turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ODAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 MAYIS 2019

Şu yandaş gazetelere bir bakın hele. İktidarın ağzından neler neler yazarak nasıl bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Her konuda suç odağına dönüşmüş halleriyle toplumun gözünü boyamaya, hukukun üzerine ağır bir örtü örtmek için başvurmadıkları yol yok.. Zaman zaman yargı eliyle olmadı, dışardan pompalamalarla eğer kalmışsa hukuk adına davranmak isteyen yargıç ve savcıları da baskı ve korkularla karar vermeye zorluyorlar.

Bugüne kadar yapılan seçimlerdeki şaibe arşı alaya çıkmış iken nasıl olmaktadır da seçim sandıklarındaki örgütlenmeyi baştan aşağı kendisi yapan bir iktidar, İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal ettirmek için şöyle oldu böyle oldu yalanına sarılarak başkalarını suçlamaya kalkan yavuz hırsız konumuna düşmüştür ya da niçin bunları göze almaktadır hiç düşündünüz mü?

Bir kez İstanbul ve diğer AKP’li belediyelerde ihale yolsuzluklarından tutun da belediyenin olanaklarını kullanmaya kadar sayısız suç işlendiği bir gerçektir. Hele İstanbul’da suçların gani ganisi işlenmiştir. İşte bu yüzdendir ki AKP elinden giden İstanbul’u ne edip edip geri almak ve işlenen suçların üstünün örtülmesini sağlamak zorunluluğu hissetmektedir. Bu gibi yolsuzluklar inanıyoruz ki önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır. İşin nerelere vardırıldığını şu örnekten bile görmek olasıdır. Belediyeler neredeyse tarikat ve cemaatlerin, dinci vakıf ve derneklerin çiftliği haline getirilmişti. Ne zaman bir belediye otobüsüne binseniz otobüsün bütün camları tarikat, cemaat ve dinci kuruluşların afişleriyle doldurulduğu için dışarısını bile göremezdiniz. Şimdi ise bir görüntü kirliliğine dönüşmüş olan bu afişleri görmüyoruz artık. Önemli midir? Evet, çok ama çok önemlidir.

Şimdi gelelim yandaş ve yalaka basının İstanbul seçimleri için kopardığı yaygaraya. İleri sürdükleri sandık başkanları olmaması gereken kimseler sandık başkanı olmuş savı, ister doğru ister yanlış olsun bu kişileri bu göreve getirenler herhalde uzaydan gelenler ya da CHP değildir. Bu iş doğrudan iktidar ve YSK tarafından hazırlanmış ve kesinleşmiştir. Hem bu durum salt İstanbul’a özgüde değildir. Bu yola başvurulmuşsa bütün Türkiye’de başvurulmuştur. Bu işin kotarıcısı da iktidardır. AKP’nin kazandığı yerlerde bu gibi suçlamalar gündeme bile getirilmezken İstanbul’un getirilmesinin altında halının altına süpürülmüş pek çok pislik yatmaktadır. Dahası her şey kesinlik kazandıktan sonra kendi kararlarına karşın YSK eğer bir karar alacaksa bugün kadar AKP iktidarı döneminde yapılan tüm seçimlerin de geçersiz sayılması en önemlisi de anayasa değişikliği ile ilgili referandumun yok hükmünde sayılıp ilan edilmesi gerekir.

Yandaş ve yalaka basın bakın bugünkü sayılarında İstanbul seçimleri için neler yazmış:

“Oy hırsızlığına savcı el koydu” (Akit)
“100 Kişi ifadeye çağrıldı” (Yeni Şafak)
“Sandık rezaleti bir ilk” (Türkiye)
Usulsüzlüklere 32 soruşturma” (Akşam)
“Savcı el koydu” (Milat)
“”Ve savcılık harekete geçti” (Güneş)
“Seçim usulsüzlüklerine 32 soruşturma” (Star)
“Tamamen kanunun dışına çıkıldı” (Yeni Birlik)

Yandaş ve yalaka basın bu haliyle nasıl bir görev üstlenmiştir dersiniz? Yaratmak istedikleri algı ile İstanbul’un başına hukuksuz bir şekilde çökmeyi mi akıllarından geçiriyorlar nedir? Ya da ne bileyim bugüne kadar yargıyı istedikleri gibi kullanmış olmaktan cesaretlenerek iktidarın istediğinin dışında bir karar vermelerinin önüne mi geçmek istiyorlar.

Kim ne yapmak isterse istesin, ortada suç odağına dönüşmüş bir iktidar söz konusudur. Öyle bir suç odağıdır ki adı çocuk tecavüzlerinde geçen Ensar Vakfı’nın başındaki bir avukat savcı yapılıp Çubuk ilçesine atanmış. Bu savcı da Çubuk Akkuzulu Köyü’nda CHP Genel Başkanı’na saldıran linçcilerden bir tekinin bile tutuklanmasını sağlamayacak kadar ileri gidebilmiştir. Bugün en tehlikeli şeyleri yaşıyor ve bunların önüne geçemiyorsak yargının içine düşürüldüğü durumlardan ötürüdür. Bunun da sorumlusu AKP ve saray iktidarının başı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Şimdi bu yaşadıklarımız kimin içine siniyorsa bildiği yolda devam edebilir ama bizler; iktidarın bu tür tutum ve davranışlarının hep karşısında olacağız hep. Bu da böyle biline…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA