turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP AYAKTA KALABİLİR Mİ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 EYLÜL 2019

Bir kez çığ dağdan kopup yuvarlanmaya başladı mı hiçbir güç durduramaz. Artık çığ dibi bulmadan dağın bir yerlerinde asılı kalamaz. AKP ve saray iktidarı tıpkı bir çığ gibi kopmuş bu yüzden de bir yerde asılı kalıp yine eski gücünü toparlamak şöyle dursun varlığını bile koruması olanaksızdır.

Bu yüzden de Önümüzdeki günlerde de AKP sürekli üye yitirecek ve ufala ufala sabur kirtiği olarak kalabilirse ne âlâ kalamazsa tıpkı Turgut Özal’ın ANAP’ı gibi ülkenin bağrına saplanmış bir hançer olarak düşünülecek ama ayakta kalması da olası olmayacaktır. En sonunda AKP’deki erimeyi Recep Tayyip Erdoğan bile Kabul etmek zorunda kaldı. Neymiş efendim üye sayısında düşme olmuşmuş ama bu düşme daha çok üyelerin yaşamlarını yitirmesiyle gerçekleşmiş. Ne diyelim sanki kıran girmiş bunlara. O şişirme rakamlara gelince neredeyse 10 milyona yaklaşan üye sayısının 7-8 milyonu kesinlikle naylon üye olduğu için bu rakamlarda da bir handikap olduğu gerçektir. Göreceksiniz o naylon üyeler bile artık AKP’nin belini doğrultamayacağını anlamaya başlamış bu yüzden de naylon üyelerde bile durdurulamayan bir kopuş yaşanmaktadır. Eğer AKP bu şişirilmiş rakamları bugüne kadar koruduysa hemen pek çok kesime bazı olanaklar tanıyabileceği iletisi verdiği içindir. Bunların kimisi AKP binalarının önünden iş beklemekte kimisi de yardım alma peşindedir. Ancak deniz bitmiş sonuçta da AKP’nin artık bundan sonra yaralı parmağa işemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla da AKP’nin saflarındaki kopuşu engellemesinin olanağı kalmamıştır.

Yalnız; AKP iktidarı bu gerçeği gördüğü için şu an başka bir girişimin peşine düşmüştür. Bugüne kadar Doğu ve Güneydoğu’dan aldıkları oyla Batıdakileri de üstüne eklersek AKP hep kazançlı çıkıyordu. Son seçimlerde AKP bu olanağı da yitirmiş bulunduğundan yeni bir yöntem denemekte bu nedenle de HDP’ye arttırılan baskı aslında Kürtlere yönelik baskıya dönüştüğü için buralardan kopacakları devşirebileceğini ummaktadır. Ancak AKP ve saray iktidarı için bunun da bir garantisi olmadığından son bir operasyona daha girişilmiştir. O da çocukları PKK’ya katılan anne ve babaların devlet eliyle bir şekilde örgütlenmesi ve HDP binalarının önüne oturtularak doğrudan baskı ile birlikte psikolojik bir baskıda yaratılarak ve de Kürt kökenli yurttaşlarımıza çeşitli vaatler yapılarak eski gücünü yakalamasa da AKP ve saray bir ölçüde de Olsa gücünü koruyacağını düşünmektedir. İktidarın HDP’ye yönelik bu son baskı girişimi kayyum atanması politikasından en azından şimdilik daha etkili görünüyor gibi olsa da ilerisi için bence kesinlikle yitirilecek olan yeni bir baskı yöntemidir. Çünkü bu son yapılanlarla Kürt yurttaşlar partilerine yaşam hakkı tanınmadığı düşünerek başka yollara girişirler ise bilinmelidir ki AKP ve saray iktidarının poltikaları sonucudur.

Hem bu son yöntemlerle ülkede milliyetçi kesimlerin ağzına bir kaşık bal çalınmakta onların gazları alınıp daha çok yandaş haline getirilmekte hem de MHP’nin değişmez politikalarına gönderme yaparak kendi adlarına Bahçeli’yi partilerinin propagandisti gibi kullanabilmektedirler. Bahçeli de gelişmeler karşısında neredeyse Bütün ipleri kendi elinde sanmakta ayranı kabardıkça kabaran sözler ederek partisi saflarında kalmış olan ve kendilerine ülkücü diyenlerin kafalarının içini çölleştirdikçe çölleştirmektedir.

HDP’ye karşı yürütülen topyekun bir mücadeleye bakıldığı zaman işlerin nerede duracağı da belirsizdir. Yandaş basında, orda burda yazan çizen ve konuşan AKP’liler HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasından tutun da meclise bile girmelerinin engellenmesi için her türlü propaganda yapılır olmuştur. Bırakalım HDP’yi aynı saldırganlık HDP üzerinden CHP’ye karşı bile ağır bir şekilde sahneye konulmuş bulunmaktadır.

Burada olayın özü şudur. Son yerel seçimlerde pek çok büyük kentte belediyeleri AKP yitirmiştir. AKP’nin durumu salt seçim yitirmekten ibaret değildir. Seçim yitirirken aynı zamanda da babalarının çiftliği gibi kullanılan belediyelerde elde ettikleri olanaklardan da olmuşlardır. Birçok kentte de HDP desteği sonucun bu şekilde ortaya çıkmasında kilit rol oynamıştır. Dolayısıyla AKP ve sarayın gözünde artık HDP öç alınacak bir partidir, bu son politikalarda bu politikaların sonucu olarak karşımıza çıkmış bulunmaktadır.

Yazımı tamamlarken iki önemli noktaya işaret etmek istiyorum. Birincisi Türkiye’nin ekonomik olarak içine itildiği bataklıktan çıkmasının olanağı yoktur. Bu yüzden de yağmur gibi yağan zamlar karşısında yurttaşların kazançları neredeyse hiç artmamıştır. AKP ve saray iktidarının da ekonomiyi düzlüğe çıkarmasının olanaksızlığı açıkça ortadadır.

Dolayısı ile yığınlar nezdinde iktidara karşı kin ve nefret giderek daha da büyümektedir. İkincisi de AKP ve saray iktidarının şaşkın ördek konumuna düşmüş olmasıdır. Bir bakıyorsunuz Recep Tayyip Erdoğan Rusya’dan S-400 füzeleri almış, bir de bakıyorsunuz ki daha dün ABD’den patriot füzesi almak için Trump'la görüşeceğini söylemektedir.

Bir iktidar kendi eliyle kendisini hem de aynı anda ters köşe yapacak konuma düşürüyorsa bu iktidarın pili bitmiş demektir.

Sonuç olarak da son Kürt politikası da işe yaramayacak HDP’ye karşı sürdürülen politika sürdürenlerin elinde patlayacaktır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA