turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VE İPTAL!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 MAYIS 2019

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri iptal edildi. Ve çok çok olmayan demokrasiden söz edip ahkâmlar kesilecek. Çok çok hak, hukuk, adalet denilip gırtlak patlatılacak. En önemlisi de nedir biliyor musunuz; bütün bu olup bitenlere karşın iyimserler yine de bu ülkede güvenilebilecek yargıçlardan söz etmeyi sürdürecekler. Ve bizlerin bu sözleri duya duya sinir katsayıları tavan yapacak.

Bir düşünün, İstanbul ilçelerinin çoğunda belediye başkanlıklarını ve meclis üyelerini AKP kazanmış. Aynı zarfa konulup atılan belediye meclis üyelikleri ve başkanlarında hile hurda yok, kazanan kazanmış. İş Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gelince iptal edilebilecek hukuki gerekçeler üretmiş YSK. Aynı sandık başkanlarının görev yaptığı bu sandıklarda eğer sandık başkanları bilmem kimlerden oluşturulmuş ise ve de bu iptal gerekçesiyse hiç hukuk bilmez birine bile sorsanız bütün İstanbul’da yapılan seçimlerin iptali gerekir. Ama YSK’nın hukuk dışı ve emir kulu davranışı ile her şey kolaylıkla göz ardı edilerek ve de 80 milyon ülke halkının gözünün içine baka baka uyutma ve kandırma hapı yutturmaya kalkıyor YSK halka.

Her şeyden önce daha ilk gününden başlayarak Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk söylediği ile son söylediği sözlere bakacak olursanız ortada hukuka düşen bir görevin olmadığını da alenen görürsünüz. Ne demişti muhterem:

“14-15 bin oy farkı ile seçim kazanılmış olmaz.”

Son söyledikleri neydi neydi peki?

“Bugüne kadar hep sustum ama artık yetti.”
“İstanbul seçimleri iptal edilmeli, YSK kendisini aklamalıdır.”

Bu sözler söylenmeden önce özellikle Levent Gültekin’in söylediklerini anımsamamızda yarar var. Gültekin; eğer ben biraz olsun Recep Tayyip Erdoğan’ı tanıyorsam, İstanbul seçimleri iptal edilecek, seçimleri de AKP kazanacak. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan kazanamayacağı bir seçimi iptal ettirmez. Bu sözleri aşağı yukarı bu şekilde Halk TV’de söyleyen Gültekin haklı çıkmıştır. YSK’da halkı hiç yerine koyarak İstanbul seçimlerini iptal etmiştir.

31 Mart gününden bugüne kadar gerek AKP ve MHP saflarından gerekse CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi’nden her gün İstanbul ve öteki yerlerin seçimleri ile ilgili açıklamaları duya duya bugünlere geldik. Buraya bir not koyarak asıl diyeceğimize geçebiliriz. Türkiye’de ve dünyada kapitalist sistem öyle çürümüş öyle çürümüştür ki artık onca demokrasi sözlerine karşın şöyle içe sinecek bir seçim bile yapacak durumda değillerdir. Çünkü sermaye güçlerinin her anlamda barutu bitmiş, kokuşmuş düzenlerini sürdürmek için ellerinde baskı, zulüm seçeneğinden başka bir seçenek kalmamıştır.

Bu durumda atılması gereken adım nedir?

Sandıkların açılmasına 1 saat kala mühürsüz zarf ve pusulalarla oy kullanılmasını geçerli sayan YSK anayasa değişikliğine olur vermekle kalmamış aynı zamanda da dinci, gerici ve faşist rejimlerde olabilecek tek insanın iradesinin geçerli olduğu sisteme payanda olmuştur. Devamında da aynı günahları kat kat işleyen YSK, şimdi de İstanbul’u yitiren AKP’ye kazanandan alıp geri vermek istemektedir. Sandık kurullarının oluşmasından tutun da diğer bütün alınan tedbirler YSK eliyle yapıldığına göre öncelikle YSK’nın varlığı sorgulanıp bir sonuca ulaştırılmadan aldığı kararın da bir hükmü yoktur. Çünkü verdiği kararın hukukla ilgisi olmadığı siyaseten verilmiş bir karar olduğu için eh napalım yargı bu kararı verdiğine göre bize de uymak düşer denilip kuzu kuzu boyun eğilemez. Eğilse de bu YSK ile yapılacak seçimleri kazanmış olmak da kimseye bir şey kazandırmaz. Hele de seçimi AKP kazanırsa kargaşa daha da derinleşir, vurgun, soygun, baskı, zulüm ekonomik yıkım katmerleşerek yurttaşların omzuna biner ki işte bu olguya da boyun eğilip oturulamaz.

CHP’den alınan sinyallere bakılırsa ağırlık seçimlere girilmesinden yanadır. Çünkü CHP kurmayları seçimleri kesinlikle kazanacakları düşüncesindedirler. Bu yüzden Ekrem İmamoğlu’nun “Asla vazgeçmeyeceğiz” açıklamasını da başka türlü okumak olası değil.

Şimdi Levent Gültekin’in dile getirdiği gibi Recep Tayyip kaybedeceği bir seçime asla girmeyecekse ve de her türlü numara ve hile ile İstanbul’u AKP kazanırsa (dikkat edin numara ve hile diyorum) sonuçları demokrasinin cilvesi diyerek sineye mi çekeceğiz? 7 Haziran seçimlerini sineye çek, 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliğini sineye çek, 24 Haziran Genel seçimlerini onca numaraya karşın sineye çek sonra bunun üzerine İstanbul’u da ekle ve güven verilemeyen halktan çıkıp çıkıp AKP ve sarayın bir tek numarasını püskürtmeden oy iste. İşte bu olacak iş değildir.

İstanbul seçimlerini boykotta dahil konuşmalı ve ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist çevrelerle düşün alışverişinde bulunmalı ve alınan ortak bir kararın yaşama geçirilmesi için yüklenmeliyiz.

Bahçeli İstanbul’a mitilini atacakmış ya onun gibileri de bir daha mitilinin üstünden kalkamaz hale getirmeliyiz diyoruz, o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA