turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKIL ALACAK GİBİ DEĞİL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

1 KASIM 2019

Bir dönem kıyı kentlerinin çoğu AKP’nin elinde olmadığından AKP iktidarı bin bir dalavere çevirerek kıyılarda istediği yağmayı gerçekleştirmek için bazı konularda belediyelerde olan yetkileri alıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na vermeyi kararlaştırdı ve bu yolla tam anlamıyla bir kıyı yağması yaşandı.

Aynı durum İstanbul içinse fazlasıyla gerçekleştirilerek olmadık imar yolsuzluklarına kapı aralandı. Öyle şeyler oldu ki İstanbul AKP’nin elindeyken bile duruma razı olunmadı, birçok kupon arsaların ne hale yola konulacağının yetkisi bile doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkisine bırakıldı.

Bir de geriye dönüp baktık ki ortada güzelim İstanbul namına bir şey kalmamış, yağma Hasan’ın böreği örneği ne var ne yok İstanbul yalanıp yutulmuş. Sit alanları yapılaşmaya açılmış, tarikat, cemaat, dini dernek ve vakıflara peşkeş çekilmiş. İstanbul’un orasına burasına hançer saplanarak kentin görüntüsü ile birlikte doğallığı da elden gitmiş.

Sanki bütün bu kötü şeyler AKP belediyeleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatifi ile yapılmamış da birileri yapmış gibi Erdoğan çıkmış İstanbul şehrine ihanet edildiğini söyleyivermiş.

Şimdi ise İBB CHP’nin eline geçti ya bu kez de belediyenin yetkilerini kullanmaması yetkinin sadece Recep Tayyip Erdoğan’da olması için Boğazlarla ilgili her türlü yetkinin kullanılması Erdoğan’a verilmek istenmekte. Yani sizin anlayacağınız AKP ve saray iktidarı İstanbul’un getirilerine kendisini öyle alıştırmış ki ne edip edecek ve tüm yetkilerin Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesi için yasa çıkarmaya kalkacak kadar ileri gidebiliyor. Bu gerçekler de gösteriyor ki yerel yönetimleri yitirmiş olan AKP ve saray belediyelerin yetkilerini elinden alıp belediyeleri işlevsizleştirmek için yeni bir oyuna başvurmaktadır

Bu yaşananlara bakıp adam canım sende deyip geçmek asla olmayacak iştir. Bu kafa yapabiliyorsan bazı belediye başkanlarını görevden al yerlerine kayyum ata, yapamadıklarını da bir punduna getirip yetkilerini elinden alarak tıpkı kayyuma benzer fiili bir durum yarat.

Bu kadar mı?

Recep Tayyip Erdoğan yetkiye doymuyor. Bazı müdür ve üst seviye görevlilerini de kendisi atamak istiyor. Bu yolla da belediye başkanlarının elini kolunu bağlayarak iş yapamaz hale getirilmesi için yeni adımlar atılmak isteniyor. Böylece de AKP seçimleri yitirmiş bile olsa yitirmemiş gibi yetkiyi kullanabilmeli ki istediği gibi belediyelerde at oynatabilsin.

Bu kapı aralandığında, AKP seçimleri yitirmiş olduğu yerlerde de yine iktidar yetkisini kullanır hale geldiği zaman her şey eski tas eski hamama döndürüleceği için yurttaşlarda öyle bir anlayış oturtulmak isteniyor ki artık seçimler bile yurttaşlar için anlamsız hale gelsin. Sonra da oluşan bu yeni durumdan da yararlanan AKP ve saray iktidarı olsun. Sonuç olarak AKP ve sarayın bu yeni girişimine asla izin verilmemeli, AKP ve sarayın bu yeni tasarrufu yırtılıp buruşturularak çöp sepetine atılmalıdır.

Bir başka konuya gelince:

Şu Hazine ve Maliye’den sorumlu Bakan Berat Albayrak kaçıncı kez ekonominin iyiye gittiğini söylemedi mi? Söyledi de bir değişiklik oldu mu? Tam aksine her şey daha da kötüye gitmedi mi? Vergiler ve arka arkaya bindirilen zamlar niye yapılmaktadır?

İşte bu kişi yine çıkmış sırıtık sırık; “Zor günler geride kaldı” demiyor mu bilinmeli ki toplum yeni zamlar ve başka kazıklarla karşı karşıya kalacak demektir.

Söyler misiniz, bunlar sahi kendilerini ne zannediyorlar? Ali kıran baş kesen mi yoksa biz her şeyi yaparız kimse de bize bir şey diyemez rahatlığı içindeler mi?

Ha bu arada tünelde ışığın nerede görüldüğünü de öğrenmiş bulunuyoruz. Günü geldiğinde o ışığı da konuşuruz nasıl olsa.

Ama bir şey var bütün bunlar akıl alacak gibi değil, değil de bu acı ilaç jelatinlemeye bile gerek duyulmaksızın topluma nasıl içiriliyor şimdilik merak konusu da o.

Ama o merakta nasıl olsa giderilecek ve her şey kabak gibi ortaya çıkacak.

İşte o zaman her şey iyiye mi gidiyormuş yoksa yıkımla mı karşı karşıyaymışız anlaşılacak.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA