turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İLKELİ VE TEMİZ OLMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 AĞUSTOS 2019

İnsanlar türlü türlü. Bugün böyle, yarın bir başka türlü, düne dair sayısız anı biriktirmiştir ve de onu nefesinin son anına kadar korur, kollar ve sahiplenir. Ya da kim bilir geçmişte kalan şeyler geçmişte kalmıştır ne zararı dokunur ne de yararı. Şöyle bir köşede öylece sessiz, soluksuz ölü gibi bir edimsizlik içindedir. Belki de insanlar geçmişlerinin kendilerine bir zararı dokunmadığı için geçmişi belleklerinden silmezler. Arada sırada tek başına veya dostlarla birlikte anımsayıp gülerler. Çünkü onlar için geçmiş artık sadece insanı gülümseten bir yokluktur.

Oysa bugün öyle midir ya? Bugün için yapılması gereken şeyler vardır. Çok isteyeceksin örneğin, çok emek verip geceni gündüzüne katacaksın. Gerektiğinde ise bedeli ne kadar ağır olursa olsun ödemekten an bile geri durmayacaksın. İşte o zaman da hiç durmayıp çalışıp çabalaman gerekecek. Gerektiğinde yemeyip içmeyecek ilkelerin ve varmak için uğrunda yaşamını ortaya koyduğun amaçların için sonsuz bir özveri göstereceksin. Tıpkı Nazım Hikmet’in şiirinde olduğu gibi…

beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.”

Eh durum bu olunca da kolay olmuyor, fırtına gibi bora gibi yaşamak. Bir gün bir de bakmışsın ki aynı yolu birlikte yürüdüğün kimselerle yolunu ayırmış, bir yandan adam sende çekerken bir yandan da biz onca bedel ödedik de ne oldu, hiçbir şey değişmedi diyerek kendini sağlama alma çabası içindesin. İşte o zaman bugünün, bir buz kalıbı gibi donup kalıyor. Zararsız, ziyansız geçmişin anıları içinde başlıyorsun kulaç atmaya. Anıların seni çok mu rahatsız etmiştir ya da seni gülümseterek çıkmayan candan umut kesilmez bir yere doğru mu çekmek istiyor, bütün duygularını iyice silip atar üstüne bir de vicdanını kararttın mı pislik çukuruna cump diye düşersin olur biter. Ya da geçmişinin sana hiçbir rahatsızlık vermeyeceğini bilerek o girdiğin yeni dünyandan dışarı bile adım atmadan hiçbir şey yapmaksızın kendi yüreğinin kabında yaşar gidersin. Nazım yazmış;

Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

Dününü, bugününü, son nefesini verdiği ana kadar ilkeli ve temiz yaşamak isteyenler ve de çıktığı yoldan asla dönmeyenler vardır ya işte onların varlığı; hep ilkesiz ve pislik içinde yüzenleri rahatsız etmiştir. Ne dönek işi bıraktığı yerdedir artık, ne etliye, sütlüye karışmayan geçmişin anılarıyla göz süzüp bir köşesinde oturur. Böyleleri ille de bir yerde sizin yolunuzu keser, abuk subukluklarıyla sizi de kendilerine benzetmek için çırpınır dururlar. İçten içe de kontrol edemedikleri kinlerini arada sırada da dışa vurmalarını engelleyemeyip bir şekilde tepenizi attırmak için çabalayıp dururlar. Bir şiirimde şöyle yazmışım ben;

Yenilgi deme yenilmişlere, Beter ederler seni, seni de benzetirler kendilerine. Korkuya tutulmuşlara korku deme, yedi başlı ejderler çıkarırlar karşına.

Ben onu bunu bilmem arkadaş! İlkeli olacak ve temiz kalacaksın. Ne yolundan döneceksin, ne yorulacak ne de benden buraya kadar diyeceksin. Oportünist kılıkla dolaşmayacaksın örneğin. Kısa günün kârı deyip halk düşmanlarıyla oynaşmayacak, davanı sahiplenecek, insanlık düşmanlarıyla aynı yatağa girmeye kalkmayacaksın. Ne yapabilirdik, umarsızdık, başka yolumuz mu vardı sanki sözleri senin sözlüğünde olmayacak. Belki ömrünce bir başarı bile elde edemeyecek ve bu dünyadan sessiz bir kahraman olarak eyvallahsız, şunsuz bunsuz çekip gideceksin ama sen yine de kahraman olarak görevini yapmış olacaksın. Bir sürüngen gibi yaşamaktansa gerektiğinde dimdik ölecek ve bu halin yeryüzüne koyduğun son nokta olacak ama unutma biraz da başarı bu tür kahramanların varlığı ile kazanılmıştır.

Bu yazım; kimilerine fazla idealize edilmiş gibi gelebilir ancak değil.

Değil çünkü ben çamurla uğraşanların eline hiç çamur bulaşmaz demiyorum,. Temiz kalma olayını da buraya indirgemiş değilim. Bu yüzden kimse umutsuz olmasın, kimse işin sonuna gelindi diye düşünmesin. Çünkü her türlü pisliğe ve ilkesizliğe bulaşmış olanlar olduğu gibi yeryüzünde sonuna kadar ilkeli ve temiz kalanlar da olacaktır, mücadele de bu tür kahramanlarla kazanılacaktır.

Sınıflar mücadelesi zaten sözünü ettiğim anlayışla diyalektik bir bağ içindedir ve ayrı düşünülemez.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA