turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇAL…ÇAL… ÇAL! MİLYON ALİ ÇAL!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 MAYIS 2019

Sen çal sen oyna derler ya milyon Ali, pardon pardon Binali Yıldırım da kendisi çalıp kendisi oynuyor…

Nihayet YSK’nın İstanbul İBB Başkanlığı ile ilgili seçimin iptal gerekçesi açıklandı. Bildiğiniz üzere kendisine soru sorulan bu konu ile ilgili soruya ne yanıt vermişti Binali Yıldırım:

“Çaldılar.”

Aynı soruya benzer yanıt verenlerden biri de AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan değil miydi?

Evet, oydu.

Peki, bu açıklamalara karşın YSK’nın ister iptali yönünde oy kullanan 7 üyesinin isterse AKP’nin iptal başvurusuna karşı ret oyu kullanan YSK Başkanı dahi 4 üyenin gerekçelerinde çalmaya dair bir tespit var mı?

Yok.

Öyleyse AKP’liler ağız birliği etmişçesine niye işi getirip çalmaya bağladılar dersiniz? Üstelik iktidara karşın tek bir oyun bile çalınamayacağı biline biline, seçim sonuçları ile ilgili ıslak tutanaklarda AKP temsilcilerinin böyle bir itirazları olmadığı halde niye bu konu ikide birde gündeme getirilip çalmak üzerinden AKP yürüdü dersiniz?

Bu sorunun yanıtı aslında çok kolay. Niye derseniz 17 yıldır iktidarda olan AKP herkesi mağdur ettiği, hak ve özgürlükleri çiğnemek konusunda an bile tereddüt etmediği halde yani sözün özü Ali kıran baş kesen olduğu halde niye mağduru oynamıştır sizce? Bunun bir tek nedeni var. Bizim ülke insanı nezdinde mağdur olmak her zaman prim yapmaktadır da ondan.

Ancak AKP’nin İstanbul seçimleriyle ilgili mağduru oynamaya kalkması bu kez minareyi çuvala sokmasına olanak tanımamıştır. Bu yüzden de öyle görünüyor ki, YSK’ya seçimin iptal ettirilmesi de kazanmasına yetmeyecektir.

Çünkü YSK’nın taraflı olmasına karşın AKP’nin isteğine tam kanunsuzluğu oluşturmadığı gerekçesini de yazan retçiler seçimin iptalini Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere de ters düştüğünü yazdıkları gibi daha önce bu yönde verilen kararlarla da çeliştiğini İyi Parti’nin Bursa Mustafakemalpaşa ilçesi seçimleri için başvurusunu da dayanak göstererek daha pek çok konuyu da gerekçelerine yazarak 7 üyenin gerekçelerini boşa düşürdüğü görülmüştür. Bu gerçeklere karşın 7 üyenin gerekçesi ise kendi içinde sayısız çelişkileri barındırdığı açıkça görülmektedir.

Böylece konu bir kez daha açıklığa kavuşmuş, AKP ve saray iktidarı döneminde hukukun katledilmesi boyutlarının nerelere vardırıldığı ve de vardırılmak istendiği bütün çıplaklığı ile su yüzüne çıkmıştır. 23 Haziran’da yinelenecek olan İstanbul seçimlerini AKP’nin kazanması çok zor aslında ama diyelim ki kazandılar, kendilerine kimsenin inanmadığını her fırsatta görecekler ve işleri de o ölçüde zorlaşacaktır. Keyfiliği ülkeyi yönetmek olarak anlayan AKP’nin ülkenin başına bağladığı çaputtan bu ülkenin öncelikle işçisi, emekçisi, aydını, genci, kadını bilgilenmeli ki haklarını bu denli çiğneyen iktidara karşı görülmemiş bir uyanış içinde olmalıdır.

AKP ve saray iktidarına baktıkça aklımıza neler gelmiyor neler. Baksanız ya Şu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ne diyor? Soylu İmamoğlu’nu devlet yöneticisi ciddiyeti ile bağdaştıramamış. Nedeni de İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk, israf, gereksiz yerlere verilen paraları açıklamasıymış. Sonra efendim hiç iyi bir devlet yöneticisi nasıl olurmuş da belediyenin sözüm ona sır bilgilerini kopyalatmaya kalkarmış?

Siz bu sözlerden ne anladınız sa doğrusu bende onu anladım. Soylu açık açık belediyede harcamaların üstü kapalı olmasını savunuyor. Dahası çalma, çırpma, yolsuzluk, israf varmış kimsenin ruhu duymasın istiyor olmalı ki böyle konuşuyor. Siz hangi devlet sırrından söz ediyorsunuz? Siz değil misiniz Genelkurmay Başkanlığı’nın kozmik odasına girip ne var ne yok aldıktan sonra bu bilgileri de o zaman Fetöcülerle aranız iyiydi İsrail ve ABD gibi ülkelere servis ettiren? Bunu devlet yöneticisi ciddiyetine yakıştırabiliyorsunuz da İstanbul Belediyesi’nde nasıl harcamalar yapılmış, ne nereye verilmiş bilinmesi mi size batıyor, anlaşılacak gibi değil doğrusu.

Sonuç olarak YSK gerekçeli kararını açıkladı. Umduğunuzu da bulamadınız. Bundan böyle İstanbul seçimleriyle ilgili konuşmalarınızda neleri söyleyeceksiniz doğrusu merak ediyorum. Hem ben size bir şey söyleyeyim mi, ne söylersiniz bilemem ama kalkıp biz İstanbul’u teslim etmek istemiyorduk, gücümüzü de kullandık iptal ettirdik deseniz inanın söyleyeceklerinizden daha çok prim yaparsınız. Şimdi eveleme geveleme onu bunu söyleyeceksiniz de ne olacak?

Yoksa sizin bu ülkenin insanı ne Alicengiz oyuncusu olduğunuzu mu unutacak?

Ya da kalkıp size oy vererek kendisine her fırsatta hakaret edilmesine mi fırsat tanıyacak?

Bekleyin göreceksiniz ………….örekesini…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA