turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİLİNENLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 TEMMUZ 2019

Uzun değil kısa bir tarih diliminden sonra AKP, Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, küçük ortağı MHP ve Bahçeli silinenler arasında yer alacaklar göreceksiniz.

Son zamanlarda haritayı, pusulayı iyice şaşırmış olan bir Bahçeli ve onun partisi MHP’yi görüyoruz. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilere karşılık vermek için herkesten önce atlayan niyeyse Bahçeli oluyor.

Biliyorsunuz, CHP’nin Afyon/ Sandıklı’da 2 gün Belediye Başkanlarının katıldığı bir toplantısı oldu. Bu toplantıda Kılıçdaroğlu AKP ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hem ekonomi, hem politika, hem de dış politika ve hak ve özgürlüklerin kullanılması ile ilgili olarak eleştiriler yaptı. Bu eleştirilere pat diye ortaya atılıp birilerinin adına Bahçeli yanıt verdi. Verdiği yanıtları ve eleştirilerini dinlediğiniz zaman görüyorsunuz ki Bahçeli ve partisi MHP görülmemiş bir baskı olmalı ki kendisini bu türlü yanıtlar verme konusunda zorunlu sayıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun terör örgütleriyle birlikte olduğunu söyledikten sonra üstüne üstlük bir de kalkıp eğer onların esareti altındaysan bilelim elimizi uzatıp seni kurtaralım gibisinden saçma sapan şeyler söyledikten sonra kendisini dinleyenleri coşturmak için o bilinen vıcık vıcık yağa bandırılmış ağdalı sözlerini yineliyor ve “Beka soğandan da mı daha değersiz” diye soruyor. Sonra da patlıcandan girip hıyardan çıkarak, oradan da mermi fiyatlarına ve silahlara kadar gelerek sözüm ona ülkenin nasıl savunulması gerektiği yönünde o kısır aklıyla hem kendisini dinleyenlere hem de Türkiye halkına mesajlar vermiş oluyor.

Yani sizin anlayacağınız ekonominin ne olup olmadığını Bahçeli ve Bahçeli gibilerinin böylece hiç mi hiç bilmedikleri ortaya çıkıyor. Oysa Bahçeli de bilir ki eğer bir ülkenin ekonomisi bitikse ne yapılırsa yapılsın ortada ne beka kalır ne de ülkenin geleceğini tehdit eden emperyal güçler durdurulabilir. O küçümsediği soğan var ya soğan işte o soğan karşısında yine Bahçeli ve benzerleri ilk ellerini havaya kaldıran teslimiyetçiler olur. Bu yüzden Bahçeli’nin kendisinin de partisi MHP’nin de bu ülke ve ülke halkının gözünde zerre kadar olsun bir değeri kalmış değildir. Daha da önemlisi artık her nasıl bir çukurun içindeyse onu iyi bilemiyoruz, Bahçeli’nin bugünkü hali içine düşürüldüğü çukurun diyetini ödemekten ibarettir.

Biliyorum bazıları çıkar, bu söylediklerimi Kılıçdaroğlu’nun savunulması gibi görerek, bize; Kılıçdaroğlu’nun savunulması size mi düştü diyebilir. Bence bu bakış açısının ne anlama geldiğini yeterince kavramamış olanlar Bahçeli’nin söylemek istediklerinin altında yatanları çözemeyenlerdir. Çünkü Bahçeli bu sözlerin sahibi olarak; aç yatıp aç kalkan bu ülkenin bütün emekçilerine, onurlu devrimcilerine ve sosyalistlerine karşı ağır bir suç işlemektedir. Eğer bizler bu kafayı doğru değerlendirmez ve es geçersek bedelini kesin en ağır ödeyenlerin ilk içinde yer alanlar oluruz. Yoksa elbette CHP’nin bu sözlere yanıt verecek onca insanı vardır zaten yanıt veriyorlar da.

Şimdi oradan gelelim AKP teşkilat toplantısında Recep Tayyip Erdoğan’ın döktürdüğü incilere. Ne yapılması gerektiğini söyledi Erdoğan? Sonbahardan itibaren AKP’nin 7. Kongresini yapmak üzere teşkilat kongrelerinin yapılması gerektiğini. Daha epey zamanı olmasına karşın Erdoğan acaba hangi nedenden ötürü kongreyi erkene çekiyor acaba? Erken kongre yapıp ne sonuç elde edeceğini düşünmüş olmalı bizce?

Biliyorsunuz, AKP ve saray iktidarı artık işleri götüremiyor. Üstelik hızla parti tabanında erime yaşandığının da farkındalar. Geçmişte bu duruma çare için AKP’deki metal yorgunluğunun giderilmesi için kimi il başkanları ve belediye başkanları görevlerinden alındılar. Ne var ki durum değişmedi ve AKP’deki erime katlanarak arttı. Bu erime 31 Mart 2019 seçimlerinde ve 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimlerinde iyice su yüzüne çıktı. İstanbul’da 800 bin küsur oy farkı ile seçimi yitiren AKP Türkiye’de de bir benzerini yaşayacağını çok iyi bildiği için bir yandan erimeyi durdurmak bir yandan da AKP içinden çıkacak partilerin AKP tabanından alıp götürülecekleri engellemek için bu kez de erken kongre çare olarak düşünüldü. Fakat tıpkı metal yorgunluğu denilip görevden almalar nasıl dertlerine çare olmadıysa erken kongre kararı da dertlerine çare olmayacak, AKP’deki erime artarak devam edecektir. AKP’nin örgüt toplantısında Erdoğan’ın kızgın sözlerin de ötesine geçerek tehditler savurmasının asıl nedeni bu erimeyi ne yaparsa yapsın durduramayacak olmasıdır.

Bundan böyle AKP’nin seçim kazanması mümkünü olmadığı için AKP tarafından ya da Erdoğan tarafından seçimlerin erkene alınmasının da mümkünü yoktur. Eğer erken seçim olacaksa politikada yaşanan doğal seyirin birilerini zorunlu bırakmasıyla olacağı çok bellidir. Zira bu konuda muhalefette erken seçim istememektedir.

Asıl söylenmesi gerekenlere gelirsek; erken ya da daha sonra yapılacak bir seçime kadar Türkiye’de sorunlar daha da ağırlaşarak artacaktır. Ülke ayrıca daha ağır faşizan baskıların yaşandığı bir noktaya da gelebilir.

İşte bu yüzden Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak hazırlıklı olmalıyız ve solun ve sosyalistlerin gücünü mutlaka ama mutlaka önümüzdeki günlerde çok daha ağırlıklı olarak hissettirmeliyiz. Yani bize göre yarından başlayarak bir kez daha sol ve sosyalist solun işbirliği yapmaları gerektiği üzerinden de döne döne duruyoruz.

Dikkat buyurun örgütlerin birleşmesinden söz ettiğimiz yok...

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA