turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ARTIK TAŞTIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 HAZİRAN 2019

Bildiğiniz gibi kuş uçsa haberi olan, rüzgârın sesini dinleyip nem kapan, kendisine aşırı bir şekilde güvenip her yurttaşı tehdit edip susturmaya kalkan bir İçişleri Bakanı Süleyman Soylu var. Bu kişi ile ilgili gelmişi geçmişi karıştıracak değiliz. Çünkü ülkemiz insanları, ülke büyüklerinin ağzından duydukları neyse ona göre kendilerine bir yol seçiyorlar. Bu yüzden de muhterem bakanın halini; dün dündür, bugün bugündür diyerek atlayıp geçelim.

Ekrem İmamoğlu memleketi Trabzon’a gider de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gidemez mi? Gider tabi. Baktı İmamoğlu bir Karadeniz fırtınası estirmeye başlamış, o da ne yapsın, bu fırtınayı durdurmak gerekir diyerek varıp durmuş rüzgârın önüne. Zaten öteden beri İçişleri Bakanı’nın görevi bunlar mıdır diye geceleri tıpkı bizler gibi uykusu kaçan bir yurttaş da fırsat fırsattır deyip Karadeniz yöntemiyle bakana derdini anlatmak istemiş ve “Akıllı ol!” deyivermiş. Sayın Bakan kendisine hemen oracıkta; “Artistlik yapma” diye yanıt vermişse de hızını alamamış ve emrinde polisiydi, istihbaratçısıydı artık kim varsa bulun çıkarın bu adamı bana diyerek basmış emri.

Emri basmış basmasına da yurttaşın kendisine; “akıl ol” demesi öyle koymuş ki başlamış bilgi ve belge gelmeden arka arkaya açıklamalar yapmaya. Sonra efendim adamın ne DHKP-C’liği kalmış ne de bilumum terör örgütü üyesi oluşu. Yani sizin anlayacağınız bir bakan işi gücü bırakmış her yerde rastlayacağımız sizin bizim gibi bir yurttaşı bitirmek için olmadık şeylere girişmiş.

Bize göre işin kötüsü nedir biliyor musunuz; yukarıdan böyle bir baskı geldiğinde bazı kimselerin aman ne olur ne olmaz ucu bize de bulaşır düşüncesiyle ülkemde hiç değil biraz demokrasi olsun diye düşünen yurttaşların yapyalnız bırakılıp aslanların parçalamasına göz yumulması. Örneğin Trabzon CHP İl Başkanı Güzide Hanım bu kişiyi tanımadıklarını söylemiş. Bence tanımıyor olması kabahatte, haydi diyelim tanımıyor, niye o saatten sonra kim acaba bu kişi diye araştırıp sahip çıkmıyor doğrusu anlamış değiliz. Olmaz be kardeşim olmaz. Sizler madem hak, hukuk, adalet için mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz niye acaba bu olay karşısında ilk geri çekilip pusan sesini kesen siz oluyorsunuz gerçekten anlaşılması zor bir durum. Bölgedeki tüm ilericilere, demokratlara, devrimcilere ve sosyalistlere sesleniyorum hiçbiriniz mi tanımıyorsunuz bu yurttaşı? Evet, niye sahip çıkmıyorsunuz niye?

Birileri çıkacak, gözümüzün önünde “akıllı ol” dediği için birileri tarafından dersi verilmeye kalkılacak sizler de bir kenara çekilip susacaksınız öyle mi?

Türkiye, muhalefet partileri ve de iktidar önce şu soruya bir yanıt vermeli bence. Bizler bilmiyor muyduk seçim zamanı gelince bazı hassas olduğu düşünülen bakanlıkların bakanlarının değiştiğini? Bu anlayış ne zaman ve kim tarafından değiştirildi? Madem değiştirildi bizler nasıl oldu da bu oldubittiler karşısında tıpkı Trabzonlu kardeşimize reva görülmek istenen olayda sustuğumuz gibi niye sustuk? En önemli bakanlıklardan biri olan İçişleri Bakanı işi gücü bırakır da birilerinin seçim kazanması için devletin uçağı, helikopteri, polisi, güvenlikçisiyle yollara düşerse olmadı baktı bakanın partisine karşı olanlar var onların soluğunu kesmek için her yola başvurursa, İmamoğlu olayında olduğu gibi yok sen Koç Holding’in uçağı ile gitmişsin, biz onları zaten Gezi gösterilerinden biliyoruz der ve VİP’te İmamoğlu’na çekilen muamele karşısında İmamoğlu’na karalama kampanyası başlatırsa söyler misiniz bu bakana akılı ol denmez de ne denir?

Kardeşim herkesin canına tak etti. Artık taştık görmüyor musunuz taştık.

Bildiğiniz gibi İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı idi. Sizde Sayın Süleyman Soylu İçişleri Bakanı, bakanlığınız döneminde Beylikdüzü Belediyesi’nde araştırma yaptırmadınız mı? Gönderdiğiniz onca müfettiş içinde AKP’liler bile varken bir şey buldular mı? Bulamadılar. Şimdi ne oldu da yeniden Beylikdüzü Belediyesi’nde yeni bir araştırma başlattınız? Seçimi öyle de almak böyle de almak için başvurduğunuz bu yolu tercih etmiş bir bakan konumundaysanız, hiç kusura bakmayacaksınız bende sade bir yurttaş olarak da hem de sosyalist bir partinin Genel Başkanı olarak da size YETER ARTIK derim. Demenin ötesinde hiç bilmediğiniz, kapısından bile geçip öğrenme zahmetinde bulunmadığınız savunduğunuz düzenin yani burjuva düzeninin demokrasisi nasıl bir şeymiş öğren de gel demekten de çekinmem. Hani sizler var ya burjuva demokrasisine bile inanmıyorsunuz. Bu yüzden ülkemizde burjuva demokrasisinin kırıntısını bile bırakmış değilsiniz. Bu yüzdendir ki herkesi tehdit etmek İçişleri Bakanı’nın işi midir ki bu görevi üstlenmiş gibi davranıyorsunuz. Madem davranıyorsunuz, siyaseten eleştirilere de katlanacaksınız o zaman. Çünkü biz böyle bir anlayışın sahibine faşist deriz faşist.

Yurttaş her şeyi iciğine cıcığına bilmek zorunda değildir. Yurttaş devleti en azından hakem gibi düşünür. Sizlere bakıyor devlet sizsiniz, çünkü memlekette her şey sizden soruluyor. Bu yüzden yurttaş; kanuna da uyulmasını devlet savunur, yurttaşlar arasında adaleti de devlet sağlar diye düşünür. Eee peki, sizlerin yaptıklarına ne demeli?

Vallahi onu bunu bilmem ama bizler zaten sizlerin içini dışını iyi bildiğimiz için sorun yok sizi anlamakta zorluk çekmedik, çekmiyoruz da. Şimdi bu gerçeği yurttaşlarda geç de olsa anlamaya başladı. O zaman ne yapacaksınız? Ya bu işi yürütemediğiniz için demokratik bir şekilde çekip gideceksiniz ya da demokratik bir şekilde çekip gideceksiniz.

Yurttaşın biraz sinir katsayısı artmış ve size; “akıllı ol” demiş. Ne var ki bunda Sayın Bakan ne var ki?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA