turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YAŞANAN NE İKTİDAR NE YAPIYOR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 AĞUSTOS 2019

Biz kendimizi bildik bileli sağcı, dinci, gerici ve faşist iktidarlar halkımızın gözüne kül üfürmeye devam ediyor. İşçilerin, emekçilerin, köylülerin özetle tüm halkımızın sorunlarını çözememişler ama geceli gündüzlü milyonlara vatan-millet-Sakarya nutukları çekip durmuşlar.

Şu dağlarımıza bakın bir, her yere maden ruhsatı verilmiş ormanlarımız kesiliyor, yabancı ve işbirlikçi sermaye güçlerine varımız, yoğumuz peşkeş çekilmiş. Onlar da maden aramak bahanesi ile topraklarımızı, sularımızı, göllerimizi, havamızı zehirleyip duruyorlar. Verimli arazilerin bulunduğu yerlere santraller yapılıp adeta topraklarımız çölleştirilmek isteniyor. Direnen köylüler, çevreciler, sosyalistler özetle ülke sever kim varsa önceki gün Salihli’de olduğu gibi sopadan geçirilip gaza boğuluyorlar. Kazdağları onca uğraşa karşın kurtarılamıyor, talan bütün hızıyla devam ediyor.

Osmanlı olma ve emperyal heveslerle sırtları sıvazlanan AKP ve saray iktidarı Ortadoğu’da emperyalist ABD ve koalisyon güçlerinin sopası gibi kullanılıp ülkemizin başına açmadığı dert kalmıyor. Bu kafa yüzünden desteklenen İslami terör örgütleri ülkemizin başına bela olduğu gibi şimdi de AKP ve saray koruması altında olduğu için yaşanacak bir felaketin öngününe gelmemiz bakımında nelerle karşılaşacağız belirsiz.

Zamlar durdurulamıyor. Hemen her gün yapılan zamlar yüzünden halkımız ne yapacağını bilemez konuma düşürüldü. Ülke bu haldeyken Mardin Belediyesi’ne atanan kayyum aracılığı ile belediyenin kasasından hediye adı altında birilerine resmen 600 bin TL peşkeş çekilmiş. Ülkede burjuva anlamda bile demokratik ortam tamamen rafa kaldırılmış, yasa, anayasa ve kural tanımayan bir iktidarın yaptırımı altında halkın iradesi hiçe sayılıyor. Kendilerine yöneltilen hediye suçlamaları karşısında gıkları çıkmayanlar durmadan vatan-millet-Sakarya mavalı okuyorlar.

Neymiş efendim 948 yıl önce Malazgirt Meydan Savaşı olmuşmuşta, dinci gerici gazete Akit’in yazdığına göre şimdi Alparslan’ın torunları Malazgirt’telermiş. Bir yanda Cumhur ittifakını oluşturan AKP-MHP-BBP oradalarmış ama CHP-HDP ve İP’liler orada değillermiş. Yazmamışlar ama tüm diğer sol ve sosyalist yapılar da orada değillerdi elbette. Orada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüz binlere hitap etmiş.

Hitabını dinledik elbette. Ne yazık ki Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları eskiden olduğu gibi şimdi de kışkırtıcıydı, şimdi de içerde kargaşaya davetiye çıkaran sözlerdi ki dikkate bile alınmasına gerek yoktur. Suriye konusunda ettiği sözlere gelince; yine ayranı kabartıcı sözlerdi ancak bu bataklığa sürülmek istenen Türkiye nasıl bir bedelle karşı karşıyaydı işte bu hiç mi hiç yurttaşlara söylenmiyordu.

Değinmekte yarar var. 948 yıl önce başka başka saiklerle Malazgirt’te Alparslan ve Bizans İmparatoru Diyojen savaşmışlar. Sonra da kimilerine göre bu savaş Anadolu’nun kapısını Türklere açmış. Ne yazık ki hiç kimse niye Alparslan’ın arkasında 4000 kişilik bir ordu vardı, oysa o ordusunun büyük bir bölümünü Mısır’a niye göndermişti demiyor? Sonra efendim oradan buradan gelen uçbeylerinin katılımıyla bu sayı 50 bin olmuş. Yaşananlar yaşanmış, aradan asırlar geçmiş. Sonra bir de bakmışız ki Osmanlı’nın sayesinde ülkemiz yerini yurdunu yitirme noktasına gelmiş. Emperyalistler son vuruşu yapmak üzere harekete geçmişler ama onları Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyenler karşılayıp durdurmakla kalmamışlar 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’la birlikte söküp atmışlar.

Yani yok olmakla karşı karşıya kaldığımız son savaştır bu. Bu yüzden de ne kadar yaşamsal olduğu apaçık belliyken sizce niye Cumhur ittifakını oluşturan palavracılar niye Ahlat’talar acaba? Konuşulan yere bir otağ yapılıp oteller dikilecekmiş. Recep Tayyip Erdoğan öyle buyurdu. Şimdi soralım acaba 26 Ağustos 1922 tarihi mi önemlidir yoksa 1071 tarihi mi?

Gördüğünüz gibi yaşananlar çok başka iktidarın yaptıkları ise palavra ile göz boyamaktan ibaret. 26 Ağustos Büyük Taaruz’un bile anlamını bilerek isteyerek reddedenler şimdi Malazgirt’te dolaşıyorlarsa ve de buradan içeriye yönelik kışkırtıcı palavralar sıkıp duruyorlar ve milyonları uyutmak için hâlâ aynı martavalları atıyorlarsa bu ülkenin halkı bunlar için ne düşünmelidir acaba?

Söylüyoruz, bu kafa ile bu ittifak tarafından Türkiye, yanlış Suriye politikası yüzünden öyle bir bataklığa itilecek ki bedelinin neye mal olacağını bunları yaşayınca öğreneceğiz de öğrenmek için ille de yaşamamız mı gerekiyor?

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA