turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TARİH YOL GÖSTERİCİDİR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 EKİM 2019

Tarih yol göstericidir. Geriye dönüp bakınca farklı farklı derelerden akan sosyalist sol bir türlü birleşememiş ama onun yerine bazen açık bazen de daha kapalı düşmanlığa varan birbirlerine karşı eleştirilerde bulunmuşlardır. Bu eleştirileri özetlersek kısaca şöyle sıralayabiliriz.

Hangi parti sosyalisttir?
Hangi parti Marksist/Leninist’tir?
Enternasyonalizm hangi partiyi tanımaktadır?
Sovyetler Birliği Komünist Partisi kiminle muhataptır?
Sınıf mücadelesini hangi parti daha iyi sürdürmektedir, sınıf içinde kim daha örgütlüdür. Hangi partinin parti programı gerçek anlamda devrimcidir?

Hangi parti gençlik, aydınlar ve geniş emekçi yığınlar arasında daha yaygındır vb.

Elbette bu eleştirilere daha başkalarını da eklemek olasıdır ancak bizce temel noktalar eskiden bunlardı diye özetlersek bizce yeterlidir.

Şimdi geriye dönüp baktığımız zaman geriye pek az örgüt sürekliliğini sürdürerek kendisini bugünlere taşımış, yenileri ise zaman zaman eski köklerine sahip çıksa da daha çok yeni bir örgüt olduğu üzerinden kendini anlatarak yerine göre de eski gelenekleri sahiplenir görünerek bir varlık haline gelmek için mücadele etmektedir.

Bu yapılardan diyebiliriz ki örgüt sürekliliğini bugünlere taşıyan bir tek TSİP vardır.

TSİP ise hem kendi geçmişini hem de var olan diğer ana akımları sahiplenerek sosyalizm yolunda mücadele etmekte, güç kazanmak ve mücadelenin en ön sayfalarında yer almak için yoğun bir çaba içinde örgütlenme çalışmalarına devam etmektedir.

Ancak dünkü tartışmalardan geriye çok da bir şey kalmış değildir. Birçok sosyalist yapı artık kendisini Marksist/Leninist olarak görmediği gibi görmek gereği de duymayıp liberalleşerek bu alandaki yarışmadan çekilmiş bulunmaktadır.

Biz artık kimin sosyalist, kimin Marksist/Leninist, kimin enternasyonalist, kimin programının daha iyi, kimin sınıfçı politikaları öne çıkardığı, kimin sınıf ve diğer emekçi unsurlar içinde yaygınlığı üzerinden tartışmasak da yine de alttan alta sürüp giden bir tartışmanın ve birbirimizi bir türlü kabullenmeme gerçeği üzerinden yeri geldikçe birbirimizi iğnelediğimiz de sürdürmekteyiz.

Hem bazılarının hızına da yetişmek sanıldığı kadar kolay değildir. Bir bakıyorsunuz bir örgüt üçe, beşe bölünmüş bazıları kendisini sosyalizmin temsilcisi görürken, bazıları da eskiden var olan bir ana akımın ismini alarak siyaset sahnesinde bizde varız demek için kendisine yeni bir yol bulma çabası içinde mücadeleye girişmiştir.

Öyleyse şurası iyice anlaşılıp bir kenara not edilmelidir. Artık sosyalist sol tıpkı geçmişteki gibi birbirlerini eleştirerek veya yok sayarak değil, kendi yolunda yürümeli, yeri geldiğinde de hiçbir kuşkuya kapılmaksızın faşizme ve gericiliğe karşı güç ve eylem birliği yaparak birlikte mücadele etmekten uzak durmamalıdır.

Biliyoruz öznelliğe saplanıp yan yana gelememekte bir yoldur, ancak bu yolda yürümenin kimseye bir yararı olacağını sanmadığımız için bu önerinin önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bunları söylerken TSİP olarak sosyalist bağlamda birleşmekten söz ediyor değiliz.

Bize göre şu içinde bulunduğumuz koşullarda masa başı görüşmelerle bir araya gelinip sosyalist bağlamda birleşilemeyeceğini TSİP olarak uzun zamandır savunmaktayız. Savunmaktayız çünkü bu yolla birleşilemeyeceği pek çok örnekleriyle görülmüş ve anlaşılmıştır. Bu yüzden de birleşmek için en doğru yolun mücadele içinden geçtiğini savunuyoruz. Çünkü aynı hedef doğrultusunda mücadele edenleri inanıyoruz ki hayat birleştirecek ayak direyenleri ise eleyip tarihe havale edecektir.

Görüldüğü gibi kapitalist/emperyalist sistem insanlığın isteklerine yanıt vermekten çok ama çok uzaktır. Bu yüzden de karşısında bir sosyalist sistemi görmediği için bütün dünyayı kan ve gözyaşına boğmuş boğmaya da devam etmektedir.

Haklılığımız kanıtlanmıştır. Ancak bu nesnel durum yetmez. Aynı zamanda da haklılığımızı yaşama geçirecek bir sıçrama yakalanması zorunluluğu vardır. Ülkemizde ve dünyada bu bağlamda mücadele eden bütün sosyalist yapıların yeniden ayağa kalkmaları ve kapitalist/emperyalist sistemin ele geçirdiği mevzilerden atılmasının zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir de.

TSİP olarak bizler bu gerçeği görüyor ve savunuyoruz.

Gerisi ise teferruat zaten…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA