turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


TSİP KOMÜNİST OLMAYANLARA DOKUNUR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 EKİM 2019

Neymiş efendim, Stalin devrimcilerin katiliymiş. Bu propaganda öncelikli olarak nerelerde üretildi bir araştıralım isterseniz. Kapitalizmin kâbesi olan Amerika’da tabiî ki de. Şu ABD denilen ülke öyle insan hakları savunucusu öyle insan hakları savunucusuydu ki Stalin’i eleştirmek bile onlara düşmüşse oturup düşünmek lazım.

Sovyetler Birliği ve Dünya Sosyalist Sistem’inin eleştirisine kendisini vakfetmiş ABD işi gücü bıraktı Stalin’in Sovyet Rusya’da ne kadar adam öldürdüğüne taktı kafayı. Öyle işi ileri götürdü ki can düşmanı konumunda gördükleri komünistlerin bile Stalin tarafından öldürüldüğünü ileri sürerek dünya çapında görülmemiş bir kampanya yürüttü. Bu kampanyayı eğer komünistleri dışarda tutarak yapsaydı elbette hesabı tutmayacak kimsenin de aklını çelemeyecekti. İşte bu yüzden ABD Stalin’e vurmak için propagandayı Stalin’in komünistleri astığı kestiği üzerinden yürüttü. Sonra bu propaganda o kadar genişletildi ki bütün kapitalist başkentler bu eleştiri kervanına katılarak ABD’nin peşine takıldılar.

Sonra bu kervan genişledi ve sol görünümlülerin üzerinden yürütülmeye başlandı. Kim bunlar diye sorarsanız yanıtını verelim. Bir zamanlar 1917 Büyük Ekim Devrimi içinde yer alıp da her fırsatta parti içinde hizip olmanın başını çeken Troçkistler tarafından sahiplenildi bu propaganda. Dünyanın her yanında örgütlenmeye çalışan Troçkistlere bakıldığı zaman nasıl ilişkiler içinde olduklarını anlamak çok da zor olmayacaktır.

Aynı durum anarşistler için de söz konusudur. Anarşist öğretiye göre anarşistler hiçbir otorite tanımadıklarını, örgüt olmak bile bir otorite dizilimi olarak görüldüğü için parti örgütlenmesi reddedilmektedir. Bu çevreler bu anlamda bütün silahlarını komünistlere yöneltirlerken asıl otorite ve diktatörlük olan sermaye iktidarları için ellerinden bir şey gelmediğinden onları zorunlu kabul eder baş eğmek zorunda kalırlarken sosyalistlere karşı ise otorite reddecisi kesilerek en ağır eleştirileri yaparak iktidarı alma aracı olan parti örgütlenmesine karşı çıkmayı doğruymuş gibi göstermeye çalıştılar. Sınıfsız, sınırsız bir toplum biçimi olan komünist topluma kadar geçen sürede ise proletarya diktatörlüğünü reddederek kendilerinde görülmemiş bir demokrasi anlayışı olduğuna vehm ederek akıl karıştırdılar. Kısaca söylemek gerekirse toplumsal süreçler onlar için bir anlam ifade etmez.

Şimdi gelelim Stalin konusunda kimlerin düşüncelerini ortaklaştırdıklarına.

1. En azılı kapitalist emperyalist sistemin savunucuları ve tüm burjuvazi

2. Troçkistler

3. Anarşistler

Durum böyle olunca Gün Zile’li benim Stalin’in resminin olduğu bir karede görünmemi ele alması

ve yazımın altına da şöyle bir not düşmesi şaşırtıcı olmuyor.

“Arkanızda, on binlerce devrimcinin katili Stalin'in resmiyle fotoğraf çektirmeniz ise son derece trajik.”

Tabi bu kadarla kalmamış, bir de işin içine Ali Kar’ı katarak şöyle yazmış.

“Yukarıdaki ifadem sanırım yanlış oldu ya da yanlış anlaşıldı. Ali Kar tersini düşünüyor derken, Atatürkçü yöneliminizi kast etmiştim.”

Durup dururken Ali Kar’a yanıt vermeyi gereksiz sayıyorum. Çünkü herkes kimin ne olduğunu bilir. Biz TSİP’liyiz, ne olup olmadığımızı da iyi biliriz. Ali Kar ise bizim için böyle bir tanı koyduğunu Gün Zileli ile paylaşmışsa eğer bu paylaşımını da onun içtenliğine bırakıyorum. Çünkü TSİP saflarında bir zamanlar mücadele edip sosyalist olmayı Kürt ulusalcılığıyla değiştirenlere bizim fazla sözümüz olmaz.

Ne diyelim:

herkes yoluna

Herkes yoluna!

Herkes yoluna!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA