turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU NASIL BİR ŞEY?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 EKİM 2019

Her zaman söylüyoruz bizim ülkemiz başka bir ülke. Birçok insan cin olmadan adam çarpmaya öyle alışmış ki katlanırsan der gibi şeyler yaşıyoruz.

Polis okulunda bir partiyi simgeleyen sözler haykırılır, Her fırsatta ‘Ya Allah Bismillah Allahüekber’ çekilir, askerler derseniz politika onlara da hem de dibine kadar bulaştırılmış olup adeta ülke bir partiden ibaretmiş gibi bir tutum takınılarak söylenen sözlerle ülke kendi ayağına ateş eder ama bunların hepsi olağan sayılır.

Bir muhabir tankın üstündeki rütbeli mi değil mi ya da sıradan asker mi bilmiyoruz onlara sorar; “Nereye gidiyorsunuz” diye. Hepsi de ağız birliği etmişçesine yanıt verirler; “İslam güneşinin olduğu yere” diye.

Şimdi nasıl olmuştur da ülke güvenliğini sağlamak için yapılan operasyon İslam güneşinin olduğu yere dönüşmüştür? Hani Kâbe falan diyeceğim ama hem oraya gidilmesi olanaksızdır hem de orada güneşi çağrıştıracak bir yer adlandırması da yoktur. Öyleyse bu askerlere kim ya da kimler öğretmiştir de bu sözleri ağız birliği etmişçesine söylemektedirler? Hani PYD; YPG ve PKK’nın olduğu yer olsa orda da güneşi çağrıştıracak bir durum yoktur. Bu durumda geriye bir tek yer kalıyor o da Şam’dır bunun da olanağı yoktur. Ancak kast edilenin Şam olduğu da kesindir.

Şimdi AKP’nin yetkililerinin açıklamalarına baktığımız zaman yapılan bu operasyonun adı “Barış Pınarı Harekatı”dır. Ama askerlerin ağzından çıkan sözler ise barış sözcüğünü zedeleyen şeylerdir ve de İslam Güneşinin olduğu yer olarak nitelendiğine göre sanki bu harekat İslami hasletler için yapıldığı izlenimi verilmektedir.

Bu kafa yanlış bir kafadır. Yaptığı ve yapacağı hesapların da hepsi Bağdat’tan dönecek cinstendir. Bu yüzden de dini, devlet kurumlarına, polise, orduya siyasete alet edenler anlaşılıyor ki akıllanmış değillerdir. Bunun en olumsuz örneğini Türkiye Fethullahçılarla yaşamıştır. Fethullahçılar bütün ülkenin gözlerinin içine baka baka ordu içinde örgütlenirken ne acıdır ki herkes oturup seyretmiş, bugünkü iktidar ise Fetöcülerin ordu içinde her bir köşeyi ele geçirmeleri için elinden gelen her desteği vermiştir. Bu arada bir de asla Atatürkçü olmayan ama kendilerine Atatürkçü diyen pek çok NATO’cu üst rütbeli subay ise bu olup bitenleri tribünden seyreder gibi seyretmişler sonra da 15 Temmuz tarihinde yaşadıklarımıza kadar işler gelip dayanmıştır.

AKP ve saray iktidarı bugün de aynı yoldan yürümekte, dün fethullahçı yapının yerini AKP ve sarayın dincileri almaktadır. Yeri geldiğinde ordu’ya siyaset bulaştırılmaması gerektiğin dillerinden düşürmeyenler bugün çizmeyi aşmışlar, görülen odur ki ordu içinde de tıpkı yargıda olduğu gibi büyük bir operasyon yaparak orduyu bir partinin emrine sokmak için çalışmaktadırlar.

Bu arada bir önemli nokta daha söz konusudur. Eski generallerin çoğu bugün televizyon kanallarında savaş stratejisti olarak konuşup durmaktadırlar. Bunların birçoğu CNN’de boy gösterip ne denli bilgi ve birikime sahip olduklarını göstermekte bizi neredeyse bilgiye boğmaktadırlar.

Önceki gün CNN’de konuşan Emekli General Ahmet Yavuz’da bunlardan biridir.

Kendisi AKP ve sarayın adamları tarafından CHP’nin düzenlediği Suriye Konferansına katıldığı için eleştirilmiş. O da konuşuyor. Efendim benim o konferansta karşı olduğum çok şey vardı diyor. Hele bir konuşmacı çıkınca tepkisini alaylı gülümseme ile göstermiş. Çünkü o konuşmacı PYD ve YPG gibi örgütlerden söz ediyormuş. Hem konferansın sonuç bildirisine de katılmamış. İktidarın Suriye politikalarını eleştiriyormuş ama 2016’dan sonra iktidar tutum değiştirmiş ve doğru bir çizgiye gelmiş.

Gerçekten de insan düşünmeden edemiyor. Biraz sıkışınca ipliği pazara çıkacak olan pek çok kimse bugün karşımıza stratejist olarak çıkıyor ve iktidarın politikalarını beğendiğini söylüyor. Üstelik de Atatürkçü görünerek…

Oysa bugün Ortadoğu gibi bir bölgede gözetilmesi gereken dengeler var.

Edilecek sözler dikkatli edilmeli ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü gözetmeyen politikalar faydasız olduğu gibi İslami terör örgütlerinin varlığı hiç akıldan çıkarılmamalı ve Türkiye’nin başına arı kovanı gibi çırpılan IŞİD’ın cezaevlerinden bırakıldığı söylenmekte olup önümüzdeki günler için çok daha dikkat edilmesi gereken şeyler olacağı hiç ama hiç akıldan çıkarılmamalıdır.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA