turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÖZENLİ OLMAK VE SOSYALİSTLİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 EYLÜL 2019

Olay ve olgulara bakarken hem özenli olmalıyız hem de en ince ayrıntılarına kadar konuyu irdelemeliyiz.

Başka türlüsü zaten olmaz. Baktığımız ne varsa siyah ve beyaz olarak görmediğimize göre toplumsal olaylarda da siyah ve beyaz görme kabalığı ile sorunların üstesinden gelemeyiz.

Evet, ülkemizde onca yaşadığımız şeyler var. Bu yaşadıklarımızın üstesinden gelmek için sosyalistler olarak elbette ki düzen savunucularının sisteminden kökten ayrıldığımız doğrudur. Bu ayrılıklarımızı da geniş emekçi yığınlarına kabul ettirmek için yetkin ve gelişkin bir propaganda yöntemi geliştirmeli ne olup ne olmadığımızı en ince ayrıntılarına kadar ortaya koymalıyız ki yığınların gözünde sosyalizm bir seçenek olarak ortaya çıkabilsin. Yoksa sistem partileriyle aynı şikayet içinde bulunuyor olma görünümünün çok da bir işe yarmayacağı bilinmeyen bir şey değildir.

Geniş emekçi yığınlar zor ekonomik koşullar içinde yaşıyorlar. Yığınların ekonomik durumlarının düzelmesi için bu konuda isteklerde bulunmak yanlış bir şey değildir. Elbette elimizde bulundurduğumuz çeşitli parti, sendika ve derneklerle sürekli olarak isteklerde bulunacak, yetmez gerektiğinde isteklerimizi gerçekleştirmek için grev, iş bırakma, her türlü miting ve gösterilerle iktidar karşısında baskılarımızı arttıracağız ki isteklerimiz kabul görsün. Bunları yapmayı küçümseyip yığınlara dönüp kapitalizm sömürü düzenidir bu düzen değişmeden sizler ne sömürüden kurtulur ne de ekonomik olarak insanca yaşayabileceğiniz bir yaşam düzeyine ulaşabilirsiniz deyip sorunların çözümünü devrimden sonraya havale edip işin içinden çıkacak değiliz. Yani sosyalizme giden yolda ekonomik istemlerimizi sürekli olarak gündemde tutacak ve daha fazla hak elde etmek için savaşım vereceğiz.

Bizim gibi ülkelerde sistem her türlü baskı uygulamalarını her an elinde hazır tutar. Sistem zora mı girdi başlar demokratik kısıtlamalara gitmeye. Adım adım demokratik ortam ortadan kaldırılırken iş duruma göre faşizme kadar götürülür. Burada bizim dışımızda sistemle problemleri olmasa da toplumun çeşitli sınıf ve tabakalarını temsil eden siyasi yapılar demokrasi diyorlar ve de demokrasiyi savunuyorlarsa biz sosyalistler kalkıp onlarla bizim işimiz olmaz, bize ne burjuva demokrasisinden diyemeyiz. Gerektiğinde faşizme karşı burjuva demokrasisini savunanlarla da işimiz ve yapacaklarımız olacaktır. Yalnız şu gerçeği de asla gündem dışı tutmadan yapacağız yapacaklarımızı. O da sosyalist sistemde sosyalist demokrasinin nasıl bir şey olduğunu yaygın bir şekilde yığınlara işleyerek ve anlatarak yapacağız görevimizi. Yani günü gelince onu da yaparız canım kafasıyla sistemin birer aksesuarına dönüşmemiz asla gerekmez.

AKP ve saray iktidarı ne yaptı?

Seçimle işbaşına gelmiş olan HDP’li Van, Diyarbakır ve Mardin Belediye başkanlarını görevden aldı. Ne yani iktidarın yaptığı bu kayyum atama işini nasıl olsa devrim kökten çözer deyip işi devrimden sonraya mı havale edeceğiz, yoksa bu bir demokrasinin savunulması işidir, bu konuda demokrasiden yana olanlarla birlikte davranıp iktidarın bu yaptırımını geri mi püskürteceğiz?

Konu o kadar açık ki aslında bu konuda kafa karışıklığı olanlar sadece ve sadece küçük burjuva devrimcileridir ya da sağa iyice dümen kırmış burjuva sosyalistleridir. Dolayısı ile biz sosyalistler gerektiğinde demokrasiyi savunanlarla birlikte yürürüz elbette ama sosyalist demokrasi konusunda da bilince çıkarılması gereken şeyleri tek tek ortaya koyarak yaparız işimizi.

Dünden bugüne yağmur gibi zamlar yapılıyor. Ulaşıma yapılan zamları doğalgaza bindirilen zamlar izliyor. Kısa süre içinde doğalgaza yapılan zamların yüzdesi 30’u bulmuş vaziyette. Zaten var olan ulaşım zamlarına gücü yetmeyen emekçi yığınlarının omuzlarına bir de ulaşım zamları bindirildi ki halkın bu yapılanlar karşısında ayağa kalkacak gücü kalmadı. Oysa ücretlere yapılan zamlar yapılan zamların yanında devede kulak bile değil.

Özetle; ekonomik olarak halkın beli kırılmış. Hak ve özgürlükler ayaklar altında, uluslararası hukuk kurallarının ülkemizde esamisi bile okunmuyor. Demokrasi rafa kaldırılmış. Elbette yığınlar ekonomik mücadelelerini de sürdürecekler, demokrasi mücadelelerini de. Bu mücadeleyi sürdürürken de sosyalizmi savunmayan fakat zamlara ve yaşam pahalılığına karşı olanlara ve demokrasiyi savunanlarla da birlikte yapacağımız işler olacak.

Bunun bir zararı olmadığı gibi mücadele içinde eğitilen yığınlar daha ileri hedefler için eğitilmiş olacaklar ve burjuva öğretisinden her anlamda bağımsız olan sosyalizm mücadelesi için yığınlar saflara kazanılmış olacak.

Tabi sosyalist bir partinin örgütsel bağımsızlığını da an bile akıldan çıkarmadan başarılacak önümüze koyduğumuz bütün sorunlar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA