turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HERKESE AKIL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 HAZİRAN 2019

Vatan Partililerin akıl almaz politika anlayışı hız kesmeksizin devam ediyor. Neymiş efendim; AKP ve Recep Tayyip Erdoğan Fetöcülere karşı mücadele ediyormuş. Ediyor mu etmiyor mu anlamak için soruna nesnel bakmayı elden bırakmamak gerekiyor. Önce söze şu Fetöcü darbe girişimi ile başlayalım. Bilindiği gibi Fetö’ye karşı şimdiki AKP’lilerin dipten doruğa bütün yöneticileri birer Hoca Efendi hayranıydı. Recep Tayyip Erdoğan mı dersiniz belediye başkanları mı, AKP’nin önde gelen yöneticileri mi, bakanları mı hepsinin ama hepsinin ağzından bir Hoca Efendi sözü çıkar bir daha çıkmazdı. Bunlar devletin olanakları ile öyle geliştirilip serpildiler ki dört bir yana kök salmakla kalmadılar yargıyı, polisi ve orduyu da ele geçirdiler.

Ve ülke 15 Temmuz 2016 tarihinde bir darbe girişimi yaşadı ki demeyin gitsin. Darbe miydi yoksa bütün iplerin Erdoğan’ın elinde toplanması için ele geçmez bir fırsat yaratmak mıydı olayların izini sürdükçe gerçekleri görmeye başladık. Hele de AKP ve sarayın sivil darbe girişimi ile sonuçlanması sonrasında olup bitenlere baktığımız zaman Hanya’yı da Konya’yı da görmüş olduk. Elbet olanlar bu kadar değil. Siyaset ayağında kimselere dokunulmadı. Fetöcü zengin işadamları bastılar parayı birer ikişer yakayı kurtardılar ve sayısız şirket AKP’lilerin ileri gelenlerinin ellerine geçti.

Uzatmayalım, bütün bunlar olurken her ne hikmetse ya da ne bileyim Erdoğan’a ve partisine karşı ne boyun eğrilikleri varsa Vatan Partisi’nin gerçekleri bir tek onlar göremediler ve Erdoğan ve AKP’nin Fetöcülükle mücadele ettiğine karar verip alkışa durdular.

Sonra bu kadar da değil. Vatan Partililer bir de Recep Tayyip Erdoğan’dan Amerikan ve emperyalizm karşıtı bir kimlik ve kişilik yaratmaya kalktılar ki gerçekten evlere şenlik. Oysa şu kısa tarih diliminde dünya alem Erdoğan’ın ABD karşıtlığının da emperyalizm karşıtlığının da ne olduğunu gördü ama niyeyse bu gerçeği bir tek Perinçekgiller göremediler. Bu yüzden de öylesine zordalar ki partililerine bu politikalarını anlatmak için göbekleri çatlıyor. Sıradan yurttaşlar bile ülkede nasıl bir hukuk olduğunu gördüğü halde bunlar ülkemizde “Hukuk altın çağını yaşıyor” diyecek kadar gerçeklerin dışında yaşayabiliyorlar.

Biliyorsunuz İstanbul’da 23 Haziran’da Belediye Başkanı seçimleri var. Dolayısı ile Mustafa İlker Yücel’de belediye başkan adayı. 31 Mart 2019 tarihinde İstanbul’da aldıkları oy belli olmasına karşın yeniden seçimlere girip Ekrem İmamoğlu’nun alacağı oyları alarak Binali Yıldırım’ın önünü temizleme çabası içindeler. Yukarıda da söylediğim gibi artık AKP ve Erdoğan’a ne boyun eğrilikleri varsa zaman zaman AKP’yi de sollayan belden aşağı vuruşlar yaparak politikalarını İmamoğlu’nun seçimleri yitirmesi üzerine kurmuşlar.

Ekrem İmamoğlu’na karşı AKP’liler harekete geçmişler ve İmamoğlu ve Karadenizlilerin ne Rum ve Yunan ne de Pontus olduğunu bırakmamışlar. Dün de Nurettin Canikli aynı şekilde davranarak İmamoğlu’nun bir proje adamı olarak yetiştirildiğini söyledi. Öteden beri Vatan Partisi’nin söyledikleriyle öyle bir örtüşüyor ki şu AKP’lilerin politikaları, insan ister istemez bu partinin varlık nedenini sorgulamadan edemiyor. Hem 7 Haziran sayısında Aydınlık gazetesinin attığı başlığa bakın bir. Mustafa İlker Yücel’e göre Ekrem İmamoğlu Washington Post’a yazdığı bir yazıda PKK ve Fetö’yü kurtarma sözü vermişmiş. Bu yüzden de İlker Yücel tepki göstermişmiş.

Aslına bakarsanız, Vatan Partisi’nin bugüne kadar birbirini tutmayan politikalarına bakıp bu olup bitenlere gülüp geçmek gerekir fakat bir gerçeğe de işaret etmeden bunların yaptıkları es geçilemez. Dinci, gerici ve faşist küçük burjuva yapıların tümünün sıkıştıkları yerde başvuracakları politika etnisite politikalarıdır. AKP ve MHP’nin kuyruğuna takılan Vatan Partisi de tam da böyle bir politika yapmakta, ülkemizde farklı etnik kökenden olan yurttaşlarımızı hedef gösteren bir politika izlemektedir. Bu ırkçı ve halk düşmanı politikaları yürütenlerin yeryüzünde kaçıncı kez gerçek yüzleri ortaya çıksa da yine de bu politikalardan vazgeçmiyor oluşları sınıf mücadelesi üzerinden politikayı başat sayan bizler için kuşkusuz öğretici bir yanı da vardır.

Hani göreceksiniz; Vatan Partisi’nin yürüttüğü bu politika parti içinden de muhalefetle karşılaşmaktadır. Bu yüzden 31 Mart 2019 tarihinde alınan oyları bile almaları olası değildir. Dolayısı ile belirtmek isterim ki hizmet ettikleri AKP ve MHP ortaklığına yeterince hizmet veremedikleri için üzülecekler, bu kez de yeni bir kılıf uydurmak için Alicengiz oyununa devam edeceklerdir.

Bakın, bakın Mustafa İlker Yücel Washington Post’a seslenmiş ve ne demiş: “Burnunuzu Türkiye’ye sokmaktan vazgeçin! Türkiye önümüzdeki dönem Atatürk programıyla şahlanacak ve Washington Post da bunun haberini yapmak zorunda kalacak.” Ey İlker Yücel; Atatürk programının uygulayıcısı kim olacak siz bu işin neresinde olacaksınız acaba? Varsa bu konuda sözünüz hepsi hepsi Aydınlık gazetesinin ön sayfasında yer almasına patlar. Ne yitirirsiniz ki çıkın açıklayın! Sonra lütfetmiş ve AKP’nin de CHP’nin de çözümü temsil etmediğini söylemiş.

Yani; yanisi çözüm kendileriymiş.

Güler misin, ağlar mısın yoksa herkese akıl lazım çekip Vatan Partilileri de akıl almaya mı çağırırsın bilemedim.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA