turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİRAZ DA SANA SORU SORALIM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 NİSAN 2019

Sayın Kılıçdaroğlu:

AKP işbaşına geldiği günden bu yana etmediğini bırakmadı fakat her nedense bir türlü yaptıklarının bedelini ödemesi gerekirken tam tersi oldu. Bedelini toplumun başta işçiler ve emekçiler olmak üzere her katından insanlar ödedi.

Niçin?

Daha işbaşına gelir gelmez ilk iş Irak’ın işgalinde ABD’nin yanında yer alıp ABD’nin Irak’ta işlediği insanlık suçlarına mecliste dur demek için CHP’nin de etkisi ile savaş teskeresi geçirilemezken yine de ABD’ye en büyük destek karadan, havadan, denizden yapıldığı halde ve de Türkiye neredeyse apaçık emperyalizme hizmet ederken CHP niye etkili bir politika yürütüp demokrasi güçleriyle ortaklaşarak AKP’nin bu teslimiyet politikasını önlemeye çalışmadı.

Niçin?

AKP en şaşalı zamanında ABD ile stratejik dostluk adı altında olmadık çetrefelli işlerin içine girip Kuzey Afrika’dan Pakistan’a kadar uzanan coğrafyada ülkemizi ABD’nin hık deyicisi haline getirip Recep Tayyip Erdoğan BOP Eşbaşkanıyım diye böbür böbür böbürlenirken bugün olduğu gibi o gün de salt demeçlerle yetinilip niye etkili bir muhalefet yürütülmedi de onca oyunların hazırlanılmasına göz yumuldu.

Niçin?

ABD’nin kurup sahaya sürdüğü ne kadar İslami terör grupları varsa AKP iktidarı onlarla her türlü ilişkideyken ve de onlara her anlamda maddi ve lojistik destek sağlanırken CHP bunları görecek, engelleyecek, engellemese bile deşifre edecek konumdayken ne adına sıradan bir muhalefet partisi gibi davranarak mış gibi yaptı da ülke geniş emekçi yığınlarını aydınlatıp demokrasi güçleriyle birlikte AKP iktidarının önünü kesmedi.

Niçin?

O dönemde yaşananlara bakıp bizler bugünleri görürken CHP’ye ne oldu da içinden Şükrü Elekdağ gibi insanlar ortaya atılıp Irak’a müdahale içinde olmalıydık, Suriye’ye müdahale edilirse kesinlikle bu fırsatı kaçırmamalıyız gibi ipe sapa gelmez şeyler söylemekten geri durmadılar.

Niçin?

Türkiye’de seçimler yapıldı. Her seçim sonrasında ise hilelerin döndüğü iddia edilerek kazananın sandıkta yaptığı hileler sonrası kazandığı biline biline neden bu konuda hilelerin önünün kesileceği tedbirler alınmadı da toplumda yükselen kızgınlığı azaltmak için toplumun gazının alınması yoluna gidildi.

Niçin?

En stratejik sonuçları olacak seçimler yitirilir ve AKP ve Recep Tayyip Erdoğan adım adım kendi rejimini kurarken “aman provokasyona gelmeyelim” denilerek niye oynanan oyunların sonuçları ülkeye ve geniş emekçi yığınlara ödetildi?

Niçin?

Daha pek çok şey sayabiliriz ama 7 Haziran 2015 seçimlerini AKP yitirdiği halde koalisyon umuduyla günlerce toplum niye oyalandı da sonuçta 1 Kasım erken seçimlerine kapı aralayıp AKP’nin bir kez daha Suruç Katliamı ve Ankara Gar katliamı gibi kitlesel kırım uygulamasına göz yumulup toplumun sindirilmesine izin verilerek AKP’nin kazanmasına ortam hazırlandı.

Niçin?

Hile yapıldığı mırıltıları göz ardı edilip bir kez daha aman AKP’nin oyununa gelmeyelim denilerek olup bitenler neden göz ardı edildi.

Niçin?

15 Temmuz 2016 Fetöcü Darbenin onca karanlık yanlarının bulunmasına karşın, ne diye YENİKAPI Mutabakatı altında oynanmak istenen oyuna gelinerek CHP Genel Başkanı olarak oraya gittiniz ve sonuçları başından belli bir çabaya imza atıp AKP ve sarayın kendi sivil darbesini gözümüzün içine baka baka gerçekleştirdiğinin atlanılmasına sebep olacak adımlar attınız.

Niçin?

16 Nisan 2017 tarihinde rejimi kökten değiştiren Anayasa değişikliği oylamasında hile ile birlikte YSK’nın oynadığı rolü de açıkça bildiğiniz halde niçin sonuçlarını kabul edip partinizle birlikte AKP ve sarayın dayatmalarına teslim oldunuz. Yoksa toplum katında bu hile ve zorbalığa karşı duracak hiç mi güç görmediniz de teslimiyeti kabul edip topu bir başka seçime atmak gereği duydunuz.

Niçin?

24 Haziran 2018 seçimlerinde de toplum aynı oyunu bir kez daha yaşadı. Seçimleri izlemeyi de, sandıkları korumayı da başaramayıp Muharrem İnce’nin “adam kazandı, yapacak bir şey yok” demesi sonrası da özellikle İstanbul’da yaşanan silahlı sevinç gösterilerine de seyirci kalıp sonuçlara rıza gösterip neden parti içi kavgalara kapı aralayarak Recep Tayyip Erdoğan ve partisi AKP’yi rahatlattınız.

Niçin?

Gelelim 31 Mart yerel seçimlerine; bu seçimlerde AKP’nin ve saray iktidarının ülke genelinde oynadığı oyunlar bilinmesine, AKP’nin gerçekte seçim bozgununa uğramış olması gerçeği ortadayken YSK aracılığı ile oynanan oyunlara niye seyirci kalındı? Yoksa kazandıklarımız bize yeter mi denilerek uzlaşma daha yerinde görüldü? Ülkenin pek çok yerinde AKP kazanmadığı halde hileli yöntemlerle kazanmasına, kaybettiği yerde yeniden kazanmasının sağlanması için mazbata iptallerine göz yumulurken ne oldu da CHP tüm demokrasi güçleriyle birlikte AKP ve sarayın karşısına dikilmesi gerekirken hiçbir şey yapılmayıp kazanılan yerlerin sarhoşluğu ile mevcut durumla niye yetinilmeye kalkışıldı.

Niçin?

Sonra İstanbul İBB Başkanlığı seçimleri iptal edildi. Bizzat şahsınıza Çubuk Akkuzulu Köyü’nde linç girişiminde bulunuldu. Bu hareket AKP ve sarayın işi nereye götürmek istediğini açıkça belli ediyordu. Demeçler, suç duyuruları birbirini izledi ancak AKP ve sarayın kılı bile kıpırdamadı. Öyle ki size yapılan linç girişiminin bile neredeyse suçlusu siz ilan edildiniz. Her ne hikmetse Erdoğan’ın ağzından çıkan Türkiye ittifakı şeklindeki yarım sözün bile peşine düşüp uzlaşma yolları arar oldunuz. Sonra efendim bir de baktık gördük ki, 19 Mayıs dolayısı ile soluğu Samsun’da alıp boncuk gibi dizilerek resimler çektirdiniz.

Niçin?

Son bir soru daha. İstanbul seçimlerini alacağınızı iddia ediyorsunuz. Ancak bu seçimlerde pek de demokrasi güçlerinden söz edilmiyor. Edilse bile önemsenmiyormuş gibi yapılarak sadece İstanbul seçimlerinin alınacağı yazılıp çiziliyor ve konuşuluyor. Hani olur da bu seçim bin bir hile ile yitirilirse sizler bir kez daha sonuca razı olup “ne yapalım bizim ele geçirdiklerimiz bize yeter, varsın İstanbul’da onların mı olsun diyeceksiniz yoksa bu işin peşini bırakmayacak mısınız? Bırakmayacaksanız bu işi hangi demokrasi güçleriyle götürmenin hesabı içindesiniz?

Söyleyebilir misiniz?

Olup bitenlerin bir kısmında genel başkan siz değildiniz ancak sorduğum soruların çoğu sizin genel başkan olduğunuz dönemlerde yaşananlardan çıkarılan sorulardır.

Daha sorulacak o kadar çok soru var ki şimdilik bu kadarla yetinelim, gerisini daha sonra sorarız nasıl olsa…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA