turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YALANA VE AHLAKA DAİR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 HAZİRAN 2019

Sermaye iktidarları öyle dincidir öyle dincidirler ki ağızlarından ne dua eksilir ne de her şeyi yazgıya bağlamak.

bir şey mi oldu yanıtları hazırdır. Allah böyle istiyor böyle oluyor. Köşeye mi sıkıştılar, anında üretilen yüzlerce yalan piyasaya pompalanıverir. Bu yalanı uyduranlar daha köşeyi dolanmadan kendileri bile inanır olurlar yalanlarına. Onca kepaze bir yaşam onlarında kitabında yazar. Çalmak onlardadır, çırpmak ve kayırmak da. Ama yanıtları hazırdır; din kardeşlerine hizmet edilmeyecek de kime hizmet edilecek yaygarası kendi aralarında topluma açık açık söylemeseler de oldukça yaygındır. Gözümüz var görüyoruz, kulağımız var duyuyoruz. En iğrenç ve iç bulandıran sözleri de onlar söyler, eyleme geçirenler de onlardır ama her şey kitabına uydurulmuş ya da uydurulduğu sanılacak bir şekilde karşımıza çıkıyor. Biraz üzerlerine gitseniz ahlak da ahlak diye höykürüveriyorlar. Yani yavuz hırsız ev sahibini bastırır hesabı yaşanıyor.

İBB Başkanı seçimleri niye iptal edildi? Salt AKP ve saray iktidarı kaybettiği ve de bu yüzden partilerinin saygınlık yitirdiğini düşünerek mi iptal ettirildi sanıyorsunuz siz? Yok, kesinlikle değil, çünkü işin özüne bakarsanız AKP ve saray tam tersine seçimi kontrollerinde tuttukları yargıya yani YSK’ya iptal ettirdikleri için saygınlık yitirdiler. Bunu göze aldılar çünkü yitirdikleri onca çıkar söz konusu. 25 yıldır İstanbul’u hem yiyip bitirdiler hem de İstanbul rantından vurdukları vurgunlarla hem iktidara geldiler hem de iktidarlarını korudular. Bu arada da sivil toplum örgütleri adı altında onca nifak yuvasını besleyip partilerine militan haline getirdiler. Onca ihale yolsuzluğu sonucu buradan gelen paralar kimlerin cebine girdi? Tabiki de yandaşların, eş, dost ve akrabaların. Bunların kazandığı paralar ne için kullanıldı dersiniz/ Yanıt; iktidarlarını korumak için.

İşte bu yüzden İstanbul seçimleri basbayağı çalınıp Ekrem İmamoğlu’nun elinden alındı. Çalma eyleminde bunların kimse eline su dökemez dökmesine de başta Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım’ın ağzından işittiklerimiz nedir öyleyse?

“Çaldılar!”

Yalan ve iftira kampanyası nasıl yürütülüyor? Üst boyutlarda. Hem bunu yapanlar gerçekler çırıl çıplak ortadayken yüzleri bile kızarmadan yapıyorlar yaptıklarını. İstanbul’da Belediye’nin kontrolündeki otopark işletmelerinin cirosu akıl almaz rakamlara varırken ortada kar diye bir şey yok. Binali Yıldırım’a bunu soruyorlar o da napsın; kalkıp diyor ki benim de aklım almadı bu işi gelince bakacağız. (sanki belediye başkanı seçilecek de)

Baktığımız zaman bunların ahlaken de tozuttuklarını görüyoruz. Hani, Çamlıca’nın tepesine o güzelim yere salt şan şöhret olsun diye Erdoğan tarafından cami dikilmişti ya, işte o cami cemaati tartışma konusu olunca bunlar caminin cemaatinin ne kadar olduğunu bir günlüğüne bile olsa göstermek istediler. Öyle ya AKP ve saray iktidarının kampanyası bile işi görmediği için adamlar ellerinin altında ne kadar cami imamı, personeli, müftülükler ve müftülüklerde çalışanlar varsa namaza gelmeleri için genelge çıkarmışlar. Genelgeye karşın yeni de fireler epey olduğu için genelgeye uyup gelmeyenler hakkında soruşturma başlatmışlar. Camiye namaza gelmeyenler sorgulanıyormuş sizin anlayacağınız.

Yazdığım ve daha yazmadıklarımla birlikte kapitalist düzenin ölümüne savunucularının hali budur. Yapıp ettikleri seçim ve seçimin sonucunda ortaya dökülenler de ortada. Bu anlayışa neden olan şeyin özünde sömürü sistemi olmadığını düşünenlerle biz sosyalistler neyi ortaklaşabiliriz?

Hiçbir şeyi?

Aslolan nedir?

Sınıf mücadelesi ile yoluyla kapitalist sistemi yıkmak ve insanın insan gibi yaşadığı sosyalist düzeni kurmak için sosyalizm savaşımının bir sıra neferi olarak savaşırız o kadar.

Yaşananlar karşısında amacımıza giden yolda yukarıda saydığımız özelliklerle tabiki de savaşır, tabiki de demokrasi güçleri ile ortaklaşa mücadelemize devam ederiz. İstanbul seçimleri bize işin özünü hiçbir zaman unutturacak değildir. Ancak bizler demokrasi düşmanlarını, dinci, gerici ve faşistleri de asla gündemimizin dışında düşünemeyiz. Bu yüzden diyoruz ki iktidar sahiplerini geriletmek ve demokrasi güçleri olarak mevzi kazanmak için Ekrem İmamoğlu’nu destekleriz. Bunun da anlaşılmayacak bir yanı yoktur.

Kimileri her daim kendilerini devrimin şafağında hissediyor, bu yüzden de toptancı bir şekilde düşünerek o da aynı soyun soyu, bu da aynı soyun soyu diyerek bize devrimci nasıl olur taslamasında bulunuyorsa buna da geçin efendim deriz olur biter.

Devrimin şafağında olduğumuzu düşündüğümüz andan itibaren de, an bile zaman geçirmeyi abesle iştigal sayarız o kadar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA