turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VATANCI ŞABANLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 MAYIS 2019

Vatan Partisi’nin ipliği pazara çıkmıştır. Artık onlar; vatancı Şaban olmanın dışında hiçbir özelliğe sahip değillerdir. Bu yüzden de İstanbul oyları sayılıp dökülürken Vatan Partisi’nin oylarını dikkate almaya bile gerek yoktur.

Hepinizin bildiği gibi AKP ve sarayın istediği doğrultuda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için YSK seçimleri iptal etti ve Ekrem İmamoğlu’na verilen mazbatayı da geri aldı. 6 Mayıs gününden bu yana konu çeşitli çevrelerce enine boyuna tartışıldı. Bu iptal kararının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını hukuk çevreleri en ince noktalarına kadar tek tek ortaya çıkardı. Bu yüzden de onca söylenen görüşlere yeni bir görüş katacak değiliz. Ancak burada işaret edilmesi gereken bir şey var ki ona da değinmeden geçecek değiliz.

Artık günümüzde sermaye düzeni öyle çürümüş öyle çürümüştür ki ayakta kalabilmek için ancak dinci, gerici ve faşist diktatörlüğe dayanmak zorundadır. Durum böyle iken demokrasi güçlerinin üzerine düşecek görevler konusunu da her fırsatta dile getirerek konuya açıklık getirmeye çalıştık. Yani İstanbul seçimlerini yineletenlere karşı demokrasi güçleri diye isimlendirdiğimiz demokratların, ilericilerin, devrimcilerin ve sosyalistlerin ortaklaşa davranarak AKP ve MHP’den oluşan cumhur ittifakını bozguna uğratmaları gerektiği üzerinde yazıp çizdik ve konuştuk. Ancak demokrasi güçleri içinde hiçbir zaman Vatan Partisi’ni saymadık. Saymadık, çünkü bu partiyi de dolaylı ya da doğrudan cumhur ittifakının destekleyicisi saydık. Bu yüzden de kimilerinin Vatan Partisi’nin 17 bin civarında oyu var, bu oyların da alınması için seçimlerden çekilmeleri gerektiği yolunda düşünce ileri sürenlerin görüşlerini ise hiçbir zaman doğru bulmadık. Bu yüzden de Gerek İlker Yücel’in gerekse Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in açıklamalarını ise eşyanın doğası gereği saydık.

Hemen herkes biliyor ki Vatan Partisi hem MHP’lilerlerle hem de AKP’lilerle içli dışlı bir görüntü içindedir. Vatan Savaşı uydurması ile kendi yandaşlarını ve kamuoyunu yanıltmak için elinden geleni yapmakta, AKP ve MHP’ye emperyalizm karşıtlığı üzerinden olmayacak görevler yüklemektedir.

O, İlker Yücel ki Osmanlı Ocakları ile ilgili ağzını ayıra ayıra rahatlıkla konuşmakta ve bunların Amerikan karşıtlığından dem vurduktan sonra emperyalizme karşı olduklarını da söyleyerek ortaya düşmanı birlikte denize dökeceğiz gibi bir safsata utanmadan, sıkılmadan atabilmektedir. Vatan Partisi’nin bu çizgiye nasıl geldiği üzerinde uzun uzun duracak değiliz. Ancak küçük bir konuyu anımsatmayı yararlı buluyoruz. O Osmanlı Ocakları ki adından da bildiğiniz gibi Osmanlıcıdır. Seçimlerden sonra Türkiye’ye şeriat gelmesini, Recep Tayyip Erdoğan’ın da kendisini halife ilan etmesini açıklayan bir örgüttür.

Yine bilindiği gibi Vatan Partisi kendisini savunduğu nasıl bir Atatürkçülük ise yandaşlarına ve kitlelere öyle tanıtmaktadır. Önceki gün ölen kendisine tarihçi yakıştırması yapılan Kadir Mısıroğlu’nun söylediklerine şöyle bir göz attığımızda bu kişinin arkasından kimlerin gittiğini görmekte de zorlanmayız. O, Osmanlı Ocakları’ndan tutun da AKP’nin bakan ve eski bakan düzeyinde pek çok yöneticisini ve taraftarlarını Kadir Mısıroğlu’nun cenaze töreninde görmek olasıdır. Hani, İlker Yücel demiş ya birlikte düşmanı bir kez daha denize dökeceğiz diye, işte o kadir Mısıroğlu’da Mustafa Kemal’e karşıtlığını keşke Yunan galip gelseydi, o zaman Osmanlı İmparatorluğu da şeriatta yıkılmazdı. Ölmeden önce de Atatürk’e zerrece yakınlılık duyanlar benim cenazeme gelmesin diye vasiyette bulunmuştur.

Şimdi İstanbul seçimleri konuşuluyor. Vatan Partisi de seçimlere giren partilerden birisi. Bu partinin 17 bin civarında oyunu almak için uğraşmanın gereği yoktur. Yoktur, çünkü Vatan partisi en dinci, gerici ve faşist kesimlerle aynı boruyu öttürmekte ve onlarla oynaşmaktadır. Bu boru da faşizm borusudur. Şu ya da bu nedenle Vatan Partisi saflarında bulunan pek çok genç artık nerede bulunduğunun farkına varmalı ve geçmişten günümüze sosyalistlere ve devrimcilere karşı kin ve nefret odağı haline gelmiş olan bu partiyi hızla terk etmelidir. Ancak o zaman İlker Yücel gibilerin sahte vatan savaşı ve Amerikan karşıtlığı su yüzüne çıkarılabilir.

Son söz; Vatan Partisi gibi bir partinin demokrasi bloğunun yanında ve yöresinde işi yoktur. İstanbul seçimleri de onlar uzak dururlar ise çok daha kolay kazanılır, işin özü de doğası da bundan ibarettir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA