turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SALDIRI…SALDIRI…SALDIRI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 MAYIS 2019

Dün akşam, Çağdaş Gazeteciler Derneği Ödül Töreni’ndeydim. Öncelikle ödül alan gazetecileri kutluyorum. Biliyorum ki gerçek gazeteciler koşullar ne olursa olsun halkın haber alma özgürlüğünü canla başla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bazıları ise yağlı bir kapı bulmuşlar, onları ne halkın haber alma özgürlüğü ilgilendiriyor ne de ülkenin içine sokulduğu koşullar. Sahibinin sesi konumunda olan sözüm ona gazetecilerin üstünden şırıl şırıl yağ damlıyor. Bir yerlere yağ yakacaklar, konuşabildikleri kadar sahibinin sesi olmayı sürdürecekler ki önlerine konulan kemik eksilmesin.

Biliyorsunuz Hürriyet Gazetesi bir zamanlar Doğan Holdingdeyken bazı zorbalar gidip Hürriyet’in kapısına dayanıp ve camı çerçeveyi yere indirmişlerdi anımsadınız mı? İşte o güruhun başında saldırı yöneten kişiye hiçbir şey olmadı. Yargı kalkıp da bu kişinin eylemine çıt bile çıkarmadığı gibi herhangi bir yaptırım da uygulamadı. İşte; şimdi o kişiyi AKP parti temsilcisi olarak İngiltere’ye görevli kılmış durumda. Yani sizin anlayacağınız; kim ki AKP’nin amaçları doğrultusunda kendisine verilen görevi yerine getirmiştir işte o kişi ödüllendiriliyor. Böyle giderse Çubuk Akkuzulu Köyü’nde Kılıçdaroğlu’na saldırı düzenleyen Osman dayı da kesin ödüllendirilirdi ya Osman dayının bir görev için eğitimi yeterli olmadığından, Osman dayı ancak şimdilik dayı ödülüne layık görülmüştür.

Yine İstanbul’da Cumartesi Annelerinin haberini yapmak üzere oraya giden gazeteci Zeynep Kuray ve İrfan Tunççiçek ise görevleri sırasında, Canan Coşkun ise kimlik kontrolünde gözaltına alındılar. Yani gazetecilere dünyayı dar eden bir ortam içindeyiz. Yaşanan bu olaylar açıkça cereyan ederken, iktidarın tutumu ise gazetecilerin gazeteci olmadıklarını “terörist” olduklarını söylemekten ibaret.

Bir anımsatma yapıp önceki akşam yaşanan bir oaya değinmek istiyorum. Biliyorsunuz bir zamanlar CNN Doğan Holding’deyken Ahmet Hakan bir saldırıya uğramış, Ahmet Hakan’ı akıllandırmak için bazı kimseler evinin önünde saldırıp orasını burasını darp edip kolunu kırmışlardı anımsadınız değil mi? Peki sonra ne olmuştu? Muhalif gibi görünen Ahmet Hakan çark edip artık varsa sivri yanları onları törpüleyip iktidar sahiplerini kızdırmama yolunu seçerek akıllandığı için üstelik Hürriyet’in ve CNN’in yeni sahibi tarafından da kapının önüne konulmaktan yakayı kurtarmış, güzel güzel görevini sürdürüyor.

Dün akşam benzer bir olay da Yeniçağ gazetesi yazarlarından Yavuz Selim Demirağ’ın başına geldi. Demirağ bir televizyon programından çıkıp Yenimahalle’deki evinin kapısından içeri girmek üzereyken 6-7 kişinin saldırısına uğradı ve ölesiye dövüldü. Yavuz Selim Demirağ’ı dövenler bir taraftan beyzbol sopası ile onu döverken bir taraftan da onu tehdit edip “öldürün” diye bağırıyorlarmış.

Uzatmayalım AKP ve saray iktidarı, bu iktidarın koltuğunun altında geçinen MHP’liler her fırsatta terör estirerek gazetecileri yıldırmaya çalışıyorlar. Bir başka deyişle kendi sesleri haline getiremedikleri gazetecileri korkutarak görevlerini yapmaktan alıkoymak istiyorlar. Bu tosunlar kimilerine göre sanırız vatana hizmet aşkıyla dolu oldukları için bu tür saldırılarda yer aldıklarını düşünüyor olabilirler. Ancak durum hiç de öyle değildir. Bu gibi saldırganlar birilerinin saltanatları sarsılmasın diye bu görevleri üstlendikleri için en aşağılık yaratık olduklarını kendileri de onları kullananlar da bu kesimin karşısında olan namuslu insanlar da çok ama çok iyi bilmekteler.

Bu saldırıdan sonra Yavuz Selim Demirağ çark eder mi bilemem, ancak şurasını çok iyi biliyorum; bu tür yöntemlerle ortalığa korku salmak isteyenlerin düğümlemek istedikleri ip kesinlikle kendi boğazlarına geçer bunu çok iyi biliyorum.

Sonuç olarak; AKP ve saray iktidarı, onun küçük yandaşı MHP’nin varlıklarını başka türlü sürdürmelerinin olanağı yoktur. Bu yüzden de saldırganlaştıkça saldırganlaşacaklar. Dün beka meka diye geveledikleri şeyleri unutup bir kez daha Kürtlerin aklını çelmek için olmadık oyunların içinde olacaklardır. Bu oyuna Kürtler gelmiyor. Bu yüzden de bu iktidar Kürtlere karşı daha da sertleşip kim bilir hangi alavere dalavere çevirmek için kolları sıvayacaklardır?

Sözün özüne gelince; AKP ve saray iktidarı bitmiş, MHP’nin ufku kararmıştır. Bu yüzden bunların faşizan uygulamaları daha da bir arttıracakları göz ardı edilmemeli, demokrasi güçleri bu oynanan Alicengiz oyunlarını birlikte davranarak kesinlikle bozmalıdır.

Ve zaten bu oyun ilk iş İstanbul seçimlerinde bozulacak, inanıyoruz ki arkası da getirilecektir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA