turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NESLİCAN TAY

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

24 EYLÜL 2019

Bu toplumu bu kadar acımasız ve ilkel hale getiren bir siyasi iktidardan söz ediyoruz. Hiç kimse unutmasın ki 17 yıldır iktidarda bulunan dinci, gerici ve faşist bir anlayışa sahip olan AKP ve saray iktidarının yaşam sevincine bile katlanması olası değil. Dikkat ederseniz bu iktidara yalakalık ve yalamalık yapanlar Neslican Tay kızımızı yitirmemizin arkasından kin ve nefret dolu sosyal medyadan açıklamalar yaptılar. Onun yaşama tutunma isteğini ve yaşam sevincini kanser bile yok edemezken, ortaya çıkan birtakım kendini bilmezler din, imam hikayesi ile sözü Neslican kızımızın giyimine kuşamına getirip cennet cehennem zebaniliği yaparak onun o yaşam dolu duruşundan ve kişiliğinden öç alırcasına yazıp çiziyorlar. Bu tür kimseler insanlıklarını öylesine yitirmişler ki din, iman bunların aklını almış ve birer katile dönüşmüşler sanki.

Ne kadar acı değil mi? Bu zavallıların inandıkları din; hırsızlığı, çalmayı çırpmayı, yolsuzlukları, adam kayırmayı, vurgunu, ihalelerle malı götürmeyi say sayabildiğin kadar yerinde ve uygun buluyor da kansere karşın yaşam sevincine ve Neslihan Tay’ın herkese ders olacak sözlerine bir türlü katlanamıyorlar. Bu tür yaklaşımı kimileri düşünce özgürlüğüne bile bağlayabiliyorlar. Oysa insanlık suçuna övgünün düşünce özgürlüğü ile ne ilgisi varsa artık onu da bu yaklaşımı gösterenlere sormak gerekir.

Sözü uzatmaya değmez aslında. Neslican Tay için yeryüzünde söylenmiş olan bütün güzel sözler az, işin özünü sorarsanız onun ismi ile bu acımasız saldırıları düzenleyenlerin isminin yan yana anılmasının bile insanın ruhunu kirlettiği kimselerden söz etmek gerçekten de bana ve benim gibilere çok ağır geliyor. Bu yüzden de diyorum ki Neslican aramızdan ayrılırken bile insan olan herkesi umutlandıracak ve yaşam sevinci için direniş ruhu kazandıracak sözler söyledi. Bu yüzden de kızımızı aramızdan ayrılırken üzüntü ile uğurluyor, bizlere kattıkları için kendisine teşekkür ediyorum. Öbürlerine gelince onları da cinleri, şeytanları, zebanileri ve “Allahları” ile baş başa bırakıyorum.

Gelelim içinde bulunduğumuz ortama:

Şu an Recep Tayyip Erdoğan Amerika’da. Trump’la görüşmek için telefonun ucundan gelecek sesi duymayı bekliyor. Trump’la konuşacak da ne olacak diyorsanız; sizinle aynı düşüncedeyim hiçbir şey olmayacak. Görüşse bile değişen bir şey olmayacak sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan ve yandaşları liderlik konusunda kendilerini kandırıp övünç duyacaklar o kadar. Yine Suriye’de olanlar olacak. Yine Amerikan askerleri ile tur atıp sınır hattı dolaşmanın ötesinde bir şey olmayacak vb. vb. vb.

Şimdi bir başka konuya gelelim. Recep Tayyip Erdoğan ağzına geldiği gibi konuşmayı sürdürüyor. Amerikan gezisi öncesi Selahattin Demirtaş ve HDP’liler için konuşulmayacak şeyler söyledi. Sadece söylemiş olmadı aynı zamanda da kendisine tartışmasız bağlı olan yargıya talimatını da vermiş oldu. Öyle ya olur da yanlış yapıp tahliye kararı falan vermeye kalkmasınlar. HDP’liler için “katil” demekten çekinmedi ve katiller mecliste diyerek HDP’ye yönelik saldırıyı çok daha üst boyutlara taşımış oldu. Böylesine saldırgan bir konuşma tarzının bu ülkeye kesinlikle bir yararı yoktur yok olmasına da yandaş kazanmak ve yandaşların gidiciliğinin önünü kesmek için bu kadar da harita pusula şaşırılmaz ki?

Bu denli üst perdeden konuşan kimse gidip de seçimler öncesi İmralı’dan görevlendirilen kimse aracılığı ile mektup falan getirmeye ve o mektubu açıklatmaya kalkmazdı. Ya da ne bileyim TRT’de Osman Öcalan’ı konuşturup oy peşine düşmezdi. Sonra en azından Oslo’da değişik ülkelerin istihbarat elemanlarının da bulunduğu bir toplantıyı PKK sözcüleri ile yapmazdı. Bu yüzden de bugün HDP’ye yönelik sözler öylesine maksadını aşan sözler ki kabul edilecek bir yanı bulunmamaktadır.

Birilerine katil suçlaması yapıyorsun. Katilse bir kişi hukuk devreye girer, kanıtlar ortaya konur o kişi de cezasını alır oturur. Yoksa yargıdan önce yol yürüyüp çığır açarak ona buna komplo kurmanın bir anlamı da yoktur değeri de. Bu yüzden de sizin düşündüğünüzün aksine demokrasi güçleri sürgit devam etsin istediğiniz dinci, gerici, faşist yönetime geçit vermeyecek, altın değerinde olduğunu sandığınız sözleriniz de bir işinize yaramayacaktır.

Sonra ne öyle? FOX TV muhabirine neler söylüyorsunuz hiç oturup düşündünüz mü? Yok efendim FOX TV yalan haber yapıyormuş da, Kılıçdaroğlu yalancı bir siyasetçiymiş de, FOX kendisine çekidüzen vermeliymiş de…

Bu sözlere bakıp da insanın ruhunun hastalanmaması olası mı?

Sayın Erdoğan yeter artık yeter!

Bulunduğunuz yerden bu ülkenin yurttaşları olan bizleri nasıl görüyorsunuz anlamadım gitti. Bu ülkenin yurttaşları özgür ve kişilikli olmak için büyük çaba harcıyorlar. Bu yüzden de kendi çevrenizde toparladığınız biat kültürüne bağlı insanlarla bizleri aynı göremezsiniz, görmeye kalksanız da bizlere baş eğdireceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

Bizler sizin gibi düşünmüyoruz ve düşüncelerimizi de açık açık söylüyoruz.

Söylemeye de devam edeceğiz.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA