turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


FAŞİZM NEYSE?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 AĞUSTOS 2019

Öncelikle söylemek isteriz ki güvenlik görevlileri iktidarın sopası değildir.

Eğer güvenlik görevlileri yasaların emrettiği çerçevede görevlerini yapmazlar ve iktidar kendilerine nasıl emir veriyorlarsa öyle davranırlarsa bu işin sonu gelmez. Ülke içinde makasın ağzı iyice açılır ve kardeş kardeşe düşman hale gelir. Hoş zaten ülkemizde özellikle polis teşkilatına alınan insanların dünden bugüne ezici çoğunluğu iktidarın göreve almak istediği kimseler olmasına çok da şaşırmış olmamakla birlikte bu durum AKP iktidarı ile birlikte dipten doruğa değiştirildi ve sadece ve sadece iktidar yanlıları göreve alınır oldu. Sizler sanmayın ki bu denli hukuksuzluk salt emniyet güçlerinde yaşanmaktadır? Hemen tüm devlet kadrolarına alınanların durumu budur. Geçmişte KPSS sınav soruları çalınır ona göre Fethullahçılar başta olmak üzere iktidar yanlıları sınavı kazanır ve en stratejik yerlere kendi adamlarını yerleştirirlerdi bugün ise sınav sorularının çalınmasına bile gerek yok. 90-100 arasında puan alanlar bile şakır şakır mülakatta elenmekte, yerlerini AKP örgütlerinden referans getirilenler alınmaktadırlar. Durum polis teşkilatında çok daha ince elenip sık dokunulmakta iktidar için hukuk mukuk tanımayanlar iktidarın gözdesi olarak görev kapabilmektedirler.

Bir kez şunu içselleştirelim. Her yurttaş tek başına ya da birçok kimse ile örgütsüz ya da örgütlü olarak yürüyüş, basın açıklaması, miting, toplantı gibi eylemler yapma hakkına sahip midir değil midir? Sahipse nasıl olmaktadır da polis; Van’da kaçıp bir çayevine sığınan göstericiye akıl almaz bir anlayışla meydan dayağı atıp öldüresiye dövebilmektedir? Yurttaşlara bu şekilde davranılması kim ya da kimlerin emriyle yerine getirilmekte, hukuk tanımazlığın bu denli alenice işlenmesi cüretine bu polisleri itenler ve arkasında duranlar kimlerdir? Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz böyle bir dayağın sonucunda yaşamını yitirmemiş midir? Aynı şekilde Van’da dayak yiyen yurttaşımız da yaşamını yitirseydi acaba kimvurduya mı gidecekti?

Bugün iktidar ve iktidara payanda olan küçük yandaşların açıklamalarına baktığınız zaman en az sözü geçen belediyelerde görevden alınıp yerlerine kayyum atanması ne kadar hukuk tanımazlıksa kayyum atanmasını savunmak ve de yurttaşlara karşı girişilen şiddet eyleminin arkasında durmak da o kadar tehlikeli ve vahimdir.

Ona buna sataşmaktan, ortalığı kıran yerine çevirecek sözler etmenin dışında hiçbir özelliği olmayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bulunduğu yeri de dikkate aldığımızda yaptığı bütün açıklamalar iç savaşı körükleyecek niteliktedir ki bu düşmanca tutuma izin veriliyor olması anlaşılacak gibi değildir. Gerçi Doğu Perinçek’in de Bahçeli’den kalır bir yanı yoktur. Her ikisi de milliyetçi ve şoven düşüncelere bulaşmış olan tabanın peşinde politikacılardır o kadar.

Gerek iktidar sözcüleri gerekse Bahçeli ve benzerleri CHP’nin olağan hukuk kuralları çerçevesi içinde en sıradan açıklamalarını bile kışkırtıcı bir şekilde görmeleri ve ağızlarına gelen her şeyi söylemeleri bu çevrelerin işi nereye vardırdıklarını göstermesi bakımından öğreticidir. Ancak bu tür kışkırtıcılık yaratıp ortamı kıran ortamına çekmeye çalışmanın da ne anlama geldiğini doğru okumak gerekir.

Biliyorsunuz, faşizm insanlık düşmanıdır. Faşizm emek düşmanıdır. Faşizm hak ve özgürlük düşmanıdır. Faşizm umudun düşmanıdır. Faşizm kardeşliğin düşmanıdır. Faşizm aklınıza iyiden ve güzelden yana ne varsa hepsinin ama hepsinin düşmanıdır. Bu yüzden de ülkemizde dinci, gerici ve faşist unsurlar her adımda bu suçu rahat rahat işler hale gelmişlerse bunlara da dur demek insanlığımızın boyun borcudur.

Yandaş gazeteler davul-zurna ülke güllük gülistanlık gibi davranırken ülkemizde yaşananlar içler acısıdır. Akit Gazetesi’nin bugünkü sayısının başlığı çok ama çok öğreticidir. Neymiş efendim; geçmişte Recep Tayyip Erdoğan şiir okuduğu için zindana atılmış. Çok ilginç! Kısa bir hapislik dönemi olan Erdoğan’ın değil zindan nasıl bir hapislik dönemi geçirdiğini iyi biliyoruz da biz yine de insanların şiir okudukları için içeri atılmalarını istemeyiz. Akitçilerin kulakları sağır, gözleri ise kör anladığımız kadarı ile. Bugün kaç insan düşüncelerinden ve gazeteci oldukları için içerdeler biliyorlar mı acaba? Geçmişi yerenler bugün seçilmişlere karşı nasıl bir zorbalık göstererek görevden alıp kayyumlar atıyorlar görmüyorlar mı?

Van, Diyarbakır ve Mardin’den sonra şimdi de sıra Kars’a mı geldi? Nerede duracaksınız siz beyler, paşalar, muktedirler?

Bizler bu duruma faşizm diyoruz faşizm!

Sizler başka bir şey söylüyorsanız;

FAŞİZM NEYSE buyurun açıklayın o zaman!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA