turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 EYLÜL 2019

AKP ve saray iktidarının attığı her adım ülkeyi biraz daha uçurumun kıyısına yaklaştırıyor.

Bilindiği gibi ara sıra unutulur gibi olsa da gerçek bilim insanları olası İstanbul depremini hep gündemde tutmak için ellerinden geleni yaptılar. Bütün bu gerçekler karşısında iktidarın tutumu ise hiçbir şey yapmadan bu konuda kullanılabilecek paralara bile göz dikmek oldu ve bu paraların bugün “yol yaptık” vb. dense de iç edildiği bir gerçektir.

Bugün olası bir İstanbul depreminde alınacak tedbirler neredeyse hiç noktasındadır. Çünkü ortada gözle görülür Hiçbir tedbir söz konusu değildir. 17 Ağustos 1999 depremi herkeste şafağın atmasına neden olduğu için ister istemez bazı adımlar atıldıysa da bugün o adımlardan küçücük bir eser bile kalmış değildir. Paralar cukkalanıp götürüldü. Bugün ortada kullanılacak para namına iktidar tarafından 1 lira bile gösterilecek durumda değil. Depremin sıcağı ile belirlenen toplanma yerlerinin ise yerlerinde yeller esiyor. O günlerde acil malzemelerin konulduğu konteynırlar bile yağma edildi. İktidarın toplanma alanı diye belirttiği yerler ise parklar ve boş alanlardan ibarettir ki bu alanların çoğu deprem tehlikesinde kullanılacak alanlar değil. Çünkü bu alanlar yapıların arasında kaldığı için yıkım sonrasında tehlike oluşturacak boşluklardır, o kadar. Kullanılabilecek gibi olanlar ise acil yaşam malzemelerinin bulunmadığı sadece boş yerlerden ibarettir.

Son 5,8 şiddetindeki deprem bu konunun daha da sıcak konuşulmasını sağladı. Ancak iktidarın vurdum duymazlığı ve İBB’yi yok sayması yüzünden alınacak tedbirler bile bir işe yaramayacağı gibi kuşkusuz daha da ağır sorunlar yaşanmasına neden olacak cinsinden.

Bir düşünün, 20 milyonluk en önemli kentimizde AKP ve saray iktidarı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu alınacak tedbirlerin ve yapılacak işlerin dışında tutmaya çalışıyor. Bir başka deyişle CHP’li Ekrem İmamoğlu anlaşılmaz bir kin ve nefret yüzünden bu konuda yapılan koordinasyon toplantısına bile çağrılmıyor. Dolayısı ile çağırmayan iktidar yetkililerine halktan yoğun tepkiler gelince bu kez de iktidar binbir yalana başvurarak çağırdıklarını söylüyor olsalar da çok geçmeden çağrılmadığı gün yüzüne çıkmakta gecikmiyor. Dün bu konuda Ekrem İmamoğlu’nun yaptığım açıklama ise esasen iktidarın bu konudaki yalanına son noktayı koymuş bulunuyor.

Bu ülkenin işçileri, emekçileri, gençleri, kadınları özetle tüm halkımız iktidara bakılırsa iktidar işi Yalanla dolanla idare ederek halkımızın gözüne kül üfürmek istiyor. Ne var ki yalanla peynir gemisinin yürütülmesi ise olanaksız. Bu yüzden de üzülerek söylemek isteriz ki olası bir İstanbul depremi bu iktidar yüzünden çok canların yanmasına neden olacaktır.

Bu sabah itibari ile görüyoruz ki binaları çürük olan pek çok okul eğitime ara vermek zorunda kaldı. Ne gariptir ki aynı okulların, hastanelerin, devlet dairelerinin daha öncesinde de çürüklükleri, çarıklıkları, depreme dayanamayacakları bilinmesine karşın, iktidar kılını bile kıpırdatmaksızın sonuna kadar beklemek gibi bir huy edindi. Dolayısı ile de alınacak tedbirler de eften püften tedbirler olacaktır kesin.

Gelelim bir başka noktaya. Bütün bunlar yaşanmıyormuş gibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan birden gündem değiştirip ülkemizin yapacağı silahlara ve uçaklara getirdi sözü. Neymiş efendim; İnsansız hava uçaklarını artık kendimiz yapıyormuşuz. Bu arada Bütün malzemeleri ve bilgileri de bizden mi diye sormadan geçemiyorum tabi. Şimdi de sıra Atak helikopterini yapmışız savaş uçağındaymış. Savaş merakı nedir diye sormak isterdim ama hadi sormayalım bu konuyu atlayalım. Bu işi nasıl yapacakmışız acaba? Ya da yapar isek teknolojisinin ne kadarı bizden olacak ne kadarı dışardan onun da bilinmesinde yarar var elbette. Kaldı ki Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendisi değil miydi Arifiye’deki tank palet fabrikasını 50 milyon dolar gibi komik bir rakama Katarlılara ve bir yandaşa 25 yıllığına kiraya verildiğini (ya da ne bileyim satıldığını) söyleyen? Savaş uçağı yapacak gücümüz ve paramız var da niye devrediyoruz acaba bu tank fabrikasını birisi çıkıp da açıklayabilir mi?

Sonuç olarak AKP ve saray iktidarı Yalanla peynir gemisini yürüteceğini sanıyor.

Ancak gerçekler o kadar etkili sonuçlar doğurur ki kimsenin yalanla peynir gemisi yürütmeye mecali bile kalmaz. Zaten AKP ve saray iktidarının mecali de kalmamıştır.

Her şey gün ışığı gibi ortada.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA