turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SAÇMALIĞA BAKAR MISINIZ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 MAYIS 2019

İstanbul İBB Başkanlığı seçimlerinin YSK’da iptalini sağlayan 7 üyenin zahmet olmazsa bir künyesini okuyun derim ben size.

Bunların hepsi AKP’nin ya yöneticiliğini yapmış ya da milletvekili ve belediye başkanı adayı olmuşlar. Bir ülkede bir muktedir eliyle dipten doruğa her şey istenildiği gibi yapılırsa o ülkede hukuktan söz etmenin de, haktan, adaletten söz etmenin de bir anlamı yoktur.

AKP ve saray iktidarı tarafından ülke kamuoyu yalanlarla sürekli kandırılmak isteniyor. Olmazsa zora başvurularak olağan gidişin önü rahatlıkla kesilebiliyorsa kalkıp siz ne kadar punduna uygun söz ederseniz edin, ne kadar iç hukuk ve evrensel hukukla ilgili bu had bilmez, utanmaz, arlanmazların önüne belgeler koyarsanız koyun hiçbir anlamı da olmayacak, dönüp dinleyen de çıkmayacaktır. Eğer Anayasa değişikliğini bunlar hile ve hurda ile zorla değiştirebilmişlerse ki öyle oldu, bunlardan her şey beklenebilir.

Alın size ikinci bir Kabataş yalanı daha. Gezi olayları sırasında ne demişti Recep Tayyip Erdoğan; türbanlı bacımıza bandanalı bilmem kaç adam şunları şunları yaptılar. Elimizde fotoğrafları var. Kamuoyuna gösterileceği söylenen fotoğraflar bir türlü gösterilmedi. Yani olayın düzmece olduğu kısa sürede anlaşıldı. Aynı yöntem bu kez de İBB Başkanlığı seçimlerinin iptali için sahneye konuldu ve seçim iptal ettirildi.

Peki, bu konu ile ilgili yaptığı konuşmalarda ne demişti muktedir Beyefendi?

Elimizde yapılan hırsızlıkların belge ve fotoğrafları var.

Eee YSK’nın gerekçeli kararından öğrendiğimize göre değil belge bilgi ve fotoğraf tamamen sayı çokluğuna dayanan bir yandaş iptalinden başka bir şey görememekteyiz niyeyse. Şimdi YSK’nın böylesine bütün akılları zorlayarak aldığı kararla İstanbul seçimleri yinelenecek öyle mi? Evet, yinelenecek. İyi tamam da bunları yapan bir iktidar sahada seçimleri kazanmak için neleri yapmaz acaba muhalefet hiç hesap ediyor mu? Ya da ne bileyim hile ile seçim yitirilirse muhalefetin bir B planı var mı? Yoksa Anayasa referandumunda olduğu gibi sonucu kabullenip oturacak ve kamuoyuna da aldığımız belediyeler bize yeter İstanbul’da varsın onların mı olsun diyecek? Bunu 30 gün sonra hep birlikte göreceğiz.

Şimdi gelelim 19 Mayıs fotoğrafına.

Bu fotoğrafın içinde sol ve sosyalist sol yok.

CHP’nin olması ise hiç kuşku yok ki bir rastlantı değil. Çünkü CHP, sistemin kodamanları tarafından aynı gemideyiz, vatan, millet Sakarya palavraları ne zaman dile getirilse orada bitmekten kendisini alıkoyamıyor. Doğrudur CHP’nin bu hareketi bir yandan sistemi kurtarırken diğer yandan da AKP’nin kurtarılmasına yarıyor. İşin bu yanıyla da sanki bunlar bilinmiyormuş gibi üzerinde durup uzun uzun kafa patlatacak değiliz.

Ancak buradan yürüyerek solda ve sosyalist solda tek kendisi varmış, diğer partiler ve sol yapılar ya bir şekilde CHP’den bir şeyler elde etmek için ilişkilenmişler ya da vekaletlerini CHP’ye verdikleri için Kılıçdaroğlu nezdinde 19 Mayıs Samsun fotoğrafı içinde yer almışlar gibi densiz bir çıkarsamada bulunup TKP’yi solun tek adresi gibi gösterme kurnazlığına soyunmaya kalkan Aydemir Güler’in 22 Mayıs günü yazdığı yazıyı doğru bulmadığımızı, köylü kurnazlığının ise asla komünistlik olmadığın söylemek isteriz.

Aydemir’in şu cümlesine dikkatinizi çekmek isterim.

“Net olsun; Türkiye’nin TKP dışındaki solu CHP’nin tamamlayıcısıdır.”

Attila İlhan'ın bir şiirinden alıntı. Sanırım kibir abideleri gibi davrananlara da uyarıcı olur.

“…
Nereye kayboldular şimdi kim bilir.
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir.”

Kirpi yavrusunu yumuşacığım diye severmiş.

Aydemir Güler’in TKP’yi yumuşacığım diye sevmesine de bir diyeceğimiz olamaz. İstediği gibi sever. Ama bir şeyi doğrudan söylememek ve de yapmamak da oportünizmin ta kendisidir. Örneğin TSİP olarak İstanbul seçimlerinde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceğimizi söylüyoruz. Bunu neden yaptığımızı da sık sık dile getirdik. Hem dile getirirken de aman şu bir şey mi söyler, derdimizi solculara anlatabilir miyiz diye de bir kaygıya düşmedik. Düşmediğimiz gibi de bir şeylerin karşılığında sözü edildiği gibi kimseye vekâlet falan da vermedik.

Şimdi soruyu şöyle soralım:

Tamam, maşallahınız var, Türkiye’nin TKP dışındaki solu CHP’nin tamamlayıcısıdır. Güzel de siz bunun dışında kalmak için 31 Mart seçimlerinde aday gösterdiniz ve 17 bin civarında bir oy aldınız. Peki, seçimler yineleniyor, niye İstanbul’da adayınız yeniden yarışta değil? Ya da şöyle düşündünüz, artık sistem doğru dürüst bir seçim bile yapamıyor bu yüzden de protesto mahiyetinde seçimlere girmiyoruz.

Peki, TKP’ye oy veren 17 bin kişi şimdi kime oy verecek?

Oy vermeyi de düşünmüyorsanız boykot çağrısı yaptınız da bizim mi haberimiz yok.

Haklısınız ne diyelim, Bazen böyle durumlarda bir iki sınıf tavrından söz edilir sonra oturulup beklenir. Sonrasında ise CHP’nin tamamlayıcısı olmaktan da kurtulur, komünist…komünist bir güzel birbirinize masal anlatırsınız olur biter.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA