turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HAY SİZİN…

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 EYLÜL 2019

AKP’li Bostancı muhalefete yargı reformu için uzlaşma çağrısında bulunmuş. Şimdi bu sözleri duyunca siz siz olun da gelin tepeniz atmasın. Sen; ortada yargı falan bırakma, yargı bağımsızlığı yerine yargıyı doğrudan tek adamın kontrolüne ver, bütün atamaları da bu minval üzerine yap sonra da çıkıp çocuk kandırır gibi biz yargı reformu yapacağız gelin uzlaşalım diye çağrıda bulun muhalefete. Muhalefet bu oyunu gelir mi derseniz; bilemeyiz vallaha daha önce benzer pek çok konuda muhalefet sayamayacağımız kadar oyuna geldi, kim bilir belki de bu oyuna da gelir ve AKP’nin kurnazca yaptığı girişimlerinin ortağı olur çıkar.

Hani bir kez, öze değin konularda anlaşamadıktan sonra ne sanki önemli bir şey yapılıyormuş gibisinden oyuna gelmenin, nede mış gibi yapılacak olan tartışmalara payanda olmanın yararı vardır. Bu yüzden de bu konuda ilk herkesi bağlayan şey kuvvetler ayrımını kesinlikle benimsemek, yetmez; bu konuyu bir bağlayıcılığa oturtmak gerekir. Ancak o zaman yargı reformuymuş, şuymuş, buymuş tartışılırsa kim bilir belki de bazı iyileştirmeler yapılabilir. Bugünkü haliyle Yüksek Mahkemeler de içinde yargı tam anlamıyla iktidarın en tepesindeki kişinin iki dudağı arasından çıkacak sözlere göre hareket eder hale gelmişse bu anlayışa kesin bir çözüm bulunması gerekir. Bakıyorsunuz önemli atamalar oluyor, hiç yanılmıyorsunuz. Hukuktan anlamak falan şöyle dursun adalet ve eşitlik duygularından yoksun, iktidarın dümen suyunda kim varsa onlar en kilit noktalara atanıvermişler. Salt bununla da yetinilmiyor. Düzenek böyle kurulunca bu anlayış dipten doruğa bütün yargı mensuplarını kapsıyor.

Dolayısı ile bu nedenle yargı reformu denilen şey belki avukatlara yeşil pasaport verilecek diye TBB Başkanı Metin Feyzioğlu gibilerini sevindirebilir ama adalet arayanlar için olup bitecek olanlar asla yaraya merhem olmaz olamaz.

Bir konu daha var. Artık din min deyince tepemizin tası atar oldu. Diyanet’in bir işe yaramadığı, aslında bu kurum boş gezenlerin boş kalfası konumunda oldukları için başka başka kurumların görevlerini üstlenmeye soyunuyor niyeyse. Diyanet harekete geçmiş ve Doğu ve Güneydoğu’daki çocuklarımıza eğitim verecekmiş. Eğitim de ne derseniz hepsi hepsi Kuran Kursu işte. Üstelik kız çocuklarımızın okula gitmesi için aileleri ikna etme işini de bunlar üstlenmiş. Affederseniz Milli Eğitim Bakanlığı ne halt ediyorsa artık.

4-6 yaş grubu Kuran Kursu 2019-2020 eğitim programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Aktaş bir konuşma yapmış ve “Çocuklarımızı eğitim ve hayata hazırlamak bizim hem dini hem de milli sorumluluğumuzdur” demiş. Toplum bunların yüzünden artık soluk alamaz hale geldi. Küçücük çocuklarımızın beynini yıkamak dini görevdir bunu biliyoruz da bu işi şunla bunla ne demeye bağdaştırmaya çalışıyor ve kıvranıp duruyorsunuz işte bunu anlamıyoruz?

Bakın, bakın bütün bunlar yetmiyor, özel çocuklara camide eğitim vermek de bunlara düşüyor. Yine söylüyorum eyyyyyy Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk; yahu kardeşim sen neyin nesi kimin fesisin, sen niye Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel çocuklarımızın eğitimini üstlenmiyorsun da asla güvenilmez, başına neyin geleceği kestirilmez bir yere çocuklarımızın gönderilmesine göz yumuyorsun?

Sizlerin yediğiniz haltları saymaktan duman olduk. En iyisi uzatmayalım ama size de “Hay sizin” sözü yakışır be kardeşim…

Daha geçenlerde ne oldu. Kulpta saldırı yapıldı ve 7 yurttaş yaşamını yitirdi 10 yurttaş da yaralandı. Kim yaptı şu bu derken PKK’nın yaptığı açıklanıp HDP’den yüzde 61 oy alarak Kulp Belediye Başkanı seçilen kişi görevden alındı sonra da gelsin tutuklamalar. Ortada bu saldırıyı gerçekleştiren failler yakalanamadılar ama olsun ne gam mutlaka bu iş de Belediye Başkanı ve meclis üyelerinin parmağı vardır denilerek görevden alındılar, yerlerine de kayyum atanıverdi. HDP’ye yönelik kampanyalara bakarsak arkasının da geleceğini söylemek yanıltıcı olmaz. Şimdi bizler de bu durumda soruyoruz? Bu kayyumlar niçin atanıyor?

AKP binalarına kimse yaklaştırılmaz yaka paça polis tarafından alınıp götürülürken HDP Diyarbakır İl binasının önünde çocuklarını PKK’nın kaçırdığını söyleyen anneler niçin oturuyor?

Yoksa sizin devlet olarak başaramadığınız şeyi HDP mi başarıp çocukları artık neredelerse bulup getirecek ve anne ve babalarına teslim edecek?

Hem sizin çocuk mocuk dediğiniz kimseler kaç yaşındalar biliyor musunuz? Hangi olaylara katılmışlardır, işledikleri suçun ağırlığı nedir hiç düşündünüz mü?

Neyse neyse sizin amacınızı biliyoruz. Bu yolla elinizden geldiğince HDP’yi hareketsiz bırakacak, sonra bir erken seçime girip HDP’yi baraj altı bırakmayı becerirseniz HDP’nin çıkaracağı bütün milletvekillerinin de üstüne siz konacaksınız.

Biliyoruz bugünlerde oynadığınız oyunun bilinen yanları da karanlık yanları da bundan ibaret ama olup bitecekleri sizin düşündüğünüz kadar bizler de düşünüyoruz ve sizi kendi oyununuzla kündeye getirip yere yere sermenin bir yolunu da mutlaka bulacağız.

Sizler de bunu böyle bilesiniz.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA