turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NASIL İŞ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 EYLÜL 2019

Malatya’da Önder İmamhatipliler buluşmasına katılan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor.

Neymiş efendim, CHP bazı belediyeleri almış ya bazı vakf, dernek, tarikat ve cemaatlere yapılan yardım yolunu kapatmış. Bu doğru değilmiş, değilmiş çünkü o sözünü ettiği yapılar sayısız öğrenciye yurt hizmeti veriyorlarmış.

Bu nasıl iş?

Ne ilginç değil mi? Koskoca ülkenin Kredi ve Yurtlar Kurumu var ama öğrencilere yurt hizmeti veremiyor niyeyse. Sözü geçen yapılarsa babalarının kesesinden değil, yine senin benim vergilerimizle belediyelerden ya da devletten yardım alarak sözümona yurt hizmeti veriyorlar. Yani sizin anlayacağınız apaçık bir talan var ortada. Salt talan olsa neyse bir de bu tür yurtların çocuklara tecavüzden yüzlerce dosyası var yargının önünde.

Daha geçenlerde Fıkıh-Der denilen derneğin yatılı Kur’an kursunda kaç öğrenciye tecavüz edildiği ortalığı kasıp kavurdu da yetkililerin ağzından bir tek kelime bile çıkmadı.

İşin en kötüsü de, önce öğrencilerin ana ve babaları tecavüz suçunun üstünü örtmeye kalkıştı arkasından da bizzat gidip şikâyetçi olan çocukları vazgeçirdiler şikayetlerinden.

Bu nasıl bir şer örgütlenmesidir ki çocuklar tecavüze uğruyor, çocukların anne ve babaları bile gıklarını çıkaramadıkları gibi çocukların da sesi kesiliveriyor.

Haydi diyelim, birileri oraya buraya baskı yaptı ve anneleri, babaları ve çocukları korkutup sindirdiler. Peki, devlet nasıl oluyor da bu konunun üzerine gitmek yerine o da bir şekilde bu pislik yuvalarının suçlarının üstünün kapatılmasında rol oynayabiliyor?

Hani böyle bir durumda taraflar şikâyetçi olmasalar bile kamu davası açılır işin peşi bırakılmazdı ne oldu acaba?

Yoksa savcılara bu konu hepten mi unutturuldu dersiniz?

Ya da şöyle bir soru soralım madem tecavüz falan yok o zaman adli tıp raporu alınıp suçlananlar kurtarılsa ya niye bu yola gidilmiyor?

Biz ne söylersek söyleyelim bu kepazeliğin devlet katında sahiplenenleri var. Bu yüzden de toplumun tehlikeli bir şekilde ruh sağlığını bozan bu yapıların üstüne gidilmiyor gidilemiyor. Hem nasıl gidilsin ki? Bir bakıyorsunuz bu tür yapıların adamlarını illerin valileri kabul etmiş makamında ağırlıyor. Sonra da bu pislik yuvaları arkalarını sağlam yere dayadıklarını düşünerek istedikleri haltı karıştırıyorlar.

Cemaat, tarikat dinci dernek, vakıf vb. kuruluşlar nasıl oluyor da istedikleri yere kolaylıkla ruhsat alıp Kur’an Kursu, yurt vb. yerler açabiliyorlar. Kalkıp basit bir ticari iş yeri açmaya kalksanız ruhsattı, şuydu, buydu alıncaya kadar göbeğiniz çatlar ama bunlara her yol Paris maşallah. Üstüne üstlük belediyelerden yer mi istersin, para mı dersin, olanak mı armut piş ağzıma düş hesabı bunlara gani…

Arkasından da Recep Tayyip Erdoğan kalkıp Önder İmam Hatipliler Buluşması’nda CHP’li belediyeler bu tür yerlere yardımlarını kestiği için suçlayıcı bir konuşma yapabiliyor.

Siz olsanız bu konuşmadan sonra bu tür yapılarda işlenen suçların üzerine gidilebileceğine inanır mısınız?

Gerçekten de bana göre Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması çok cüretkâr bir konuşma. Niye derseniz; bu tür olanaklardan yararlanan kuruluşların başında kendi çocuklarının yönetiminde bulunduğu TÜRGEV gibi TÜGVA gibi vakıflarda var.

Sonra kaç gündür İBB’nin kiralanan ve kimin ne için kullandığı belli olmayan ve Yenikapı’ya çekilmiş araçlar var sırada.

Rakamlar şimdilik bildiğimiz kadarıyla ortada görülmemiş bir yolsuzluk olduğunu ortaya koymasına karşın, AKP ve saray iktidarı ha babam başkalarını suçluyor. Yahu kardeşim siz hesap kitap bilmiyor musunuz? Bu araçlar niye kiralandı? Kiralandı, kim hangi hizmet için kullanıyor ve şu yakıt paraları konusunu sizin aklınız basıyor mu?

Sonra İSPARK’taki yolsuzlukları niye örtmeye kalkışıyorsunuz? Ya da İstanbulkart yoluyla her türlü taşıtı İstanbulkart’ı verdiğiniz kimselere bedava yapmışsınız. Üstelik de bunların kartına para yükleyip alışveriş yapabilecekleri AVM’ler de göstermişsiniz. Soralım bu kartları verdiğiniz kimseler gerçekten ihtiyaç sahipleri mi? Diyelim öyle, nasıl bir yol izlediniz de alışveriş yapılacak AVM’ler hep kendinizin adamları? İhale mi yaptınız? Pek çok AVM’den fiyat mı aldınız?

Kaç gün önce İçişleri Bakanı Soylu’ya gazeteciler; Ankara ve İstanbul’a kayyum atanıp atanmayacağını sorduğunda ne demişti Soylu? “Pazar günü Hakan Çelik’in programında söyleyeceğim” dememiş miydi? Pazar günü ne söyledi? “Ankara ve İstanbul’a kayyum yok” dedi. İyi de kamuoyu bu tür afaki şeylerle niye bir doldurulup bir boşaltılıyor, amacınız ne, neyin peşindesiniz?

Sonuç olarak Türkiye’de öyle bir kamuoyu yaratılmalı ki bu cemaat, tarikat, dini vakıf ve derneklerin hepsinin havuzuna akan su şıp diye kesilmeli. Kim bunların arkasındaysa ya da kim suç işliyor ve bu suçların kim üzerini örtmeye çalışıyorsa halkın önünde analarından doğduklarına pişman edilmelidir.

Aynı şekilde vurgun vuranların da yaptıkları yanlarına kalmamalı kim nereden sorumluysa ve sorumlu olduğu yerin içini nasıl boşalttı ve talana açtıysa savcılar görevini yapmasalar da bunlar kamuoyundan gizlenmemeli isim isim açıklanmalıdır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA