turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


OKULLAR AÇILDI DERTLER BAŞLADI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 EYLÜL 2019

Okullar açıldı, dertler başladı.

Anne ve babaların sırtlarına bindirilen ağır eğitim zamları bir yana ülkemizde uygulanan eğitim sistemi ve anlayışı başlı başına sorunların en ağırı olarak karşımıza çıkıyor.

Bilindiği gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın ideolojik amacı haline gelmiş bulunan “dindar ve kindar” gençlik yetiştirme hedefi bütün azametiyle devam ediyor. İmam hatip okullarının neredeyse normal okulların sayısına ulaşması, normal okulların da uygulanan eğitim sistemi ile imam hatipleştirilmesi eğitimin üzerine bir kara bulut gibi çökmüş bulunuyor. Bilimden yana okulların sayısının arttırılması gerekirken azalması, bunun yerine de imam hatip okullarının sayısındaki çığ gibi artış ve özellikle de imam hatip okullarına ayrılan bütçenin de arttırılmış olması eğitim alanında ne büyük tehlikelerle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

AKP iktidarı ne öğrencilerin yaşadıkları sorunların çözümünden yana ne de öğretmenlerin düşürüldükleri duruma bir çözüm bulmaktan yana. Bugün öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar sayılamayacak kadar artmış bulunmaktadır. Eğitim alanında özellikle de yönetim alanında görev alacaklar için aranan hiçbir nitelikli koşul yok. Tersine kişinin ne kadar dindar ve kindar olduğu ya da en tepedeki kişiye bağlılığı önemli görevlere atanmak için en önemli kıstas sayılıyor. Niteliksiz okul yöneticileri elinde öğretmenlerimiz sürekli olarak tehditler yaşamaktalar. Öyle ki pek çok idarecinin görevi idarecilik değil birlikte çalıştıkları öğretmenleri jurnalleyip onların ekmeği ile oynamaktan ibaret hale gelmiş. Uzatmayalım Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapan özellikle de yöneticiler arasında kişiler deyim yerindeyse eğitime musallat hale dönüşmüşler.

Kim olduğunu bilmediğimiz isminin başında Prof. Sıfatı bulunan Ziya Selçuk bakanlık koltuğuna getirilince tanıdığımız pek çok kesimlerden de olumlama yazıları döktürülmeye başlandı. Bizim gibiler ise işlerin eskisinden de kötü olacağını döne döne vurguladı. Gerçekten de bugün Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yaptığı ettiği işlere baktığımız zaman ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha anlamış olduk.

Bugün gelinen noktada yukarıda da söylediğimiz gibi imam hatip okullarının hem sayısı arttı hem de bu okullara ayrılan bütçe akıllara durgunluk verecek kadar arttırıldı. Bir yandan da AKP ve saray iktidarınca devreye özel okullar sokularak eğitim başlı başına para basan yeni bir sömürü alanına çevrildi. Özel okullara devlet teşviki ise sürekli pompalandı. Sizin de bildiğiniz gibi Ziya Selçuk da özel okul sahipleri arasından seçilip bakanlık koltuğuna oturtuldu. Özetlersek özel okullar parası olanların okuyacağı, devlet okullarından farklı bir eğitimin verildiği bir kuruma dönüştürülürken pek çok sorunu da beraberinde getirdi. Bugün özel okullarda öğretmenlik yapan öğretmenlerin aldıkları ücretleri incelerseniz gülünç olduğunu görürsünüz. İşin daha da acı yanı pek çok öğretmen birikmiş olan maaşlarını bile alamamakta işsiz kalma korkusu ile ağır çalıştırma koşullarına katlanıp durmaktadırlar.

Devlet okulları ise söylediğim gibi imam hatipleştirilmiş olup ayrıca imam hatip okullarının da birilerinin keyfine göre sayısı arttırılıp durmaktadır. Diğer liselere giremeyen halkın çocuklarına imam hatip okulları işaret edilmektedir. Onca teşvike ve reklama karşın, yine de bu okulların boş kalması gerçekten de ilginçtir. Halkı din ile afyonlayanlar kendi çocuklarını bu okullara göndermez ve hatta yabancı kolejlere gönderirken halkın çocuklarını buralara zorunlu yönlendirme ile göndermeye kalkmaları halk düşmanı parti ve pırtıların halkın çocuklarının beynini yıkayarak kendilerine yandaş haline getirme çabalarından ibarettir. Bugün AKP ve saray iktidarının yaptığı şey aslında eğitim meğitim değil budur.

Devletin okullarında sözleşmeli öğretmen olarak çalıştırılanlar hem ağır bir yükün altındadırlar hem de ağır bir sömürü ile karşı karşıyadırlar. Öğretmenleri bile bilinçli bir şekilde bölen bir iktidarın neyi amaçladığını bilmiyor olmak olası değildir.

Konuşulacak ve yazılıp çizilecek sayısız şeyler vardır. Okulların açılışı ile ilgili konuşan Ziya Selçuk’un niteliksiz konuşması ve imam hatipleri övüyor olmasının altında yatan gerçeğin iyi kavranması gerekir. Sözü geçen bakanın gerçek anlamda hiçbir değeri de önemi de yoktur. Yoktur çünkü bakan eliyle eğitime yön verildiği şimdiye kadar görülmemiş bundan sonra da görülmeyecektir. Tersine AKP ve sarayın kadroları diyeceğimiz unsurlar eğitim alanında neyi yapmak istiyorlarsa o yapılmaktadır.

Ha birde Eğitim öğretim yılı açılışına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, "Çocuklarımızı övün ama her şeyden önce hedefimiz insan olmak ve peygamber efendimiz gibi yaşamaya gayret etmek, sonunda onun sancağı altında, o sohbet halkalarına cennette katılabilmek şerefine nail olmak için yaşamak" diye hangi sıfatla konuşmuşsa konuşmuş. Bu deli saçmaları da eğitimin geldiği noktayı göstermesi bakımından ilginç değilse bile komik ama çok komik kaçmaktadır.

Kredi ve Yurtlar Kurumu var, Milli Eğitim Bakanlığı var. Kısacası devlet var var olmaya da öğrencilerin yurt sorunu her niyeyse dinci, gerici vakıf, dernek, tarikat ve cemaatlere bırakılıyor. Bizim verdiğimiz vergiler bu kötülük yuvalarına aktarılarak öğrenciler dinci, gerici yurtlara yönlendiriliyor. Daha şimdiden devlet Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’ine ve Nurcuların bir kanadı olan İlim Yayma cemiyetine ne kadar para aktarmış çıksın sorumlular kimlerse toplumun önüne çıkıp açıklasınlar, eğer açıklayabiliyorlarsa. Öyle ya İBB’den dinci ve gerici kuruluşların hortumu kesilince olayı doğrudan devlet üstlenmiş bulunuyor.

Eğitim sorunları bu kafa ile çözülemez. Çözmeye kalkışıldığında da burun üstü çakılır kalınır. Nitekim üniversite sınavlarında kaç kişi matematikten, Türkçe’den, Coğrafyadan, Tarihten, Biyoloji’den, Fizikten vb derslerden hiç soru yapamamış biliyor musunuz? Merak ediyorsanız araştırın öğrenin. Deve sidiği ile şifa dağıtma işi ile haşir neşir olanların bilelim ki eğitimle bir işleri olmaz olamaz…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA