olduğunu kanıtlamak için çırpınacaklardır fakat bu gelimelere de nesnel bakıldığı zaman önemlidir diyebiliriz. Önüne gelen, sosyalist öğretinin sağa çekildiği ya da genel anlamda yığınların sağcılaştırıldığı görüşlerinde ısrar etseler de sosyalist bir parti için örgütsel ve öğretisel bağımsızlığın özenle korunduğu bir ortamda bir şey yitirilmeyeceğini bilmeleri gerekir. Kimi sol ve sosyalist yapılar yaşamın pek çok alanında CHP ile neredeyse iç içe geçmiştirler ama kuramsal olarak CHP’ye veryansın edip durmaktan da çekinmezler.

Bize; yani Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’ne gelince; kim için ne diyorsak özenle söyleriz ve söylediğimiz her şeyin sosyalizme ve sosyalist mücadeleye ne kazandıracağına ya ne kaybettireceğine bakarız. Buradan yararcı bir politikayı savunduğumuzu kimse çıkarmamalıdır. Yararcı bir politika aynı zamanda ilkesizliktir. TSİP’in ölçütü ilkeli bir politikayı ilke edinmiş olmasıdır.

Bu yüzden TSİP olarak içinde bulunduğumuz durumun analizini yapar, kuvvetlerin de ona göre mücadeleye sokulması gerektiğini savunuruz.

Konuyu yine 1 Mayıs’tan derslere çekersek, sol ve sosyalistler arasında da önemli sayacağımız bir dayanışma ve tartışma olgusu da ortaya çıkmaya başladığı için bu da gelecekteki mücadele bakımından yararlı olacak gelişmelerdir.

Bir önemli nokta da Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmış olmasıdır. Bu yasaklama olayı egemen güçlerin aynı zamanda da ben istersem yaptırırım, istemezsem yaptırmam mesajını içermekle birlikte her yıl burada kutlayacağız diye oraya çıkmaya çalışanlar için gereksiz söz edecek değilim.

Ancak şu kadarını da söylemeyi gerekli görüyorum. Eğer Taksim yüklenilerek alınacaksa sözünü ettiğimiz belli sayıda göstericilerle bu işin başarılması olası değildir. Bir başka deyişle bu güç meselesidir.

Eğer kitlelerin gücünü dikkate almıyor, küçük gruplarla oraya gidip yaka paça, dövüle sövüle gözaltına alınma yolunu seçmiş isek, hiç kimse alınmasın ama burada sadece ve sadece yiğitlik gösterisi yapılmış olur ki hiç kimse aklından çıkarmasın sosyalizm mücadelesi salt yiğitlik gösterisi ile yol alacak bir mücadele değildir. Bununla birlikte oraya çıkan arkadaşlara uygulanan şiddet ve gözaltına alma girişimlerini de şiddetle kınıyoruz.

Sonuç olarak ülkenin pek çok yerinde 1 Mayıs kutlamaları nedeniyle sınıfın sesi yükselmiş, kıdem tazminatları ile ilgili olarak iktidarın getirmek istediği uygulamaya karşıtlık ile sınıfın öfkesini doruğa çıkmıştır diyebiliriz.

Son bir önemli nokta da 1 Mayıs’a gelen bazı siyasi yapılar alana girdikten hemen sonra alandan çıkarak miting akışını da bozmaktalar ve kitlelerin hızla dağılması için kapı araladıklarından dolayı olumsuz bir hava yaratmaktadırlar.

Alana giriş kadar miting süresince gösterilecek tutumun da önemli olduğunu kabul edelim ve gelecekte daha etkili 1 Mayıslar kutlayabilelim ki ilgili yerlere vermek istediğimiz mesalar da daha bir etkili olabilsin.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA