turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KAPİTALİZM AKLA AYKIRIDIR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

14 EYLÜL 2019

Dünyanın çeşitli yerlerinde orman yangınları gündemin baş köşesine oturdu.

İzmir ve çevresinde yaşanan orman yangınlarının da benzer özellikleri olmasına karşın, Amazon ormanları yangını ile kıyasladığımızda diyebiliriz ki Küçücük bir nokta gibi görünüyor. Ancak her ikisinin de temelinde yatan şey; multi milyonerlerin kazanç hırsından başka bir şey değil. Bilindiği gibi Amazon ormanları yangını konuşulurken en çok adı geçen kişilerden birisi Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro idi. Ama şu kadarını söyleyelim ki Bolsonaro, uluslararası kapitalizmin, hizmetinde olan katillerden sadece biridir. Amazon orman yangınlarını konuşmak için üzerinde en çok durulması gereken gerçek; çok uluslu şirketler, büyük toprak sahipleri, bütün sömürücü sınıf ve onların sistemi olan kapitalizmdir.

Amazon ormanı, kapitalizm tarafından yağmalanmaktadır. Bu nedenle harekete geçen uluslararası maden şirketleri ve emlakçılar tarafından yok edilen orman alanları tarım ve hayvancılık yapmak isteyen kapitalistlerin el atılmamış kaynağı gibi görülmektedir. Kasıtlı olarak söndürülmeyen yangınların altında yatan gerçek tam da böyle bir gerçektir. Bu yüzden de dünyanın dengesi bozuluyormuş, sayısız bitki ve hayvan türleri yok olacakmış sözünü ettiğimiz kapitalistlerin hiç de umurlarında bile değildir. Buralarda yok edilen ormanlar aynı zamanda da Amazonlarda yaşayan yerli halkın da yok edilmesini amaçlamaktadır. Bu yüzden daha şimdiden buralardan anormal göçler söz konusudur.

Kapitalizm hem insanlık düşmanıdır hem de akla aykırıdır

Amazon ormanı yangınları öyle raslantısal bir yangın değildir. Bu yangınların arkasında gözlerini kâr hırsı bürümüş uluslararası maden ve tarımsal endüstri şirketleri vardır. Yangın bilinerek engellenmemekte, Brezilya’nın devlet başkanı bile bu yangını körükleyip provoke eden katilden öte biri değildir.

Bu yüzden de bu yangınları basite indirmenin hiç de gereği yoktur. Zaten yukarıda dile getirdiğim gibi Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro, sözü geçen şirketlerin emrinde sadece bir katildir o kadar. Çevre katliamını gerçekleştirenler, soykırımcı, işçileri emekçileri sömüren, köylülerin yok edilmesi emrini veren, yerli halkın ve çevrecilerin verdikleri mücadeleyi susturmak isteyen kaptalizm bu olayların tek ve tartışmasız suçlusudur. Dolayısı ile kapitalizm bir yandan sömürülen kesimlerin aklını karıştırıp onları teslim alırken diğer yandan da sistemli şekilde yaşamlarımızı paramparça ederek sisteme baş eğilmesini sağlamaya çalışmaktadır. Bu yüzden kapitalizm kendisine yönelecek tepkiyi etkisiz kılmak için bir yandan bireyciliği pompalarken diğer yandan da sürekli olarak ırkçı, şoven, yabancı düşmanlığı gibi o bilinen herkesin malumu kolay yolları her fırsatta dibine kadar kullanmaktadır. Özetlersek kapitalizm amacına ulaşmak için her silahı kullanmayı kendisinde hak görmekte ve gerektiğinde kitle kıyımları da gerçekleştirerek diz çöktürmek için her yolu sonuna kadar kullanmaktadır.

Bolsonaro bir halk düşmanıdır. Ancak onun gibi dünyanın dört bir yanında benzer pek çok halk düşmanının da bulunduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden kapitalizm yeri geldiğinde faşizmi yığınların susturulması için bir yönetim biçimi olarak sahneye koymakta, sömürünün ve yağmanın sonuna kadar devam etmesi her fırsatta sahnelenmektedir. İşte bu yüzden kapitalist sistem halk düşmanı olup insan aklına ve bilime de aykırıdır.

Dolayısı ile kapitalizme ve emperyalizme karşı ödünsüz mücadele etmek yaşamsal bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır. Sorunu pansuman tedbirlerle yani et yeme gibi anlayışlarla çözemeyiz. Eğer bizler kapitalizmi inciğine cıncığına anlayamaz isek kapitalizmi alt etmeyi de beceremeyiz.

Bu nedenle de eğer mücadele edeceksek bu sistemin sınıfsal olarak nasıl işlediğini anlamak için bilinçlenmeli ve aklımızla gücümüzle kapitalist sistemi yıkıp yerine insanlığın tek kurtuluş seçeneği olan sosyalizmin kurmalıyız ki Brezilya’da Bolsonaro, başka bir ülkede bilmem kim olarak ortaya çıkanların da katilliklerine geçit vermemeliyiz.

Bu yüzden de bir kez daha yinelemek gerekirse bu da örgütlü olmakla olasıdır.

Dolayısı ile Bütün işçileri, emekçileri, aydınları, öğrencileri, kadınları partimiz, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi saflarına çağırmayı bir görev sayıyoruz.

Yoksa Amazon ormanlarının da Ege, Karadeniz ve dünyanın pek çok yerlerindeki ormanları da koruyamadığımız gibi yaşamın da sonuna gelinmesinin önüne geçemeyiz.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA