turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YÜZSÜZLÜĞÜN BÖYLESİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 AĞUSTOS 2019

Ülkemizde işsizlik başını almış gitmişken, çalışanlara ancak asgari ücret olan 2220 lira asgari ücret veriliyorken, emeklilerin önemli bir bölümü 1000 liranın bile altından maaşlar alırken, devlet katında üç-dört maaş birden alanların ismen açıklanmaya başlanması üzerine bu çevrelerden gerçekten de dudak uçuklatacak açıklamalar gelmeye başladı.

Biliyorsunuz; Cumhurbaşkanı Danışmanlarından Fahrettin Altun’un evine 4 maaş birden girdiği açıklamasının yapılması arkasından hem kendisinden hem de eşinden yavuz hırsız ev sahibini bastırır örneği açıklamalar geldi. Neymiş efendim; Fatmanur Altun Hanımefendi’ye göre kendisi ve kendisi gibi “kabiliyetli bireyler” eğer devlet katında değil de burjuva sistemi içinde uluslararası şirketlere hizmet verirselermiş bu maaşlardan çok daha fazlasını kazanırlarmış ama onlar yine de devlet katında çalışmayı seçmişler. Niyeymiş peki? Çünkü onlar devlete hizmet etmek istiyorlarmış.

Şimdi kendi söylediği sözleri aynen buraya alalım.

"Bugün Türkiye gibi ülkelerin yaşadığı siyasal çalkantıların kökeninde bu sistemi değiştirmek isteyenlerle, burjuva tipi devlet örgütlenmesinin devamı için çabalayanların kavgası yer almaktadır. Bağımlılık düzeni olarak adlandırılan bu yapı içinde eleştirilecek olanlar her zaman devlet görevlileri, milletvekilleri, onların maaşları vb. konular olmuş ve halkın gözünden kasıtlı olarak pek çok şey gizlenmiştir. Devlette “dolgun ücret” karşılığı çalıştığı iddia edilen kabiliyetli bireylerin, burjuvazinin yönettiği ulus ötesi şirketler gibi yapılarda aynı hizmetin karşılığında onlarca kat fazla gelir temin edebilecekken devlet hizmetine talip olarak büyük fedakarlık gösterdikleri kasıtlı olarak halkın gözünden kaçırılmaktadır. Yine eleştirilerle yıpratılmaya çalışılanların verdikleri kararlarla burjuvazinin çıkarlarına ölümcül zararlar verdikleri, milyarlarca dolara varan karlardan onları mahrum ederek halkın artı ürününün bu şirketlere peşkeş çekilmesini önledikleri hiçbir zaman konu edilmeyecektir. Buna karşılık geçtiğimiz yıl açıklanan Oxfam raporuna göre “dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin servetinin geri kalan yüzde 99’luk kesiminin servetine denk olduğu”, burjuvazinin devletleri dizayn ederek ve devletlerin içine yerleştirdiği işbirlikçileri yardımıyla hepimizin cebinden artı ürünümüzü ve emeğimizi çaldığı gibi küçük! ve önemsiz! bilgileri saklamasına göz yummamız beklenecektir.

Faiz kırbacı ile hepimizi korkunç çalışma şartlarına mahkum eden, emeklerimizi çalan, lobiler ve satın aldıkları işbirlikçiler vasıtasıyla aldırdıkları kararlarla, çalışmadan servetimize el koyan kesimleri konuşmak yerine risk altında, haftanın yedi günü ve yirmi dört saat esasına göre, aile, eğlence bilmeden çalışan, tatil yapmayı kendilerine yakıştıramayan devlet adamlarının toplumsal tabakalaşmadaki yerlerini, yediklerini, içtiklerini, giydiklerini çoğu zaman yalan yanlış haberlerle sorgulatmaya çalışanlar halkı düşünenler değildir. Kimsenin ismini bile duymadığı markaları kullanan, hayal bile edemeyeceği standartlarda yaşayan ağababaları için, daha önce defalarca yaptıkları gibi ellerini kirletmeden ülke, toprak ve zenginlik toplamaya çalışan işbirlikçilerdir.”

Şimdi bu açıklamayı okuyunca sanıyorsunuz ki bunu bir sosyalist yapmıştır. Oysa gerçekler bütün çıplaklığı ile ortada olup kimin kime hizmet ettiği çok açıkken ve de 17 yıllık AKP iktidarının gerek uluslararası gerekse işbirlikçi tekelci burjuvalara ve yeni türedilere hiçbir şey yapmaz aksine onların vurgunlarına vurgun katmalarını sağlarken acaba Fatmanur Altun uzayda mı yaşamaktadır da gerçeği tersyüz edip bir kez daha göz boyamaya soyunmuştur?

Hani yukarıda söylenenlerin bir teki bile doğru olsa tamam hak vereceğiz de ülkede yaşanan onca talanı, vurgunu, rantı, doğa katliamını, fabrikaların o burjuva denilere yerli ve yabancılara satılmasını önlemek için acaba ne yaptı Fatmanur Altun dersiniz? Nerelerde bunlar gecelerini gündüzlerine katarak ve de hiç tatil yapmadan çalışıyorlardı bilmek hakkımız değil midir?

Gerçekler öyle burjuva murjuva ya da ne bileyim; “dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin servetinin geri kalan yüzde 99’luk kesiminin servetine denk olduğu” vb. diyerek neyi nasıl gizleyebilir ki bu Hanımefendi? Ha evet, şu Kazdağları’ndaki altın arama sahasını öyle ya Kanadalılara ben ihale edip ben bu ülkenin zenginliklerini talan ettiriyor ben doğayı yok ettiriyorum. Sizlerse öyle fedakarca çalışıyorsunuz ki bizler bu fedakarlığınızı görmüyor, nankörlük ediyoruz, öyle mi?

Tamam, anlaşıldı. Bir tantana, bir şaşa ve bir debdebe içinde yaşıyorsunuz ve de o burjuva dediklerinize ve uluslararası şirketlere hizmet ediyorsunuz belli belli besbelli de bir de kalkmış sanki sistemle mücadele ediyor havanız yok mu insanı çok güldürüyorsunuz çok…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA