turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ZAMA DEVAM

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 AĞUSTOS 2019

Gün geçmiyor ki yeni bir zamla karşılaşmayalım. Üst üste bindirilen zamlarla halkın canı çıkıyormuş, bu terazi bu ağırlığı çekermiş çekmezmiş kimsenin umurunda bile değil. Bazı temel gereksinimlere öyle oldu ki üç beş kez zam bindirildi. Dün de İstanbul’da ulaşım zamları patladı. Zaten halkın ödemeye dermanı kalmamış ama ne gam, dolmuşlara, servis araçlarına, taksilere yağmur gibi zam yağdı.

Kime sorsanız yaşamından memnun değil. Taksici üç yıldır zam alamadıklarından yakınıyor. Minibüsçüler ise yakıt ve araba parçalarına gelen zamlar karşısında günü zor kurtardıklarını söylerken, servisçiler daha bir ataklar ve çocuklarını okula göndermek zorunda olan anne ve babaların duyguları istismar edilerek habire zam gündeme geliyor ve de bu zamlar zorluk çekilmeksizin kolaylıkla alınabiliyor.

Oysa bu ülkenin emeklisinden, çalışanına kadar herkese iktidarın verdiği zamlara baktığınız zaman hesabı kitabı şaşırıyorsunuz. Bu işin nereye kadar götürüleceğini düşünerek aklınıza olmadık şeyler geliyor.

Bu durumda iktidardan kaynaklanan hangi konunun üzerine gitseniz AKP ve saray iktidarından öyle tehditler geliyor ki ya susmak zorunda kalıyorsunuz ya da her şeyi göze alarak Donkişotluğu seçiyorsunuz. Şu kendilerine yetkili denilen, hem yalancı hem de hem suçlu hem güçlü konumda olanlara karşı söyleyecek söz bulamıyorsunuz. Neymiş efendim İzmir, Mersin vb. yerlerde orman yangınlarını PKK’lılar çıkarmışlar, PKK’lılara karşı seslerini çıkarmayanlar Kazdağları’nda ağaç kesildi bahanesiyle ayağa kalkıp isyan çıkaracaklarmış.

Utanın be adamlar utanın!

Madem Bazı yerlerde orman yangınlarını PKK’lılar çıkarmışlar sizler de bunu biliyorsunuz yakalar kamuoyunun önünde teşhir edersiniz. Hem bizim için kasti olarak orman yangını çıkaranlar babamızın oğlu olsa gözünün yaşına bakmayız ama siz bu yöntemle bir kez daha yalan üfürmek için Alicengiz oyunu çıkarıyorsunuz. Yazıklar olsun ki size; ne Kazdağları’ndan haberiniz var ne de yaptığınız maden arama sözleşmeleri ile bu ülkenin çevre düzenini bozmuş olmanız umurunuzda. Ülke değerlerini yabancılara peşkeş çekecek sonra da onlardan arta kalan bulaşıklarla ziftleneceğiniz için sizin gibi düşünmeyen herkese çamur atıyorsunuz.

Size söylüyoruz. Madem; Mardin Belediyesi’ne atadığınız kayyum sizlere 600 bin liralık hediye almadı şuymuş, buymuş diye ne kıvırıp duruyorsunuz? Kamuoyu önünde açıkça bir araştırma yapar size atılan suçlardan temizlendiğiniz gibi suç atanlardan da hesabını sorarsınız olur biter. Ama siz öyle mi yapıyorsunuz? Yapmıyorsunuz, aksine bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çıkmış böyle bir hediye olayı yoktur da, bunu uyduranlar, PKK’yı savunanlar da, son zamanlarda PKK’nın üstüne gidiyoruz ya acıtıyor galiba gibisinden şeyler söyleyip işin içinden çıkmaya çalışıyor. Böyle söyleyince temizlenmiş pürü pak mı olmuş oluyorsunuz? Peki, o zaman bu faturalar neyin nesidir ve niye Fırat Silver Kuyumculuk bu faturaları kesmiştir? Yoksa bu faturalar sahte faturalar mıdır?

Hoş; zaten sizin elinizde bulunan hangi belediyenin hesapları kitapları araştırılsa ortaya dudaklar uçuklatacak rakamlar çıkıyor ya neyse. Sizler hem AKP adına siyaset yapıyorsunuz hem de köylü kurnazlığı yaparak yaptığınız siyasi çalışmaları devlet ricalini karşılamak adına belediyeye fatura ediyorsunuz. Bunları bilmeyen mi var?

Sayıştay denetimlerine takılan belediye hesapları saymakla bitecek gibi değil. Peki, bu denetim sonrası sizin politik yaptırımınız ne oluyor?

Ya görevden Sayıştay görevlilerini görevden alıyorsunuz ya da oturun oturduğunuz yerde diyerek aba altından sopa gösterip devletin denetleme göreviyle görevlendirdiği bir kurumun sesini kesiveriyorsunuz.

Özetleyelim; eğer ormanları PKK yakmışsa devlet olarak sizin göreviniz suçluları yakalayıp yargının önüne çıkarmaktır. Oysa sizin yaptığınız ne? Bizleri suçlamak için kalkıyorsunuz PKK ormanları yakarken sesinizi çıkarmıyorsunuz ama Kazdağları’nda ağaç kesildi diye isyan çıkarmaya çalışıyorsunuz demek. Ne yapalım, ne istiyorsunuz?

Sizin aklınıza uyup sokaklarda PKK avına mı çıkalım?

Yoksa sizlerin kışkırtmasıyla Kürt kardeşlerimizi nerede yakalarsak orada linç etmeye mi kalkalım?

Bu ne kin, bu ne nefret?

Recep Tayyip Erdoğan’dan başlayarak hemen hepiniz farkında değil misiniz halkı kin ve nefrete teşvik ediyorsunuz. Doğacak sonuçlardan da parsa toplayacağınızı umuyorsunuz ama bu yaptıklarınızla ülkeye ne büyük bir kötülük yaptığınızın hiç mi farkında değilsiniz?

Biliyorum bu sözlerin size söylenmesi boşuna. Bu yüzden de en çıkar yol bir an önce sizler; nasıl iktidara geldiyseniz geldiğiniz yoldan sizleri gönderip ıskartaya çıkarmaktır. Bilmenizi isterim ki halk bunu da başaracak, sizlerin hem yaptıkları kötülüklerden hem de halka yaşamı zindan etmiş olmanızdan kurtulacaktır.

Sizler de bilin ki bu süre düşündüğünüz gibi uzun olmayacak…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA