turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ABD İLE AYNI TARAFTA OLMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 KASIM 2019

ABD’nin BOP projesi sonrası Kuzey Afrika’dan Çin Seddi’ne kadar bölgede yaşananlara baktığınız zaman emperyalist/kapitalist sistemin nelere imza attığını tek tek görürsünüz.

Bütün bunlara karşın kim ki ABD ile oynaşmakta ve çıkar sağlamayı hesaplamakta ise bilinmelidir ki onlar hem kendi halkının hem de kardeş halkların tartışmasız düşmanıdırlar.

Bildiğiniz gibi BOP Eşbaşkanlığı Recep Tayyip Erdoğan’a çok yakışmış, BOP Eşbaşkanı olmanın güveniyle de bir yandan Diyarbakır’ın bölgede “yıldız” şehir olacağını diğer yandan da Büyük Ortadoğu Projesi ile Türkiye’ye bir görev verildiğini kendisinden duymuştuk.

Sonra neler yaşandı ve bölgede neler oldubitti hepsinin tanığı olduk. Libya ortadan kalktı ve petrolleri de emperyalistlerin kontrolüne geçti. Zaten devlet oluşu tam anlamıyla oturmamış olan Libya’da şimdilerde tam anlamıyla bir kabile anlayışı hüküm sürmekte. “Arap Baharı” sonrasında yıkımlar gerçekleşti, çok büyük insanlık dramları yaşandı. Bu suçların birinci suçlusu ABD ise ikinci suçluları da hiç kuşkunuz olmasın ki ABD ile işbirliği yapmış olanlar oldu.

Başkalarının can evine hançeri saplarken kimsenin gerçekleri görecek durumları yoktu ancak işler tersine dönünce, hançerin sivri ucu kendilerine çevrilince bazıları büyük korkulara kapıldılar. ABD ile arayı düzeltme girişimleri yüz yumadığı için bu kez de dönüp sözüm ona ABD’ye karşılarmış gibi iç kamuoylarına yönelik atıp tutan açıklamalarda bulundular. Bir yandan da ABD’nin küçücük bir göz kırpmasını hasretle kapının eşiğinde beklemekten de vazgeçmediler. AKP ve saray iktidarının gerçekte ABD ile birlikte yazmaya kalktığı öykünün kısa özeti budur.

ABD emperyalistleri ne zaman halkların boynuna boyunduruk geçirmek ve onları köleleştirmek isteseler parolaları oralara özgürlük götürmek olduysa da gerçeğin anlaşılması uzun sürmedi. Hemen herkes ABD’nin gerçek muradının ne olduğunu tek tek yaşayarak gördü. Tabi bu gerçeğin karanlık kuyusu içine düşenlerin başında da AKP ve saray iktidarı geldi.

Irak’ın, Libya’nın, Yemen’in ve en önemlisi de Suriye’nin başına gelenlerin sorumlusu konumunda olan AKP ve saray iktidarı yapıp ettikleri hataların bedelini bugün ülkemize ödettiği halde bu gerçeği palavralarla kapatmaya çalışmaktadır. Ancak mızrağın çuvala sığmadığı da bütün çıplaklığı ile ortadadır. Durum bu olunca da ister istemez hataları örtmek için neredeyse AKP ve saray bize 24 saat palavra sıkmakta bizler sürekli olarak kahramanlık naraları dinlemekteyiz

Bunu bir köşeye not edelim.

Şimdi gelelim ABD’nin Suriye’den çekilme öyküsüne. Bildiğiniz gibi Suriye’de ve bölgede amaçlarına ulaşmak için PYD/YPG bir denklem kurmaya kalkıştı. Yanına Amerika’yı alarak belli bir bölgeyi de kontrolü altına aldı. Başından beri bazı kesimler Kobene’de nasıl komünler kurulduğunu ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar. Sosyalizmse sosyalizm, işin içinde komün de olduğuna göre daha ne isteyebilirlerdi ki su solcu takımı. Bölgede ABD emperyalistlerinin varlık nedeni bilinmekle birlikte görmemezlikten gelinerek öyle bir oynaşmaya girişildi ki görenler gözlerine, duyanlar kulaklarına inanmadılar.

Devamında AKP ve saray iktidarının kendilerince saygınlıklarının sarsılması ve ülke içinde de düşüşe geçmesi AKP ve sarayı yeni adımlar atmaya itti. ABD, PYD/YPG’nin kontrol alanlarında çekilmeyi kabul etti. Bu hengame içinde ABD’nin askerlerinin geri çekilmesi sırasında ABD konvoyu kendilerine ihanet edildiği savıyla taşlandı. Bir anlamda bu taşlama ABD’nin tutumuna karşılık anlamı da taşır.

Gelişmeleri geçiyoruz. Peluş kafalı ABD Başkanı durup dururken petrolü çok sevdiğini söyledi ve Kürtlerin ellerinde bulundurdukları petrol alanlarına da Kürtleri koruyormuş izlenimi vererek çöküverdi. Şimdi o petrol bölgelerinde Amerikan askerleri, helikopterleri ve ağır silahları var.

Böylece bozulan oynaşma yeniden kurulmuş oldu. Bu oynaşma ne zamana kadar sürecek hepimiz nasıl olsa bir gün gelecek göreceğiz.

Dikkat buyurun oynaşma diyoruz.

Bu yüzden de ortada bir çürük tahta olduğu açıkça ortadadır. Bu çürük tahtaya Amerika basmayacağına göre kim basacak dersiniz?

Sözümüzü uzatmayalım, ABD ile uzun zamandır oynaşmayı sürdüren AKP ve saray iktidarı bu çürük tahtaya basmış ve karşılığını da görmüştür. Kürtlere gelince; Kürtlerin çürük tahtaya basması AKP ve saray iktidarının basması sonucu Türkiye için ortaya çıkan bedelin çok ötesinde olur kesin. Dolayısıyla da oynaşmanın ve ABD emperyalistlerinden medet ummanın bedeli çok ama çok ağır olur.

Olur da konuya soldan bakanlar bu hezimete nasıl bir ideolojik kılıf geçirirler doğrusu onu bende çok merak ediyorum.

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA