turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ALIN SİZE GERÇEK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

25 EKİM 2019

Gerçeklerin ne yaparsanız yapın üstünü örtemezsiniz. Eskişehir’de Entil Endüstri, Hapaki Döküm ve Tarkon Makine işçileri maaş ve tazminatlarını alamadıkları için direnişe geçmişler, haklarını almak için Ankara’ya yürümeye karar vermişlerdi. DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi olan işçilerin bu kararı üzerine polis izinsiz yürüyüş yapmak istedikleri için işçilerin üzerine gaz ve copla saldırmışlar, aralarında sendika başkanı da olmak üzere pek çok işçiyi hastanelik ettikleri gibi çok sayıda işçiyi de gözaltına almışlar.

Görüldüğü gibi maaş ve tazminatlarını alamayanlar da işçi, gazlanıp dayak yiyenler de işçiler oluyor. Her nedense AKP ve saray iktidarı değil işçilerin haklarını almaları için kılını kıpırdatmak tam tersine patronların yanında yer alarak işçileri hak aramamaları için yıldırmaya çalışıyor.

İktidar her fırsatta işçilerin hak aramalarının önünü kesmek için yok izinsiz yürüyüştü, yok şuydu, buydu diye işçilerin önünü keserken AKP’nin organize edip alana indirdiği göstericilere değil bir şey yapmak, tam tersine onları polis koruması altına alarak gösteri ve yürüyüş yapmalarını sağlıyor. Aynı yöntem bilindiği gibi HDP Diyarbakır İl binası önünde de çocukları PKK tarafından kaçırıldığı ileri sürülen annelerin eyleminde de gerçekleştiği gibi bakanlar bile oraya giderek gösteriye omuz verdiler.

Yani sizin anlayacağınız bir tarafta işçiler haklı istemleri için harekete geçtiklerinde tıpkı Soma Maden işçileri ve Eskişehir’deki metal işçileri gibi güvenlik güçleri tarafından önleri kesilir ve her türlü eziyeti görürlerken AKP organizesinde ortaya çıkanların kıllarına bile dokunulmuyor. Bu gerçekleri asla aklımızdan çıkarmayalım ve gerçekleri görelim ki kim kimin yanında ve niçin yanında bilelim.

Gelelim AKP ve saray iktidarının yeni vergiler getirmek için hazırladığı yasalara. Yine hepinizin bildiği gibi iktidar işbaşına geldiği günden bu yana ülke varlıklarını adeta har vurup harman savurmuş, cepler vurgunlarla, soygunlarla doldurulduktan sonra kasalar tamtakır kuru bakır bırakılmıştı. Yine de yaşananlara karşın ne debdebeden vazgeçilmiş, ne savrukluk engellenmiş, ne vurgun ve soygunun önüne geçilmeyerek ülke görülmemiş ekonomik bir krizin içine itilmişti. Bütün bunlara AKP ve sarayın bekası için yapılan operasyonları da eklediğiniz zaman devletin parasızlıktan çarkı durma noktasına gelip dayanmıştı. Bu durumda para gerekli olduğuna göre para da bir şekilde bulunmalı ve içine düşülen durumdan iktidar kendisini kurtarmalıydı.

Ne yapacaktı?

Yapacak aslına bakarsan pek de bir şeyi yoktu. Bu yüzden de bir kez daha yurttaşın sırtına vergi bindirilmesi en çıkar yoldu, iktidar da bu yoldan yürüyerek vergi yasalarını meclise getiriverdi.

Görüldüğü gibi iktidar tarafından getirilen ne varsa halkın yararına olmadığı halde toplum adeta bir sessizliğe gömülüp yazgısına boyun eğmiş görünüyor. Oysa bu vergilerle birlikte yaşamak halkın zaten canına tak etmiş, daha da çekilmez günler halkımızı bekliyor. Bu terazi bu ağırlığı çeker mi diye soruyorsanız bence terazide bu ağırlığı çekecek hal kalmadı. Terazinin zincirleri koptu kopacak hale geldi. Ne var ki AKP ve saray iktidarı bu vergiler konusunda halkı bilgilendirirken tınmıyor bile. Öyle bir pişkinler ki sanki bu vergiler halkın yararınaymış gibi halka yutturmaya çalışıyorlar.

Zaten çevremize baktığımız zaman halkın nasıl soyulduğunu ve soyulacağını gösteren o kadar çok yaptırımla karşı karşıyayız ki üstüne üstlük bir de halkın sırtına yeni vergiler de binerse vay halimize bile demek az gelecek.

Göreceksiniz konulan vergiler bile AKP ve saray iktidarının derdine çare olmayacak, alamet atına binenler kıyamete gitmekten kendilerini kurtaramayacaklardır. Toplum ise yukarıda söylediğimiz için suskun ve tepkisizdir. Hem nasıl suskun ve tepkisiz olmasın ki? İktidar hak arayanlara dünyanın kaç bucak olduğunu göstermeye yeminli gibi davranırken, iktidarı ne pahasına olursa olsun ellerinde tutmak isteyenler ortada de demokrasi bırakmışlardır ne de hak aramak için hukuk yolu. Güçlülere her yol açıkken güçsüzlere bütün yollar kapatılmıştır. Yığınlar başımıza kim bilir ne gelecek korkusu içinde suskunlaştırılmıştır. Bir taraftan hak arayanların önüne güvenlik güçleri ve yargı çıkarken bir yandan da iktidar istediği gibi davranarak istediğini tutuklamakta, istediği belediyeye kayyum atayarak dayatmalarını halkın tepesinde bir gülle gibi sallayıp durmaktadır.

Evet, hak arayan işçilere gaz ve cop var. Zaten yoksulluk altında inim inim inleyen kitlelere yeni yeni yaptırımlar ve vergiler getirilmekte olup uygulamalar daha da iktidar tarafından arttırılacaktır.

Bize göre terazi ağırlık altında koptu kopacak hale gelmiştir. Sonrası mı?

Sonrasında AKP’nin de saray iktidarının da yerinde yeller eseceği günler gelecek çatacaktır tabi...

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA