turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ŞU DEAŞ VE DİĞER KATİL SÜRÜSÜ İSLAMİ TERÖR ÖRGÜTLERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 EKİM 2019

Irak’ın işgalinden bu yana AKP iktidarı İslami terör örgütleri ile yakından ilgilenmiş, gerektiğinde ise bu örgütlerle bağ kurarak bölgede yaşananların suç ortaklığını bir ölçüde de olsa üstlenmiştir.

Suriye’ye yönelik ABD ve diğer emperyalist ülkelerin bölme ve parçalama girişimlerinin bir parçası olarak AKP iktidarı da gereken rolü üstlenmiş, bölgede yaşanan acılara acı eklenmesinin de sorumlusu haline gelmiştir. ABD ve emperyalistlerin sinsi planlarına kadar Suriye ile iyi ilişkiler içinde olan Recep Tayyip Erdoğan birdenbire düşünce değiştirerek Beşar Esad’ı; “Esed” diye çağırmaya başladığı gibi üstüne üstlük bir de diktatör ilan ederek Amerika ve İslami terör örgütlerinin yanında Suriye’ye karşı bayrak açmıştır. İşte tam da bu noktada İslami terör örgütlerinin içinden devşirilen kelle kesicilerin bir kısmı ÖSO adı altında organize edilerek hem Amerika hem de AKP iktidarınca donatılıp beslenerek askeri güç haline getirilmiş ve sözüm ona şu an TSK ile birlikte kol kola savaşıyor görülmektedir. Dahası var. AKP iktidarı diğer terör örgütleri ile de dirsek temasını hiç kesmemiş, onlara pek çok konuda yardımını sürdürmüş, bu konu ise ülkemizde kıran kırana yapılan tartışmaların da konusu olmuş ve pek çok bilgi ve belge ortalığa saçılmıştır.

Suriye’ye yönelik çok yönlü saldırıların arkasından İsrail’in de durumu güçlendiriliği gibi bölgede hareket eden ve terör örgütleri olarak niteleyebileceğimiz pek çok İslami terör örgütü de kendisini var ederek Amerika’nın da desteği ile bölgede akıl almaz katliamlara imza atmıştır. Konu ile ilgili olarak ne zaman ki Rusya ve İran devreye girmiş, doğal olarak savaşın da seyri değişmiş, Beşar Esad yönetimi durumunu güçlendirerek yeniden toparlanmıştır.

Bu gelişmeler sırasında AKP iktidarına sürekli olarak Suriye’nin toprak bütünlüğü anımsatılmasına karşın, AKP bu eleştirilere kendisini tamamen kapatarak ABD’nin yanında, doğru olmayan politikalarında ısrarla ayak diremiştir. Sonuçta ise ABD Suriye’de kendisine yeni bir bağlaşık bularak buradan yürümeyi gerekli görmüş, Bugün operasyon yapılan bölgede PYD/YPG güçlerinin oluşturduğu bir alan Amerika’nın da yardımıyla hızla devletleşme yolunda önemli adımlar atmıştır.

Seçimler sırasında sık sık gündeme getirilen Türkiye’nin Beka sorunu deyim yerindeyse bizzat AKP ve saray iktidarı tarafından yürütülen politikanın sonucu olmasına karşın, geriye dönüp baktığımız zaman bu iş de AKP iktidarının rolünün neler olduğunu açıkça görürüz. Ne var ki bugün AKP’nin izlediği politikaları dün eleştirenler hain olarak nitelendirilerek AKP bu operasyonla yitirdiği gücü yeniden kazanmak için büyük çaba sarf etmekte olup yığınlar bir kez daha oyuna getirilmek istenmektedir.

Bölgede gelinen noktada Amerika’nın rolünü kimse ama kimse yadsıyamaz. Bununla birlikte AKP ve saray iktidarı bölgeye yapacağı operasyonu bile Amerika’dan aldığı icazetle yapmaya girişmekte, söylenenin dışına çıkılırsa Türkiye’nin başına nelerin geleceği de sık sık ABD yetkililerince cümle aleme bağıra bağıra söylenmektedir.

Öyle anlaşılıyor ki bu sınırlı harekat için bile ABD Türkiye’nin IŞİD başta elinde tuttuğu tüm İslami terör örgütleri mensuplarının aileleriyle birlikte Türkiye’nin gözetimine verilmesini istemiş bunu AKP ve saray iktidarı da kabul etmiştir. Yani sizin anlayacağınız ülkemizin başı hem ekonomik olarak hem de gelecekte iç güvenlik açısından bu adımla bir kez daha çok ama çok ağrıyacaktır.

Sözlerimizde yalan yoktur. Çünkü bu konu ile ilgili Dışişleri Bakanlığı; DEAŞ unsurlarının ve kamplarda bulunan ailelerinin gözetimini üstleneceğimizi açıklamıştır bile.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy bir açıklama yaparak; 'Ülkemizce gözetim altına alınacak DEAŞ mensupları ve ailelerinin, bu aşamada, Suriye içinde terörden arındırılmış bölgelerde tutulması yönünde çalışmalar yapılacaktır' demiştir.

Aksoy’un devamında ettiği sözler ise şöyledir:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı (Donald) Trump ile yaptığı son telefon görüşmesinde belirttikleri üzere, Barış Pınarı Harekatı'yla terörden arındırılacak alanlardaki alıkoyma merkezlerinde bulunan DEAŞ unsurlarının ve yine harekat alanındaki kamplarda bulunan ailelerinin gözetimini üstleneceğiz. Ülkemizce gözetim altına alınacak DEAŞ mensupları ve ailelerinin, bu aşamada, Suriye içinde terörden arındırılmış bölgelerde tutulması yönünde çalışmalar yapılacaktır. DEAŞ’la ilintili yabancı terörist savaşçıların suça karışmamış eş ve çocuklarının rehabilitasyonu konusunda vatandaşı oldukları ülkeler ve uluslararası örgütlerle birlikte çalışmaya hazırız. Öte yandan, kalıcı çözümün Suriye’de tutulan yabancı terörist savaşçılar ve ailelerinin, vatandaşlığını taşıdıkları menşe ülkelerce geri alınması, yargılanması ve rehabilitasyonundan geçtiği bilinmelidir. Bu doğrultuda uluslararası toplumun ortak çabalarını önemsiyoruz. Türkiye, uluslararası toplumun bu amaçla sarf edeceği gayretlere her türlü katkıyı vermeye devam edecektir."

Bu kadar laftan sonra daha fazlasına yorum getirmeye bile gerek yoktur.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA