turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BOŞ KAHRAMANLIK HAYALLERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 EKİM 2019

Suriye’de sona doğru gelinirken bazı yol ayrımları da kendiliğinden gündeme gelmiş oldu.

Uzun süredir Suriye’ye karşı ABD’nin, İsrail’in ve İslami terör örgütlerinin yanında boy göstererek AKP ve saray iktidarı yeni bir hamleyle bir taşla birkaç kuş vurmak istediyse de eli hamur, karnı aç olmaktan öteye bir kazancı olmadı. Üstelik AKP attığı her adımı da yanlış üzerine kurduğu için bir sonraki adımda ne yapacağını bilemez hale düşürülmüş oldu.

Son operasyona bakıldığı zaman TSK’nın yanında uyduruk/kaydırık terör öğütlerinin döküntülerinden ibaret olan ÖSO’ya adı değiştirilip Suriye Milli Ordusu adı verilerek de içinden çıkılması zor bir hata yapıldı. Çünkü ortada Suriye diye bir devlet var, bu devlet BM’de temsil ediliyor, onun da zaten milli ordusu var. İleri de Suriye konusu ile ilgili tartışmalar başka bir noktada devam etmeye başladığında göreceksiniz bu yüzden Türkiye’nin başı çok ağrıyacak. Çünkü Türkiye bir yandan işgalci sayılacağı gibi diğer yandan da Suriye ordusuna paralel bir ordu kurmakla suçlanıp suçlu koltuğuna oturtulacak.

Suriye’nin başının İslami terör örgütleriyle ağrıtılması boşuna bir girişim değildir. Çünkü böyle bir yolla Suriye istikrarsız bir hale getirilmek istendi ki nedeni de çok açıktır. İsrail yanıbaşında güçsüzleştirilmiş ve hareket edemez hale getirilmiş bir Suriye’den çok ama çok memnun kalacaktır. Bu oyunun içinde AKP ve saray iktidarının olmayacağı düşünülüyorsa bizce çok büyük bir yanılgıdır.

Ayrıca Ne Türkiye’nin amaçladığı yönde başarı kazanması ne de Amerika’nın düşündüğünün gerçekleşmemiş olması da son yeni operasyona bir zemin hazırlamıştır. ABD gelinen noktada bir seçim yapmakla karşı karşıya kalmış, kendi politikasını yeniden dengeli hale getirmek için şimdiye kadar yanında durduğu Kürtleri tercihten bir ölçüde de olsa uzaklaşarak AKP ve saray iktidarının istediğine yanaşmayı seçmiştir. Hem böylece Türkiye’yi karşısına almaktan kurtulacaktır hem de yürüttüğü politikalarla bölgede Kürtlerin haklarını savunur pozisyonda durarak işi bir dengeye bağlamak istemiştir. Hem ABD söylendiği gibi Kürtlerin bulunduğu yerlerden tamamen de çekilmiş değildir. Bugün yerleşmek istediği bölgeye bakılırsa Suriye’nin en zengin petrol bölgelerini elinde tutmak gayreti içinde olduğu da açıkça görülmektedir.

ABD’nin “Çocukların kavga etmesini bir süre seyredip sonra ayırma” şeklinde politikasına da bakıldığı zaman ne demek istediğimizi anlamak zor olmayacaktır. Hem ne güzel, Amerika atar gibi göründüğü yeni adımla Türkiye ile oluşan ara soğukluğunu da gidermiş olacağı gibi bundan sonraki Türkiye’nin muhatabını tamamen Rusya haline getireceği için memnundur da. Çünkü ortaya çıkacak her yeni olumsuzlukta AKP ve saray iktidarı Türkiye’yi daha çok Amerika’ya yakınlaştıracak. Recep Tayyip Erdoğan’ın sahte emperyalizm karşıtlığına da son vermiş olacaktır. Görüldüğü gibi yazılan bu yeni hikayede ABD denklemini kurmuş, Suriye, İran ve Rusya’yı Türkiye ile karşı karşıya getirecek bir kapıyı da aralamıştır.

Zaten bu sınır koridoru hikayesi ile birlikte ortaya çıkan durumlardan birisi boşalan ve boşaltılacağı düşünülen yerlere Suriye ve Rus kuvvetlerinin girecek olmasıdır ki bu da sonraki adımlarda Suriye kuvvetleri ile daha çok karşı karşıya kalınacağı gerçeğidir. Zaten Soçi’de yapılan son görüşme hem Rusya’nın hem Suriye’nin elinin daha da güçlenmesiyle bitmiştir. 30-32 kilometre sınır boyunda görülen TOKİ rüyası ve TOKİ’nin yapacağı inşaat olayı da çoktan uçup gitmiştir.

Şimdi şu kadar saat kaldı, bu kadar saat kaldı denilerek sayıma durulmuşken gelişmeler bir anlamda da Recep Tayyip Erdoğan açısından son sözlerin edileceği gelişmeler olacaktır. Girdik, gireceğiz, dünyaya ferman okuyoruz kafası, şu koşullarda Erdoğan’a bir hareket alanı kazandırıyor gibi görünse de gerçekler çok daha başka türlü olacak ve AMP ve saray iktidarı gerçeklerle bir kez daha yüzyüze kalarak Hanya’yı da Konya’yı da görmüş olacaktır.

Şimdi kahramanlık türküleri düzüp duran yandaş ve yalaka basın bakalım o zaman ne yazacak nasıl yazdıklarını yalayacak hep birlikte göreceğimiz gibi şu ümmet, mümin nidalarıyla bu yolun yürünmeyeceği, İsrail’in ekmeğine yağ sürüldüğü görülecek ama onun da bir yolunu bulmak için yeni palavralara yelken açılacak bizler de daha bir süre yeni palavralar dinlemekten kendimizi kurtaramayacağız…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA