turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 EKİM 2019

Türkiye’de değişen bir şey yok. Har vurup harman savruluyor, keyfilik diz boyu.

Suriye’nin Kuzeyine operasyon yapıldı.

Onca tantana onca şaşa ve içerdeki kamuoyuna verilmek istenen mesaja karşın çok da etkili bir sonuç elde edilmemiş oldu. Yalnız önemli olan bir şey var ki o hiç değişmedi. Hile, hurda, yalan, dolan, ihale yolsuzluğu, işinin insanı olmayan kişilerin aklın almayacağı yerlere atanması.

Ne olmuş diye aklınızdan geçiyorsa söyleyelim.

Bildiğiniz gibi Haydarpaşa Garı’nın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Bu tarihi yer birilerine peşkeş çekilmek için yakılmış olmamış, bugüne kadar ülkeye verdiği hizmetler göz ardı edilip bir yerlere pas edilmek istenmiş o da olmamış. Gelinmiş bugüne. İhale anlayışına hiç de uygun olmayan bir yöntemle ve burasının tarihi dokusu hiç mi hiç gözetilmeksizin bir yandaş şirkete en sonunda peşkeş çekilmek istenmiş ve bu yönde de ihale bitirilmiştir.

Ancak işler iktidar açısından böyle işliyor da bir de işin içinde halk var, kamuoyu var. Bu ihaleye yığınlar karşı çıkmışlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin burada vermek istediği hizmet daha yerinde ve gerekli görüldüğü için kitleler de ayağa kalkmışlardır. Konu bir avukatlar ordusu ile Bölge İdare Mahkemesi’ne taşınmış, yapılan ihale her açıdan incelenerek ihalenin iptali yolunda adımlar atılmıştır.

Ortada aklın almayacağı boyutta bir yol izlendiği apaçık ortadadır.

Bir zihniyet düşünün ki aklına koyduğu vurgunu hukuku mukuku hiçe sayarak ve iktidara dayanarak gerçekleştirmek istemekte olup işi ben yaptım oldu demeye getirmek istemektedir. Yığınların bu haksız, hukuksuz ihale olayına karşı çıkışı ise bize göre halkın en önemli hakkı ve görevidir.

Bu yüzden önümüzdeki günlerde bu yönde verilecek olan hukuk mücadelesi yargının içine düşürüldüğü duruma karşın devam ettirilecek, AKP ve saray iktidarına her şeyi yapmak benim hakkımdır anlayışı göreceksiniz ya durdurulacaktır ya da AKP ve saray attığı bu adımdan dolayı bedelini de ödeyecektir.

Gelelim bir başka konuya.

Gördüklerimiz odur ki artık bu ülkede ne mühendislik mimarlık fakültelerine, ne tıp fakültelerine, ne kukuk fakültelerine, ne Bilgisayar mühendisliklerine, ne fizik, kimya, felsefe, biyoloji, sosyoloji vb. hiçbir dalda fakülte ve üniversitelere gerek kalmamıştır. Bütün bunların yerine alt tabanı imam hatip okulu, üstü ilahiyat olan okullar kurulsa bize yeter de artar bile. Niye derseniz; Recep Tayyip Erdoğan bildiğiniz gibi İmam Hatip Okulu mezunudur. Bilmediği hiçbir şey var mı?

Bizce yok.

Hangi konuyu açsanız erbabından daha iyi biliyor. Sebebini soruyorsanız imam hatip çıkışlı olmasından kaynaklıdır.

Bu yüzden de ülkemizde en önemli mevkilere İlahiyatçı ve imam hatip çıkışlı olanların atanması çok da yadırganacak şeyler değildir.

Baksanız ya adı Abdullah Özcanlı olan kişi

1 Ağustos’ta açıktan önce TCDD’ye memur yapılmış, 6 gün sonra ise hemen müdür yapılarak kademesi jet hızıyla yükseltilmiş, 42 gün sonra ise Daire Başkanı oluvermiştir. Bu kadar hızlı yükselişin kaç örneği vardır bilemiyorum ama Abdullah Özcanlı’nın yükselişi neredeyse ışık hızında bir yükseliştir. Sebebi de ilahiyatçı olmasındandır.

Şaşırdık mı?

Niye şaşıralım ki araştırılıp bakılsa kim bilir devlet katında aynı hızla yükselen daha kimler vardır bilemiyoruz. Hani ne diyelim artık, şu trenlerimiz çok kaza yapıyor ya bundan böyle bu kaza işini de gündemimizden çıkarmış sayılırız. Malum yer gök dua ile durur derler ya bunlar; artık trenler de dua ve üfürükle kazasız belasız yollarda gidip gelirler.

İşin şakası bir yana, bizim ülkemizde beka sorunu da olsa, ülke en zor günlerden de geçse bir konu AKP ve saray iktidarınca titizlikle uygulanmaktadır. Görüldüğü gibi yandaş ve yakındaşlar için beceri, işinin ehli falan aranmamakta bu gibi kimseler jet hızıyla en üst makamlara kolaylıkla getirilmektedir. Bu benzerlikleri Osmanlı’nın son zamanlarında da yaşadık aslında. Bu yüzden Osmanlı tarih olup çöküp gitti. Böyle giderse Türkiye Cumhuriyeti de çöker düşüncesinde olanlar olabilir, bence işte bu olmaz. Olmaz çünkü bu yaşadıklarımız Türkiye Cumhuriyeti’ni değil de AKP ve saray iktidarını kesinlikle götürür.

Götürür çünkü duvarı eğri yapanlar kendileri altında kalırlar…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA