turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


2 TEMMUZ 1993’TEN, 2 TEMMUZ 2019’A

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 TEMMUZ 2019

2 Temmuz katliamının üzerinden tamı tamına 26 yıl geçip gitti.
Sözüm ona bazı kimseler tutuklanıp yargı önüne çıkarıldılar. Bu kırım olayı öyle bir değerlendirildi ki sanki çok olağanmış gibi devlet katında muamele gördü. Yargıydı, şuydu, buydu derken ele geçirilmiş katillerin davası bile zaman aşımına uğratılıp dosyaları tozlu rafların arasına kaldırıldı. Bu kıyımın arkasında yer alanların ise kılına bile dokunulmadı. Böylesine bir kalkışma devlet eliyle yunulup, yıkanılıp önümüze konuldu ve ülke üstünde karanlık bir ses yükseldi.

TEMİZ!

Yakınlarını yitirenlerin yürekleri yandı. Her 2 Temmuz’da yürüyüşlere gösterilere katıldılar. O kardeşlerim, 26 yıldır için için ağlayıp çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin duvarda resimlerine bakıp yaralarını tazelediler. 26 yıldır katledilenlerin yakınları ve duyarlı her yurttaş mitinglere katılıp işlenen insanlık suçunu hep birlikte protesto ettiler. Giderek katılımlar azaldı, yakınlarının olmasa bile öteki pek çok insanın yaraları kabuk bağlayıp kapandı. Bir önemli noktada artık bu protesto ve anmalarla bir yere varılamadığı görüldüğü için mitinge katılanların sayısında düşmeler olmaya başladı.

Oysa yaşananların ne kadar önemli olduğunun gerçekten de ayırdına varılabilmiş olsaydı demokratından devrimcisine, solcusundan komünistine kadar bu yaşanan olaydan çok büyük dersler çıkartılır, dinci, gerici, karşıdevrimci güçlerin yolları açılmaz iktidara tırmanmalarına izin verilmezdi. Demokrasi güçleri biraraya gelemediklerinden, bir kısım insanlarda bize bir şey olmaz düşüncesinde oldukları için o gün Sivas sokaklarında ve caddelerinde çın çın çınlayan, “ya Allah bismillah Allahü ekber” çekenler bugün iktidar koltuklarına tırmanamazlar, bir kanser hücresi gibi toplumu sarıp hastalandırmazlardı.

Aziz Nesin’i her dinlediğimde onun sesine kulak vermeyenlere kızgınlığım arttı.

Metin Altıok’un, Behçet Aysan’ın, Uğur Kaynar’ın şiirlerini okurken halk düşmanlarına hak ettikleri dersi veremediğimiz için içim yandı, öfke tufanına tutuldum. Asım Bezirci bizim için neler araştırdı neler yazdı düşünürüm de dağlara vurmak isterim kendimi. Nesimi Çimen’in ve Hasret Gültekin’in, Muhlis Akarsu’nun türküleriyle ölümlere gidip gelirim. Önce saçlarım sonra bütün gövdem tutuşur da çok kolay ölmem. Hep çocuk kalacak olan Koray Kaya’yla birlikte sesimi yitirir gibi olurum da o gün bugündür çocuk sesleri dinlerim uğrun uğrun parklarda, sokaklarda.

Asaf Koçak olsaydı, canı uçup gitmeseydi o kıyımda, çizdiklerine bakar bakar umutlanır, dalgaya alırdım dünyanın bütün komik diktatörlerini. Erdal Ayrancı yaşasaydı ne filmler yönecek ve bizler ne çok beğenecektik onu kimbilir?

Sonra ilk gençlik yıllarına adım atan güzel canlarımız , “ya Allah bismillah Allahü ekber” naraları ile yakıldılar ya ne zaman bu bağırtıyı duysam yakıp yıkmak geçer içimden. Kimseyi affetmek istemem, tüy kadar bile olsun bu katliamda payı olan gözü dönmüşlerle aynı kenlerde, aynı caddelerde, aynı sokaklarda, aynı mavi göğün altında dolaştığımızı düşünürüm de içim bulanır.

O kıyımda; yaşamını yitirenlere bakarsanız ne yapsak borcumuzu ödeyemeyiz onlara. Yaralananlara da tabi. Yetmez o korkuyu yaşayan herkese ama herkese borcumuz var bizim. Bu yüzden hepsiyle kardeşiz, hepsiyle birlikte atar yüreğimiz.

Aslında en çok da neye yanarım biliyor musunuz, bu halk düşmanlarının elinden iktidarı söke söke alamadığımıza. Onların iktidar koltuklarında oturduklarını düşündükçe saçımı, başımı yolmak gelir içimden.

Biliyorum, bu yazımı okurken ne çok kızdığımı düşünüyorsunuz, Evet, doğru kızıyorum, daha çok da isyan ediyorum isyan!

26 yıl sonra yaşamını yitirenlerin ismini bir kez daha yineleyerek ne onları unutalım ne de bize ve bizim canlarımıza yapılanları.

Evet, aşağıda isimlerini yazdıklarım şimdi aramızda değiller. Ama birilerine inat daha ne çok canlar onların yerini alacaklar ve ne çok korku salacaklar halk düşmanlarının yüreğine biliyor musunuz. Bende bunun için onların ismini bir kez daha yazıyorum işte. Ne demiş Aşık İhsani:

Korkuyorlar korkacaklar korksunlar
Geliyoruz geleceğiz yakındır
Kim nerede ne suç işliyor hepsini
Biliyoruz bileceğiz yakındır

Muhibe Akarsu (35 yaşında, misafir),
Gülender Akça (25 yaşında, sanatçı),
Ahmet Alan (22 yaşında, sanatçı),
Mehmet Atay (25 yaşında, gazeteci),
Sehergül Ateş (30 yaşında, sanatçı),
Belkıs Çakır (18 yaşında, sanatçı),
Serpil Canik (19 yaşında, sanatçı),
Muammer Çiçek (26 yaşında, aktör),
Carina Cuanna (23 yaşında, Hollandalı gazeteci),
Serkan Doğan (19 yaşında, sanatçı),
Murat Gündüz (22 yaşında, sanatçı),
Gülsüm Karababa (22 yaşında, sanatçı),
Menekşe Kaya (17 yaşında, sanatçı),
Handan Metin (20 yaşında, sanatçı),
Sait Metin (23 yaşında, sanatçı),
Huriye Özkan (22 yaşında, sanatçı),
Yeşim Özkan (20 yaşında, sanatçı),
Ahmet Özyurt (21 yaşında, sanatçı),
Nurcan Şahin (18 yaşında, sanatçı),
Özlem Şahin (17 yaşında, sanatçı),
Asuman Sivri (16 yaşında, sanatçı),
Yasemin Sivri (19 yaşında, sanatçı),
Edibe Sulari (40 yaşında, sanatçı),
İnci Türk (22 yaşında, sanatçı),
Kenan Yılmaz (21 yaşında, otel görevlisi),
Ahmet Öztürk (21 yaşında, otel görevlisi).

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA