turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


NE ÇOK SAVAŞ SEVER VARMIŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 EKİM 2019

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorarsanız tezkereye içleri kan ağlaya ağlaya “evet” demişler.

Sonra başka demeçler birbirini izliyor.

Askerimizin burnu kanamasın, ayaklarına taş değmesin.

Güzel temenni ama savaş bu.

Ne demişler; gerçekler hem direngen hem de yerine göre çok ama çok acıdır.

Siz bir parti düşünün ki iktidar partisinden sonra ülkenin en yığınsal kitlesine sahip. Hatta onlardan daha da coşkulu. İktidarın ise bir numaralı adayı. Böyle bir partinin sizce kendisine özgü politikaları olmaz mı? Eğer can alıcı politikalarda CHP tıpkı saray gibi düşünecekse CHP’ye ne gerek var değil mi? Bu parti ki daha dün Suriye ile ilgili toplantı düzenleyip toplantı sonucunda da bir sonuç bildirgesi yayınlamadı mıydı? Bu bildirgede Suriye’nin toprak bütünlüğünden ve Suriye sorunu için Beşar Esad’la masaya oturulması gerektiğini söylemiyor muydu? Peki, AKP ve saray iktidarı ne yaptı? Suriye rejimini hiçe sayarak operasyona karar vermedi mi? Hem bu operasyonun sonucu olumlu anlamda hiçbir soruna çözüm getiremeyecekken her şey ortada bırakılıp yine aynı sorunlarla değil daha da ağırlarıyla karşı karşıya geleceğimiz belliyken CHP nasıl olur da bunları gözetmeyip AKP ve sarayın tezkeresine olur oyu verir. En azından kamuoyuna şimdiye kadar verilen tezkerelerin iktidar tarafından hiç de iyi kullanılmadığını söyleyerek ve sorun çözülecekse Beşar Esad’la masaya oturularak çözülmesi gerektiğini ileri sürüp tezkereye olumsuz oy verse ve gerekçelerini sıralasaydı olmaz mıydı da sağ partilerin savaş kışkırtıcılığına ortak olmayı seçerek tezkereye oy verdi?

Aslına bakarsanız AKP ve saray iktidarı ile ortakları ülkeyi yönetemez konumdayken, savaş ekonomisi uygulayıp halkın sırtına zam üstüne zam bindirirken ve de arkası gelecekken önümüzdeki günlerde yaşanacakların CHP sorumlusu olmayacak mı? Halk gidişin olumsuzluğuna bakarak CHP’yi mi tercihe yönelecek? Daha da önemlisi, demokrasi ve parlamenter sistem tercihinde CHP ile birlikte davranıyor görünerek millet ittifakı içinde yer alan İyi Parti’nin benzerleri gibi her an bir tercihe yönelme durumu varken CHP nasıl olur da demokrasiden, parlamenter sistemden yana ve faşizme karşı partilerle güç biriktireceği yerde kalkıp her fırsatta sağı sağ ile hizaya getireceğini sanarak yanlış üstüne yanlış yapmaktadır?
Operasyon başladı. Bu operasyonda iktidarın ortaya koyduğu çizgi nedir? Hesaplanan ve varılmak istenen amaç nereye kadardır ki iktidar Türkiye kamuoyuna amaca varılmıştır açıklaması yapabilecektir? Bugünkü görüntüye bakılırsa bu operasyon işleri daha da karmaşık hale getirebileceği gibi eğer düşünüldüğü gibi ABD’nin izin verdiği kadar olacaksa bölgede çok daha ağır sonuçları olacak bir gerçekle karşı karşıya kalınmayacak mı?

Amerika’ya karşı yeri geldiğinde bir kamyon söz ediliyor gibi görünerek hemen arkasından da ABD’nin dediklerinin dışına çıkılamayacağı izlenimi vermek de neyin nesi oluyor? Aman efendim Kasım ayını bekleyecekmiş ve operasyonun nasıl devam edeceği konusunda Amerika’dan icazet alacakmışız. Madem bu iş sizin için Amerika olmadan olmuyor niye Amerika ile görüşmeyi beklemiyorsunuz da operasyonu başlatıverdiniz?

Çok garip şeyler oluyor bilinmeli. Bu kadar can alıcı bir konuyu bile AKP ve saray iktidarı ele geçirilecek şeritte Suriyelilere bina dikmekten ve Suriyelileri oraya yerleştirmekten söz ediyor. İşin daha da kötüsü bir de Amerika’nın gir ama şu IŞİD’ı da artık sen besle, doyur ve gözetim altında tut demesine ne buyrulur? Peki, bu operasyon sonrası Türkiye’nin başına bela olacak olan IŞİD’lıları da almak neyin nesidir?

Sonra bir şey daha söylemekte yarar var. Bildiğiniz gibi Suriye’nin Kuzeyi’nde PYD/YPG güçlerini her türlü silahla donatıp bir anlamda devlet haline gelmelerini sağlayan Amerika değil mi? Buraya yapılan silah sevkiyatı neredeyse pek çok ülkenin ordu gücünü donacak boyutta olduğuna göre bölgede ABD’nin yeni planları hiç mi hesap edilemez? Ya da Amerika’nın bugüne kadar hep yaptığı gibi işine kim gelirse onunla davranacağı diğerine ise başının çaresine bak diyeceği ilk defa mı yaşanan şeylerdir de bölgedeki Kürt hareketi kendisini bu denli Amerikancılığa kaptırmıştır? Bu yapılan hesap, kitabın kapısı nereye açılır niye akıl edilmez ki?

Biz sosyalistlerin Amerika’nın adının geçtiği yerde tüyleri diken diken olurken bölgede şu ya da bu isimle savaştıklarını söyleyerek ABD ile canciğer kuzu sarması olmak nasıl içselleştirilebilir bunun akla yatkın bir açıklaması var mı?

Ve son olarak ülkemizde ne çok savaş çığırtkanı varmış. Kendisi ölüme gitmese de askerlerin arkasından Allahüekber çekerek ölümü kutsayacak denli korkak ve ikiyüzlüler ne de çokmuş öyle. Bunlar işin kolayındalar, kolayındalar çünkü ateşin içine atılanlar onlar değiller. Tıpkı bir askerin söylediklerine namussuz, şerefsiz vb. ağır sözlerle sataşan ulumaktan başka bir özelliği olmayan MHP Milletvekili Cemal Enginyurt gibi ne çok ipliği pazara çıkarılacak insan varmış ülkemizde meğer.

Son olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Ahmet Hakan’ın televizyon programında bir gazetecinin operasyon oluyor ama siz çok rahatsınız demesi üzerine verdiği yanıta bakın bir. Bu kadar rahatmış çünkü bu operasyon üzerine çok çalışmışlar. Bu yüzden de rahatlığı buradan geliyormuş. Mübarek sanki tarlada hasat için çalışıyor, elde ettiği ürün ise kendisini rahatlatmış gibi. Oysa ortada kan var, can telaşı var, onlarca yıl acısı geçmeyecek olan savaşın sonuçları var.

İşte bu yüzden normal insanlar savaş karşısında rahat olamazlar ama bunlar çok rahatlar çok.

Çünkü savaşın hasadını biçeceklerini sanmak gibi bir alışkanlıkları var.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA