turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İKİ YÜZLÜLÜK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

26 TEMMUZ 2019

Çok değil bundan kısa bir süre önce Ankara’da belediye otobüslerinde dinci vakıf, tarikat, cemaat ve derneklerin ilanından geçilmezdi. Hatta öyle ki oturduğunuz yerden yapıştırılan afişler yüzünden dışarısını bile göremezdiniz. Şimdi görüyoruz ki büyük kirlilik yaratan ve her isteyenin gericiliğin propagandasını yaptığı bu afişler şimdi yok. Ortalık diyebiliriz ki tertemiz.

Ancak işlerin yine de bizim düşündüğümüz gibi uygulanmadığını hemen görmeniz olası. Hiç kimsenin halkın ne düşündüğünü ve ne istediğini bilmiyor olması bir yana, sanki halk çok istiyormuş gibi davranarak halk dalkavuğu postuyla ortada dolaşması gerçekten de insanın içini bulandırıyor. İnsanlar yaşamlarını sürdürmek için ölüm kalım savaşı veriyorlar ama birileri ille de insanlara cennet pazarlama peşinde. Öyle ya daha çocuk yaşta çocuklarımızın beynini yıkarsanız yarın onların nasıl bir birey olacaklarını bu zevatlar iyi biliyorlar. Bu yüzden de hiçbir zaman çocuklarımızın yüzüne ışık düşmesin, gelecekleri aydınlık olmasın çabası içindeler.

Dikkat edilince görülecektir ki bugünün Diyanet İşleri Başkanlığı tam olarak bir partinin siyasi arpalığı haline getirilmiştir. Hacısı, hocası, hafızı ve sözümona memuruyla birlikte 31 Mart seçimlerinde hemen hepsi sahada AKP militanı gibi çalışmalar yürütüp insanları AKP’ye oy vermeye ikna etmeye çalıştılar. Sonra da en muteber sandık başkanı olarak seçimlerde görev aldılar.

Neymiş efendim; Ankara Büyükşehir Belediyesi Aile Yaşam Merkezi’nde Diyanetin belirlediği kurs müfredatı çerçevesinde gençlere ve çocuklara Kuran kursları verilecekmiş. Üstelik de bu Kurslara gençler ve çocuklar çok istekliymişler.

İstekli olup olmadıkları bir yana bu tür kursların çocuklarımız üzerinde gelecekte giderilmesi olanaksız derin sorunlar yaratacağını bu kursların nasıl bir şey olduğunu bilen birisi olarak açıkça söylüyorum. Gerçekle gerçek olmayanı henüz ayırt edemeyecek yaşta olan çocuklarımıza anlatılan hurafeleri düşündükçe isyan edesim geliyor. Gerçekten de çocuklarımıza anlatılan ve de Müslümanlık olarak öğretilen çoğu şeylerin akıl sağlığına zarar verici şeyler olduğunu çocuklar üzerinde bir araştırma yapılsın hemen herkes görecektir. Bu yüzden de bu kursları kim ya da kimlerin vereceği konusunda bile onca kuşku varken anne ve babalarının başlarından atar gibi (dinlerini öğrensinler savıyla) çocuklarını buralara yollamaları bir değil bin kez düşünülmesi gereken bir durumken Ankara Büyükşehir Belediye’sinin de bu tür bir uygulamaya kapı aralaması işte ta başından söylediğimiz pis bir halk dalkavukluğundan öte bir şey değildir.

Dolayısı ile AKP iktidarının belediyelerde salt çalma çırpma ve hizmet götürmeme yanlışı yoktur. Bu iktidar aynı zamanda da dini siyasete alet ederek sosyal alanda da sayısız yıkımın sorumlusu ve suçlusudur. Bu yüzden de AKP belediyeciliğinin aynısını yinelemenin kazandıracağı bir şey yoktur.

Konuyla bağlantılı olarak bir konuya daha işaret etmemiz gerekir. Biliyorsunuz Kolejleri olan Prof. Ziya Selçuk Milli Eğitim Bakanı’dır. Sanki bir öğretim yılı çocuklarımız yorulmamışlar, dinlenmeleri gerekmiyormuş gibi Ziya Selçuk’ta aynı yolun yolcusu olarak bakanlığını yürütme çabasındadır. Kurslar ve dini bilgilerin verileceği gençlik kampları düzenlemeye kalkılmaktadır. Başarılı çocuklarımız bu kamplara bedava katılacaklarmış. Bu kamplarda da kimin nasıl vereceği ve neyi anlatacağı belli olmayan dini içerikli kurslar verilecekmiş.

Sözü dolandırmaya gerek yoktur. Sayın Ziya Selçuk kendi özel okullarında tıpkı halkın çocuklarına reva gördüğünün benzeri bir kamp düzenlemeye kalksın da görelim nasıl düzenleyecekse. Onlar için müşteri, bizim için geleceğimizi olan çocuklarımızın ailesi böyle bir şeye rıza gösterecekler mi? Böyle bir şeyi kendi kolejlerinde denesin deneyebilirse.

Hayatımda en nefret ettiğim kişilikler, kendi gelecekleri uğruna inanmadıklarını yapanlardır. Milli Eğitim Bakanı kendisi için birçoklarının aksine demiri dinci gericilikten yana bükmüş kişidir. Öyle ki her tarafı imam hatip okullarıyla doldurdukları az gelmiş, bir de normal okullar bile imam hatipleştirilmiştir. Okullarımızda tarikat ve cemaatlere alan açılmış, onların sanki çocuklarımıza öğretecek bir şeyleri varmış gibi davranılarak çağdışı eğitim anlayışına kapı sonuna kadar açılmıştır.

Sonuç olarak bugün eğitimde geldiğimiz durak herkesin bilgisi içindedir. Böyle bir durumda bile aymazlık yaparak ısrarla dinci gerici anlayışı eğitime taşımaya kalkanlara karşı açıktan bir mücadele yürütülmelidir. Birileri kalkıp halk böyle istiyor numarası yaparsa eğer bilelim ki o da iflah olmaz bir dalkavuktur.

Sonuçta insan biraz namuslu davranmalı ve halkın içine inerek halkın ne istediğini doğrudan kendisinden duymalıdır.

Tabi sıkıyorsa…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA