turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İŞİ VARDIRDIKLARI NOKTA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 MAYIS 2019

AKP ve saray iktidarı yıkıma doğru tam gaz devam ediyor.

İşsiz sayısı 10 milyonlara doğru tırmanırken, doların engellenemez yükselişi de sürüyor. Ekonomi batakta, yurttaş açlıkla boğuşur hale geldi. Sebze ve meyve bollaşmasına karşın yanına varılır gibi değil, fiyatlar el yakıyor. Üretim durmuş, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri hızla eritildiği gibi ihtiyat için dokunulmayan paralar da iktidarın kullanması için emrine verilmek üzere adımlar atılıyor. İktidarın bir metre önünü göremez politikası ise sürekli ayağına dolaşıyor, bedelini ise geniş emekçi yığınları ödüyor. Suriye’de atılması gereken adımlar atılmadığı gibi İdlib’de temizlenmesi gereken İslami terör grupları ise işi AKP ve saray iktidarının savsaklaması yüzünden bu zor günlere kadar gelip dayandı. Sonuçta Suriye kendi topraklarını katillerden temizlemek için harekete geçmek zorunda kaldı. AKP ve saray iktidarı bölgede bulunan ABD’ye karşı belirsizlik üzerinden politika yürüttüğü için ABD bölgede Türkiye’yi dikkate aldığı bile yok. İşin daha da kötü yanı ABD tüm bölgeyi ateşe atacak yeni bir girişimi daha başlattı. ABD’nin yeni girişimi hepinizin bildiği gibi İran’a yönelik tehditkâr tutum ve davranışlarıdır. İran ise ABD tehditlerine tabiî ki de ABD’nin anladığı dilden yanıt veriyor.

Yılan hikâyesine dönüşen S-400 füzelerinin alımı ise her gün biraz daha belirsizleşiyor. Füzeler için onca para sayılacak ama salt ABD’yi kızdırmamak için füzeler ya Katar’da ya da Azerbaycan’da bekletilecekmiş. Yani sizin anlayacağınız Recep Tayyip Erdoğan’ın anahtarı ile hiçbir kapı açılamadan öylece bekliyor. Suriye sorununda doğrudan Esat’la görüşmeye ise Erdoğan bir türlü yanaşmayarak aklınca ipe un sermeye devam ediyor. Oysa bölge ateş topuna dönüşmüş ısısı dünyanın her yerinde duyumsanmaya başlanmış. İsrail bu karmaşadan yararlanarak Filistin halkının tepesine bomba yağdırma konusunda hız kesmiyor. Türkiye bu yanlış politikalar yüzünden Akdeniz’de ve Ege’de geri dönülmez noktaların öngününe gelmiş dayanmış durumda.

İçerdeki iç huzursuzluk iktidar ve küçük destekleyicisi tarafından üst boyutlara taşınmış, daha da iş nerelere vardırılacak belirsiz. Ortada yargı yok, hukuk yok. Birileri suçluyor, yargı harekete geçip suçlanan kişinin suçlu olup olmadığına bile bakmaksızın uyduruk gerekçelerle pek çok kimseyi hak ve özgürlüklerinden mahrum ediyor. İçerde yüzlerce gazeteci var. İktidarı desteklemeyen sanatçılar, aydınlar, gençler, işçiler kısaca tüm ülke halkı tehdit altında. Olay salt tehdit aşamasında kalsa neyse insanların canlarına kast eden gün geçmiyor ki yeni bir saldırı haberi ile ülke sarsılıyor.

İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini yitirmiş olan AKP ve saray iktidarı sonuçları tanımıyor. Üstüne üstlük yanına yargıyı da aldığı için istediği gibi at koşturup sonuç almaya çalışıyor. Ekonomik önemi tartışılmaz olan İstanbul’u iktidar ne pahasına olursa olsun elinde tutmak için her türlü hileyi, hurdayı ve baskı yöntemlerini de göze almış, şu söylenir de şu söylenmez demeden bodoslama halkın üzerine geliyor. Bu konuda Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı olarak başı çekerken Bahçeli’nin de ondan kalır yanı yok.

AKP’lilerin ileri gelenleri ise başkanlarından aldıkları feyzle onlar da bayramlık ağızlarını açtıkları gibi şu söylenir şu söylenmez demeksizin açmışlar bayramlık ağızlarını kin ve nefret kusuyorlar. İşte size bir örnek:

AKP’nin Esenler Belediye Başkanı İBB Meclisi AKP Grup Başkanvekili Tevfik Göksu’nun “Yunan medyası ‘İstanbul’u Yunanlar kazandı” dedi, “CHP’nin adayı nereli” diye de sordu ve Pontus göndermesi de yaparak işi öyle bir yere vardırdı ki demeyin gitsin. Böylece sözlerinin alametifarikası da ortaya çıktı. Bu kişi sonradan baktı ki pabuç pahalı, boynuna bir Trabzon fuları takarak resmini internette paylaştı ise de maksadını anlamak bakımında diyebiliriz ki iyi de oldu.

Demek istiyorum ki sürekli olarak milliyetçi ve şoven politikalardan beslenenler öyle oluyor ki erinde gecinde dönüp kurşunu bacaklarına sıkıyorlar. Aklınca milliyetçilik yaparak parsa toplayacağını sanan zavallı Tevfik Göksu öyle bir çam deviriyor ki bundan böyle Trabzonluların karşısına çıkabilir mi bilemem. Hem öyle sonradan çıkıp ham ham Türk’ü de, Lazı’da, Arabı’da, Kürdü’de, Ermenisi’de, Rumu’da bizim demekle ortalık yatışmış olmuyor. Bu politikanın altında yatan insanlık düşmanı ırkçı söylem de her fırsatta su yüzüne çıkıyor.

Şimdi diyeceğimiz o ki, AKP ve saray iktidarı ile birlikte yanardöner Bahçeli İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı almak istiyor. Nedenleri bu kadar açık, bir o kadar da tehlikeli. İşte bu yüzden bütün demokrasi güçleri bütün gücümüzle yüklenmeli ve ne dediğini bilmeyen İstanbul doğumlu ve çocukluğu bu şehirde geçmiş olan pardon pardon Erzincan diyecektim Binali Yıldırım’ın “çaldılar” diye gözümüzün içine baka baka yalan söylemesini affetmeyelim ve onu silip geçelim, geçelim ki Ekrem İmamoğlu’nun hakkı kendisine yeniden iade edilebilsin.

Yoksa 20 milyonluk İstanbul’un yandığının bu seçim resmi olacaktır.

Unutmayın yalancılara ve hilecilere basıp geçmek haktır, onurdur, demokrasi yolunda küçücük de olsa atılan bir adımdır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA