turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İSTANBUL SEÇİMLERİNİ CHP KAZANSA NE OLUR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 MAYIS 2019

İri iri sözler etmemek gerekir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini 23 Haziran günü daha da yüksek oyla CHP kazansa bile çok da bir şey değişmeyecektir.

Gerçi AKP ve saray iktidarı ile birlikte MHP İstanbul’u kazanmak için pek çok oyunlara başvuracaklar kesin ama bütün bu oyunların da sökmediğini görmemiz de mümkündür. İri iri sözler etmemek gerekir derken söylemek istediğimiz şey; AKP ve saray iktidarının faşist uygulamalarında bir değişikliğin olmayacağıdır. Hatta diyebiliriz ki kitleleri canından bezdirecek, aydınları ve işçileri raptı zapt altına alacak uygulamalar misliyle de arttırılabilir. Çünkü 17 yıldır iktidar koltuğunda oturan AKP ve saray muhteremi için iktidar neredeyse bağımlılık durumu yaratmıştır. Bu yüzden de iktidar; ara sıra demokratikleşmeden söz etse de iktidarını ve koltuğunu sarsacak hiçbir şeye izin vermeyecektir.

Bu seçimde iktidar İstanbul’u yitirse bile iktidardan yana olmayan belediye başkanlarının elini kolunu bağlayacak tedbirler almayacağını kimse söyleyemez. Olmadı bu yönde yasalar bile çıkarması ve hatta KHK’larla müdahalelerde bulunması bile olasıdır. Bu yüzden de “Her şey çok güzel olacak” sözü moral yükseltici olsa bile iktidarı elinde bulunduran AKP ve sarayın belediyelerin halkın gönlünü kazanmasına izin vermeyeceği de göz ardı edilmemelidir. Eli kolu bağlanmış belediyelerin ise halka hizmet götürememesi demek oylarını muhalefetten yana kullanan yurttaşın bir kez daha iktidara yönelmesine yol açabilir.

Gerçi; iktidar ülkenin ve yurttaşların ekonomik sorunlarını çözemeyeceği, kriz daha da derinleşeceği için yığınlar ister istemez iktidar saflarını terk eder diye düşünceler ileri sürenlerin sayısı bir hayli fazla. Ne ki iktidarın bunu da aşabilme girişimlerinin bir hayli yoğunlaşacağını atlamamak gerekir. İktidar yandaşlarını yüksek düzeyde siyasallaştırdığında ve bu siyasallaşmayı da sonuçları ağır olacak kriz noktasına taşıdığında yığınların aklına ne aş gelecek ne de ekmek. Böylece de iktidarda alışkanlık haline gelmiş olan iktidardan kopmama isteğinin destek bulacağını hep birlikte yaşamış olacağız.

Gerçi bunun tersi de doğrudur. İktidarın karşısında yer alan demokratından ilericisine, devrimcisinden sosyalistine kadar herkes ve bu yönde tavır alan kitleler de yüksek düzeyde politikleştiğinde devrimin patlayacağı da bir gerçekliktir ancak bu an için de hazırlıklı olmak gerekir.

Bence asıl sorunda buradadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi iktidar baskıları arttırmak ve yığınları susturmak için yasa üstüne yasa çıkarsa ve hatta en basit ceza yasalarındaki yaptırımları bile arttırdıkça arttırsa olmadı ip atma sevdalısı Bahçeli idamı geri getirmek için yasa teklifi yapsa demokratlar, ilericiler, devrimciler ve sosyalistler olarak neyi ne kadar yapabileceğiz yeterince farkında mıyız?

Bu seçim olayı sol siyasi yapılarda bir tür alışkanlık yaptı. Konuya değinsen olmaz değinmesen hiç olmaz. Şöyle yapalım, böyle yapalım demekten dilimizde tüy bitti. Salt bu yüzden toplumsal devinimi hızlandıracak gündem ve çalışmalardan da diyebilirim ki uzaklaşmaya başladık. AKP ve siyasi ortağı MHP’ye elbette İstanbul’u kaptırmamak gerekir. AKP ve saray iktidarının İstanbul’da önü kesilmeli ki hiç değil morali bozulan ve kendine olan güvenini yitiren yığınlar moral ve güven bulabilsin.

Sonrasında işler rayına gerer mi diye soruyorsanız bence biraz zor. Çünkü son yıllarda sık sık yapılan seçimler biz sosyalistleri de içine çekmedi desek yalan olur. Bu yüzden de olup bitenler sonrası yeniden ufukta seçim yapılması dillendirilmeye başlarsa epey yorulacağız sanırım. Oysa biz daha çok işimize bakmak taraftarıydık. Seçimlerde sosyal bir varlık da gösteremediğimiz için sistemin aksuvarı olma tehlikesini de unutmamak gerekir.

Çünkü sosyalistler için başka seçeneklerin de olduğu bir gerçektir.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA