turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


UTANMAK – SIKILMAK 2 MÜJDE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 MAYIS 2019

Hepinizin bildiği gibi Yeniçağ gazetesi yazarlarından Yavuz Selim Demirağ, bir televizyon programından sonra evinin önüne geldiğinde ellerinde beyzbol sopaları olan 6 kişi tarafından önü kesildi ve kendisine öldüresiye dayak atıldı. Saldırganlar saldırı sırasında öğrendiğimize göre “öldürün” narası da attılar.

Tekirdağ’da kanser hastası bir kızımıza Recep Tayyip Erdoğan tedavi için yardımda bulunmuş. Bulunmakla kalmamış Göknur Bakan’ı aynı zamanda da manevi kızı olarak ilan edip AKP mitinglerine de çağırmış. İşte o kızımız hiçbir partiye yakınlık duymuyormuş üye de değilmiş. Ancak mazbatası elinden alınan İmamoğlu’na yapılan haksızlıkları görmüş ve kendisine seçim çalışmaları için 20 lira yardımda bulunmuş. Banka dekontunu da yayınlayıp sosyal medyadan paylaşarak bütün Türkiye’ye duyurmuş.

Bunun üzerine AKP’nin trolü trol olmayanı harekete geçmiş ve Göknur Damat’a tehdit üstüne tehdit yağdırmışlar. Sonrasında gezmek için dışarı çıktığında birisi yanına yaklaşmış ve “sen misin o cesur yürek” diyerek bıçağı bacağına saplamış. Göknur, bu an söyle düşünmüş; “kanserden ölmedim ama sanırım bıçaklanarak öleceğim.”

YSK’da sadece İmamoğlu’nun Belediye Başkanlığı düşürülüp mazbatası da bildiğiniz gibi elinden alındı. Bunun üzerine başlayan akıl almaz tartışmalarsa ortalığı kapladı. Konu ile ilgili tartışmaya katılan eski AKP milletvekillerinden Mehmet Ocaktan, AKP’nin YSK temsilcisi Recep Özel için şöyle dedi, “halis muhlis Fetöcü.”

Yavuz Selim Demirağ’a saldıranların 6’sı da yakalandı. Ancak savcının talimatı ile saldırganlar hiçbir şey yokmuş gibi salıverildiler. Çubuk Akkuzulu Köyü’nde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıranlar da bildiğiniz gibi aynı yöntemle salıverilmişlerdi.

Bu iki olay bile ülkemizde yargının bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın eliyle ne hale getirildiğine en dikkat çekici örnektir. Şimdi madem bu tür suçları işlemek yapanın yanına kalıyor, onca katil, saldırgan ve siyasi gözü dönmüşler ortalığa dökülür de benzeri onlarca suç işlerse sonuç ne olur dersiniz? Ya da şöyle düşünelim; Sadettin Tantan’a göre AKP İstanbul’dan vazgeçmeyeceğine göre İstanbul’u almak için bu tür yollara mı başvuracak dersiniz? Zaten bu yönde kimisi İstanbul’a mitil sererken kimisi de sanatçıları ve muhalif herkesi fişlemekten tutun da haddini bildirmeye kadar tehdit edip durmuyor mu?

Hani bazıları şu Binali Yıldırım’ı yumuşak başlı falan görüp arada sırada kendisine olumlu sözler etmiyorlar mı doğrusu tepem atıyor. Sizin Binali Yıldırım dediğiniz kimse bence en tehlikeli tiplerdendir. Niye derseniz; birinin otur dediği yerde oturan, kalk dediği yerde kalkan adamlar en tehlikeli tiplerdir de ondan. Adama çık İstanbul seçimlerini kazandım de dediler o da önünü sonunu hesap bile etmeden kalkıp kazandığını açıkladı. AKP bu kez Binali Yıldırım’ın kazanmasını sağlayacak hileyi yapamadığı daha doğrusu yaptırılmadığı için kaybetti. Şimdi kalkmış o kaybettiği seçimleri nasıl kaybettiğini utanıp sıkılmadan açıklıyor ve diyor ki oyları çaldılar da ondan kaybettim.

Binali Yıldırım için söylenecek çok söz var var olmasına da uzatmayalım değmez çünkü. O her şeyden önce mal varlığını açıklasın, 15 yıldır vermediği mal beyanını versin ki gemiler, şirketler, paralar pullar nasıl kazanılmış bizler de bilelim. Çalma sözcüğünden başka eylemlerinde dişe dokunur bir şey olmayanlar niyeyse başkalarını da öyle görüyor olmalılar ki başkaları kendilerine çaldılar demeden onlar başkalarına çaldılar diyorlar. Demek ki bir insanda yalan söyleye söyleye ar damarı çatladıysa böyle oluyor herhal.

Alın size komiklik mi desem, zavallılık mı desem bir çam devirme daha. İmamoğlu, öğrencilerin taşıt parasının 85 liradan 50 liraya düşürülmesi önerisinden sonra hor hor hoplayıp karşı çıkan AKP’liler karar alıp suda yüzde 40, taşıt parasını da 85 liradan 40 liraya düşürme kararı almışlar. İşte bunu Binali Yıldırım denilen kişi halka 2 müjde diye sunmaz mı şaşırıp kalıyorsunuz.

Bugünkü yazıyı şöyle bitirelim. Sayın Binali Yıldırım: her konuda tek kişinin karar verme olayına isterseniz sonuna kadar katlanabilirsiniz bu sizin bileceğiniz iş. Ancak tıpkı sizden öncekiler ıslak mendil gibi nasıl sıkılıp bir kenara konulmuşsa sizin de konulacağınız günler hiç de uzak değildir. Uzak olmadığını sizi bir kenara itip İstanbul’da seçim çalışmalarını bizzat kendisi yürüteceğini açıklayan Recep Tayyip Erdoğan’ın hallerine bakın, size nasıl bir mesaj vermek istediğini de görün isterseniz. Eğer sizi İstanbul adaylığından istifa ettirip başka birini aday göstermediyse muhterem, size verdiği değerden dolayı değildir. Birincisi AKP içinden İmamoğlu’nun karşısında seçim kazanacak aday çıkaramadığı için, ikincisi de zaten AKP içinden parti pırtı kuracakların sayısı artmış bir de sizi küstürmek istemediğindendir yoksa siz bulunmaz Hint kumaşı falan değilsiniz.

Hoş, beka sorununu başat hikaye olarak alanlar şimdi bu sözü hiç mi hiç ağızlarına almıyorlar. Kısacası partinizi başarıya götürecek bir hikayenizin olmadığı da belli besbelli.

Bu yüzden de hiçbiriniz bulunmaz Hint kumaşı değilsiniz. Halka anlatacak bir şeyiniz olmadığı için bu kez de yalan ve saldırgan bir politika izleyerek İstanbul seçimini almayı düşünüyorsunuz.

Ama ne diyelim size.

Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye demeyelim de atı alan Üsküdar’ı geçti diyelim. Malum bu sözü muhterem çok sever niçin kullandığını da sanırım unutmamıştır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA