turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YIRTILAN HALKIN YAKASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 HAZİRAN 2019

17 yıldır AKP ve saray iktidarı halkın sırtına binmiş, iktidar olmanın keyfini sürüyor. Bazıları bu kadar kısa süre içinde öyle servet biriktirmişler ki kim bu rakamları görse dudakları uçuklar. Örneğin; bir sürü defter karıştırmaya gerek yok. Salt Binali Yıldırım’ın bile İDO Genel Müdürü olarak işe başlaması daha sonra Ulaştırma ve Denizcilik Bakanı olarak görevini sürdürdüğü dönemlerde servetini nasıl katladığını bile bir araştırsak gerçeği bulmamız olası. Hani diyordu ya “Ulaşım benim işim” işte tam da onun işinin ne olduğuna dair ipuçları veren bir sürü bilgiye ulaşmak olasıdır. Daha benzer pek çok örnekle diyeceklerimizi çoğaltmamız olasıdır ama sözün özü de şudur. Ağlak Bülent Arınç’ın dediği gibi Allah vermiştir de vermiştir bunlara. Bir başka deyişle bunlar Allah’ı bile suçlarına ortak etmişlerdir.

Ülke bu vurguncuların ağırlığını çeke çeke, sırtında taşıya taşıya gelip bugünlere dayanmıştır. Bununla birlikte bu vurguncu takımı kendilerine öyle inanmış öyle inanmışlardır ki ne yapsalar ne etseler halkın peşlerinden geleceği konusunda küçücük bir kuşkuları olmamıştır. Her fırsatta yurttaşlara hakaret etmekten ve aşağılamaktan bir an bile geri durmamış, olmadı haddini de bildirerek kendilerine muhalefet eden herkesin ensesinde boza pişirmekten çekinmemişlerdir. Düzmece nedenlere dayanarak kendilerine bağladıkları yargı aracılığı ile de ortalığa öyle bir korku salmışlardır ki bu saatten sonra kimsenin kılını bile kıpırdatamayacağına isimleri gibi inanarak suçlarını katlayarak işlemeye devam etmişlerdir.

Sonra efendim halkın iradesi diye diye canımıza okumaları tersine dönmüş, bu kez de halk iradesini başkaları yönünde kullanmış ülkenin en büyük kentlerinde iktidarları birden ellerinden kayıvermiştir. İstanbul’u yitiren Türkiye’yi de yitirir diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği olmuş Ekrem İmamoğlu İstanbul’u kazandığı halde YSK aracılığı ile İstanbul geri alınmak istenmişse de sökmemiş, bu kez Cumhur iktidarı 59 kat fark yiyerek İstanbul’u bir kez daha yitirmiştir. Büyük kentlerin ellerinden gittiğini gören tek kişilik irade bu kez de yasal olmayan yöntemlerle belediye başkanlarının yetkilerini tırpanlamak istemiş Ticaret Bakanlığı eliyle buna da cüret ederek adımlar yeni atmıştır. Yani sizin anlayacağınız AKP ve saray iktidarı 59 kat fark yediği İstanbul’da iptal ettirilmeyen belediye meclisi çoğunluğu eliyle işlerini bir kez daha tıkır tıkır götürmek ve CHP’li belediye başkanlarının önünü kesmek için halka hizmetin önünü tıkamaya ve vurgunlarına devam etmeye kalkışmıştır. Böylece sanmaktadır ki kendisinin dışındaki belediyeler görevlerini yapamaz duruma düşürülür ve önümüzdeki seçimlere kadar kör topal iktidarı götürürlerse seçimleri alabiliriz.
Bu ne büyük aymazlıktır ki Devlet Bahçeli denilen sözünün önü arkası belli olmayan kişi, kendisinin de sonunun geldiğini gördüğü için İstanbul Belediye Başkanlığına Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesini isabetsiz bir seçim olarak nitelemiş ve Recep Tayyip Erdoğan’dan da daha Erdoğancı olarak sahnedeki yerini olur olmaz her fırsatta alarak tehdit savurucu başı gibi tehditler savurmaya başlamıştır.

Oysa halkımızın gerçeği ile bu beylerin gerçeğinin örtüşmediği her adımda kitlelerin bilincine kazınmaktadır. Savurganlık ve işbilmezliğin sonunda ekonominin gelip buralara dayanacağı belli belli besbelliyken aynı yolda sürdürülen ısrarla kriz değil çözülmek daha da derinleşerek artmaktadır. Bu yüzden de elde ne kadar fabrika ve kurum kuruluş ne varsa satıp savuran iktidarın üretim yolu da tıkandığı için dışalıma hız verilmiş, paramızın değeri düşmüş, faizler önlenemez bir yüzde de seyretmeye başlamıştır. Dolayısı ile bu çarkın hepten durması söz konusudur. Bu yüzden de başka çözüm yollarını hiç aklından geçirmeyen iktidar; zam üstüne zam bindirerek işin içinde çıkacağını ya da böyle idare edip gideceğini düşünmektedir. Ancak yapılan zamlar, işsizlik kitlelerin kazançları düşünüldüğünde kitlelerin ne duruma düşürülmüş olduğu da bütün çıplaklığı ile görülürken adeta al sana zam, al sana zam denilerek bir kez daha halkın yakası yırtılmak istenmiştir. Elbette bu yola başvurmanın da kesinlikle iktidar için bir faturası olacaktır.

Göreceksiniz; çaya, şekere, akaryakıta zam üstüne zam bindirenler daha da bindirerek halk katında güvenirliklerini iyice yitireceklerdir. Bundan böyle halka cart curt çeken bakanlarla, sorun çözmek değil sorun yaratan sorumlularla iktidar çarkını döndürecek sihirbaz daha anasından doğmadığına göre Cumhur İttifakı da seçim olmasa bile halkın direnci ile karşılaşacak, zaten parçalanma aşamasına gelip dayanmış olan parti ileri gelenlerini bile zincirle bağlasa saflarında tutamayacaklardır. Devlet Bahçeli’nin MHP’si zaten çoktandır öyle büyük erime yaşamaktadır ki ya Bahçeli soluksuz kalıp yere yığılacak ya da hem partisi hem de Bahçeli yere yığılıp işleri bitecektir.
Demek siz, her ne olursa olsun iktidarınızı sürdüreceğinizi düşünüyorsunuz öyle mi?

Madem öyle siz yolunuza devam edin, halkın anasını ağlatın, yalanınızın bini bir para olsun, tehditleriniz hiç ağızlarınızdan düşmesin. O zaman da arkanızdan nasıl teneke çalına çalına gönderileceğinizi bizler de görelim, sizler de dibine kadar yaşayın…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA