turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BAĞDADİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

28 EKİM 2019

Bağdadi konusunda bugün kısa bir bilgi sunmakta yarar var. Çünkü biliyorum ki bir yandan Amerika diğer yandan Amerika’ya yandaşlık etmişlerin yalanlarıyla kafalarınız çok şişecek. Amerika nasıl İslami terör Örgütlerinin başı Bağdadi’yi ortadan kaldırdığını Amerikan halkına anlatıp Amerikan halkının gönlünü feth etmeye kalkacaksa AKP ve saray iktidarı da işbirliği yaparak teröre karşı nasıl mücadele edildiğini anlatarak bizlerin kafasını ütüleyecek. Bu yüzden Bağdadi’nin nasıl biri olduğunu özetleyerek yazımıza başlayalım.

İbrahim Avad El-Bedri yani Ebu Bekir El Bağdadi, Irak’ın Samarra kentinde, 1971 yılında az çok hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Bütün geçmişleriyle övünenler gibi bu aile de kendisinin peygamber soyundan geldiğini iddia ediyordu.

1996 yılında Bağdadi Bağdat Üniversitesi’nin İslami Çalışmalar bölümünden mezun oldu. Devamında ise Saddam İslami Çalışmalar Üniversitesi’nde Kuran çalışmaları alanında 1999’da yüksek lisans, 2007’de de doktorasını yaptı. Bağdadi 2004 yılana kadar ki dönemini ise Bağdat’ın Topçi mahallesinde, iki eşi ve 6 çocuğu ile birlikte yaşadı. O zamanları yerel bir camide çocuklara Kuran öğretti, caminin futbol takımında top koşturdu.

Amcası mezuniyet sonrasında onun Müslüman Kardeşler Örgütü’ne katılmasını sağladı. Bağdadi için şiddet yanlısı olanlar önemliydi ve onlarla birlikte Selefi cihatçılığı benimsedi. Bağdadi 10 ay ABD’nin tevkif merkezinde kaldı.

Irak’ın 2003’te işgalinden sonra Bağdadi, Ceyş Ehl el Sünni ve el Cemah adlı isyancı örgütün kurulmasında rol aldı. ABD güçleri 2004’te Felluce kentinde tutukladı ve 10 ay boyunca kalacağı, Bucca Campı’nda tevkif merkezine götürdü. Bağdadi burada dini çalışmalar yürüttü. Cuma hutbesi verip mahkumlara namaz kıldırdı ve onlara dersler verdi.

Bağdadi tevkif evinde Saddam’a bağlı kimselerle cihatçıların birlikte kaldığı yerde karşıt gruplar arasında ilişkileri sağladı. 2004 yılında serbest bırakıldıktan sonra da bu gruplarla ilişkilerini koparmadı.

Serbest kaldıktan sonra Ürdünlü Ebu Musab El Zerkavi’nin başında olduğu El Kaide’nin Irak ayağı olan Irak El Kaidesi’nin sözcüsüyle ilişkiye geçti. Bağdadi’nin dini bilgisinden etkilenen sözcü ultra-muhafazakâr İslam’ın ilkelerine bağlı kalacak şekilde Irak El Kaidesi’nin propagandasını yapmak için Şam’a gitti. Zarkavi Haziran 2006’da ABD’nin hava saldırısı sonucu öldürülmesinden sonra yerine Mısırlı Ebu Eyyüp El Masri geldi. Masri aynı yıl Irak El Kaidesi’ni dağıttı ve Irak İslam Devleti örgütünü kurdu. Bu grup tabiki de El Kaide’ye bağlı kaldı. 2011 yılında Suriye’deki kargaşadan yararlanmak isteyen Bağdadi Suriye’deki yandaşlarına örgütlenmeleri için emir verdi.

Bağdadi yeteneklerini gösterdi ve grup içinde hızla yükseldi. Önce örgüt içinde şeriat komitesinin içinde yer aldı. Sonra ise örgütün emirinin Ebu Ömer El Bağdadi olması kararlaştırıldı ve 11 üyeli Şura Konseyi’ni seçti, Bağdadi örgütün Koordinasyon Komitesi’ne getirildi ve grubun Irak’taki komutanlarının iletişimini sağladı.

Örgütün kurucusu Nisan 2010’da ölmesinden sonra Şura Konseyi Ebubekir El Bağdadi’yi yeni emir olarak seçti. Bu dönemde ABD tarafından büyük ölçüde yok edilen örgütü yeniden toparladı. 2011 ‘de Suriye’deki kargaşadan yararlanmak isteyen Bağdadi, Suriye’deki örgüt üyelerinden birine Suriye’de gizlice Irak İslam Devleti’nin kurulmasını istedi. Bu örgüt daha sonra Nusra Cephesi olarak tanındı.

Bağdadi kısa süre sonra Nusra lideri Ebu Muhammed el Colani ile arayı bozdu. Çünkü Colani Suriye’de Beşar Esad’a karşı savaşan Sünni muhaliflerle işbirliği yapmak istiyordu. Bağdadi ise Esad’la mücadelenin arkasından gitmeden kaba güce dayanarak devlet kurmak istiyordu.

2013 baharında Bağdadi Nusra Cephesi’nin Irak İslam Devleti’ne katıldığını yeni örgütün de adının Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olduğunu açıkladı.

El Kaide lideri Ayman El Zevahiri Bağdadi’ye, Nusra Cephesi’nin bağımsızlığını sağlamasını emretti. Bağdadi ise emri yerine getirmedi. Şubat 2014’te Zevahiri IŞİD’ı El Kaide’den çıkardı. IŞİD bu tutuma Nusra Cephesi’yle çatışarak yanıt verdi ve böylece sert islam kurallarının geçerli olduğu bir anlayışı pekiştirdi. Bağdadi’nin güçlenmesi ile birlikte ilk iş Irak’ın batısına doğru IŞİD’ın genişlemesi emri geldi.

Böylece IŞİD, El Kaide’ye karşı meydan okuyarak kurulmuş oldu.

Temmuz 2014’te IŞİD Irak’ın Musul kentini ele geçirdi. Kısa bir süre sonra da Bağdadi “Halifelik” ilan etti, örgüt adı da İslam Devleti olarak değiştirildi.

Televizyon ve gazetelerde bugüne kadar çeşitli defalar Bağdadi’nin öldürüldüğüne dair haberler çıktı. Bunların hiçbiri de doğru çıkmadı.

Nihayet önceki gün ABD, Türkiye ve Rusya’nın birlikte davranması sonucunda Bağdadi’nin Türkiye sınırına 5 kilometre bir mesafede yani Reyhanlı’nın burnunun dibinde ABD’nin helikopterli operasyonu ile öldürüldüğü dünyaya servis edildi.

Şimdi gelelim sonuca:

Bütün bu terör örgütlerini kuran, besleyip donattıktan sonra istediği sahada kullanan ülke hepimizin bildiği gibi ABD’dir. Demek ki Bağdadi öldürüldüğüne göre ABD’nin planlarının yeni bir aşamaya geldiği de bir gerçek olarak görülmeli ve ABD’nin dünya aleme sunmak istediği teröristlere karşı mücadele ettiği anlayışına prim verilmemelidir. Çünkü işlenen bütün insanlık suçlarının başında ABD emperyalist/kapitalist sisteminin aklı vardır ve ABD emperyalist/kapitalist sistemi ile birlikte bu akıl da sonuncu yenilgiye uğratılmadan yeryüzü halklarının sonuncu kurtuluşu da mümkün olmayacaktır.

Bilinsin de…

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA