turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SIRMA SAÇ BADEM GÖZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 TEMMUZ 2019

Hani derler ya, “kel ölür sırma saç olur, kör ölür badem göz olur” diye işte o hesap geçmişte ne kadar iç bulandıran dinci, gerici ve sosyalizm düşmanı varsa devlet katında bir başka rağbet görüyor niyeyse.

Gençleri dışında tutarak diyorum ki Mehmet Şevket Eygi denilen adamı, devrimci olupta hemen hemen bilmeyenimiz yoktur. Niye derseniz; bu kişi gazeteci miydi, bir softa mıydı, yoksa ABD ve NATO’nun komünizme karşı görevli kılıp görevlendirdiği gladyo görevlisi miydi diye sorar ve bu kişi hakkında benzer suçlamalarda bulunabiliriz. Bulunabiliriz, çünkü Eygi, geçmişte Bugün gazetesinin arşivlerine bakarsanız sosyalistlerle ilgili o kadar çok kışkırtıcı yazılar yazmıştır ki saymaya kalksanız içinden çıkamazsınız. Eygi bu haliyle elbette ki Komünizmle Mücadele Dernekleri’nde görev alanların içinde görevini en iyi yapanlardandı. Ki Eygi’nin kışkırtıcı yazılarından dolayı kimlerin yaşamı kararmıştır sayısı belli değildir. Ve hatta yaşamlarının baharında onun yüzünden yaşamlarını yitirenler bile olmuştur.

Bugünkü havuz medyası olarak adlandırdığımız gazeteler nasıl damgalı bilmem ne gibi ilk bakışta kendini ele veriyorsa Mehmet Şevket Eygi’nin gazetesi Bugün’de tıpkı aynı konumdaydı. O dönem incelendiğinde bu kesimlerin hangi karanlık güçler tarafından devşirilip desteklendiğini anlamakta gerçekten de zorlanmayız. ABD’nin komünizme karşı oluşturmak istediği Müslümanlardan oluşan ve adına “Yeşil Kuşak Projesi” denilen projenin ilk derlenen militanları arasındaydı Mehmet Şevket Eygi vardır. Bu yüzden de geçmişte üniversite gençliğimiz ve aydın öğretmenlerimiz hakkında kan dondurucu yazıların ilk onun kaleminden çıkan yazılar olduğunu biliyoruz. O dönemde benzer yazı yazanların içinde Tercüman Gazetesi’ne kapılanmış Ahmet Kabaklı, Kadircan Kaflı gibi kimselerle sola ve sosyalistlere karşı işlenen suçlarda denilebilir ki bunlar birbirleriyle yarışmışlardır. Bu yüzdendir ki Mehmet Şevket Eygi, Özel Harp Dairesi'nin 'komünizmle mücadele'de görevlendirdiği gerici bir yazar olmanın da ötesinde epey marifetli bir kişiliğe sahiptir.

Eygi’nin dün, Fatih Camisi’nde cenaze namazına Recep Tayyip Erdoğan ve daha başkaları katılmış ve de hakkında olumlama konuşmaları da yapmışlardır. Bütün bunlar bizi şaşırtmıyor. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan o dönemlerde öne çıkarılmaya çalışılan gençler arasında yer alan biriydi. Kuşku yok ki daha başkaları da aynı duygularla camiye Eygi’yi uğurlamaya koşmuşlardır. Bunların içinde başı çekenler hiç kuşkusuz ki çoğunlukla AKP’lilerdir. Sonra sırada başkaları da yerlerini almış ve orada gözükmenin derdine düşmüşlerdir niyeyse.

Ancak bir önemli noktanın altını çizmekte yarar var. Mehmet Şevket Eygi hatırı sayılır bir devlet adamı mıdır? Hayır! Ünü dünyaya yayılmış bir gazeteci ve yazar mıdır? Hayır! Ülkeye yararı dokunmuş, halkın içinden çıkmış birisi midir? O da değil. Öyleyse nasıl olmuştur da kendisi cenaze namazına katılmadığı halde kimliği, kişiliği bilinen ve Özel Harp Dairesi’nin ‘komünizme mücadele’de görevlendirdiği Eygi’nin cenazesine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çelenk göndermek gereği duymuştur? İşte bu konu üzerinde önemle durulması gereken bir husustur bence.

Bu memlekette, aman dincileri kızdırmayalım sonra halk bizi farklı değerlendirir sanısıyla bu tür davranışlara hemen her gün bir yenisinin eklendiğini göre göre bir hâl olduk.
Sayın Kılıçdaroğlu bu hesapları yapıyorsa eğer neden dinci, gerici ve faşist olan Eygi gibi kimseleri adeta iyi yaptın, helal olsun sana dercesine cenazesine çelenk gönderebiliyor? Kılıçdaroğlu; hak, adalet, eşitlik sözleri ederken Eygi gibilerin hak, adalet ve eşitlik anlayışı ile yaşamları boyunca bir ilişkilerinin olmadığını bilmiyor mu? Ya da Eygi’nin kışkırtmaları ile toplantıları basılan gençlerin, Türkiye İşçi Partililerin, TÖS’lü öğretmenlerin nasıl yok edilmek istendiğinin de mi kendisi üniversitedeyken hiç haberi olmadı? Yoksa bütün öğrencilik yaşamı okula git, okuldan dönle mi geçip gitti?

Erdoğan, Eygi hakkında övücü sözler ederken Eygi’nin estetiği ile ilgili sözler etmiş ve “Eygi estetikte çok farklıydı ve Müslüman'ın estetiğine çok dikkat etmesini özel sohbetlerimizde de ifade ederdi” demiş. Gerçekten Eygi estetiğe çok dikkat ederdi. Eğer ne kadar dikkat ettiğini anlamak istiyorsanız gidip arşivlerden bulun Bugün Gazetesi’ni orada estetiğe ne denli dikkat edilmiş görürsünüz. Ki bize göre onun estetiği Özel Harp Dairesi’nin estetiğiydi ki gladyocularda ne kadar estetik olursa onunki de oydu…

Bu yüzden Eygi’den bu ülkenin gençleri, aydınları, öğretmenleri, sanatçıları, işçileri ve emekçileri davacıydı, çünkü o bir dinci, gerici olmanın dışında aynı zamanda da bir emek düşmanıydı.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA