turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BÜYÜK EKİM DEVRİMİ 102 YAŞINDA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 KASIM 2019

İnsanlığın yazgısını ta kökünden değiştiren BÜYÜK EKİM DEVRİMİ dünyanın iklimini de ta kökünden değiştirmiştir. İnsanlık tarihini diyalektik olarak kavrayamayanlar Sovyetlerin ve Sosyalist Sistem’in yıkılması ile birlikte işi hainlik noktasında bir dönekliğe vardırıp sosyalizme karşı tavır almış bile olsalar gerçekleri asla ama asla kimsenin değiştirmeye gücü yetmez, yetemez.

Nasıl 1871 Paris Komünü insanlık tarihinde kıyıları basan dalga örneği bir kalkışma idiyse ve insanlık tarihine eksiği ve gediği ile altın harflerle yazılmışsa BÜYÜK EKİM DEVRİMİ de öylesine büyük bir dalga idi kıyıları basmış ve insanlığın aklında derin izler bırakarak bir kırılma ile bittiği düşünülmüştü. EKİM DEVRİMİ’NİN yarattığı Sovyetler Birliği ve Sosyalist Sistem yıkılmıştı yıkılmasına da bu kez insanlığın gündeminden an bile düşmeyerek bir kurtuluş meşalesi olarak önümüzü aydınlatmaya devam etti ediyor.

EKİM DEVRİMİ ÖNCESİ AYAK İZLERİ

1917 BÜYÜK EKİM DEVRİMİ, işçi sınıfının yüce önderi ve öğretmeni Vladimir Lenin tarafından “ekmek, barış, özgürlük” belgisiyle 1905 Rus Devrimi’nin devamı niteliğinde olmuş ve Petersburg şehrinde ilk devrimin ateşinin yakılması ile ortalığı darmadağın etmiştir. 1905 Rus Devrimi tamamıyla halk iradesiyle başlamış, BÜYÜK EKİM DEVRİMİ ise Bolşevik Partisi’nin iradesi ve öncülüğünde başlamıştır.

Ekim Devrimi Öncesi Ayaklanmaları

Hepinizin bildiği gibi o dönemde Rusya’da diktatörlük ve mutlakıyet egemendi. Çarlık sistemiyle yönetilen Rusya’da büyük bir ekonomik bunalım ve çöküş söz konusuydu. Rus halkı işsiz ve yoksullardan oluşan ağır bir zulüm altında inim inim inliyordu. Yoksulluğa ve sefalete daha fazla dayanamayan Rus halkı 1905 yılında ayaklanarak bu gidişe tepkisini göstermekteydi.

Ne var ki 1905 Devrimi kanla bastırılmakla kalmadı, arkasından halkın durumu daha da kötüleşti. Arkasından da Petersburg’ta ve Moskova’da İşçi Sovyetleri kuruldu. Sonrasında ise Çar bazı önlemler almak zorunda kaldı. Yasama meclisi görevini üstlenen Duma’yı kurdu. Sınırlı da olsa bazı haklar tanımak zorunda kalındı. Bütün bu önlemler bir işe yaramadı ve Çar’ın yönetimden alınması ile sonuçlandı. Üstelik böyle kötü bir dönemde 1. Paylaşım Savaşı’na katılmak zorunda kalan Rusya’da yoksulluk ve sefalet daha da arttı. Rus halkı, isteğini yüksek sesle dillendirmeye başladı. Bütün bu gerçekler karşısında hükümet 1. Paylaşım Savaşı’na devam kararı alarak halkın umudunu boşa çıkardı.

Halk Ayaklanıyor

Kısa bir kesiti özetleyelim. Lenin 1903 yılında Roma Kongresi’ne katıldı. Bu kongrede devrim yaratacak düşünceler ileri sürdü. Böylece Lenin’in bu düşüncelerini destekleyen bir topluluk oluştu. Bu topluluğa “Bolşevik” adı verildi. Rusya’da 1905 yılında bir kalkışma olmuştu ancak başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Diğer ülkelerde az çok demokrasi söz konusu iken Rusya’da ağır bir baskı rejimi olan Çarlık vardı. Bu ağır baskı ve diktatörlük yüzünden Rusya yönetimi önemli ölçüde saygınlık yitirdi. Bu yüzden Duma’nın kurulması sonrasında Çar tahtından indirildi. Yerine geçici hükümet olan “Kerenski Hükümeti” kuruldu. Kerenski Hükümeti bütün gerçekleri göz ardı ederek savaşa devam kararı aldığı için onun bu hareketi iç savaşı da beraberinde getirdi. Hükümet ilk iş olarak da Bolşevikleri hedef alarak onları yok etmeye çalıştı.

TEMMUZ'DAN EKİM DEVRİMİ'NE

Temmuz ayının ilk günlerinde yönetim kötü ellere geçmişti. Bu yüzden de iç savaş giderek hız kazandı. Lenin ve arkadaşları hakkında tutuklama kararı verildi. Bunun üzerine Lenin Finlandiya’ya gitmek zorunda kaldı. Bu sırada Troçki ve arkadaşları da Bolşevik Partisi’ne katıldı. Hemen arkasından Lenin Petersburg’a geri döndü. 10 Ekim’de yaptığı toplantıda silahlı ayaklanma planları yapmaya başladı. O dönem Genel Kurmay Başkanı olan Kornilov, komünistlerin ve Sovyetlerin yok edilmesi gerektiğini açıklayarak Bolşeviklere karşı sayısız saldırı planları hazırladı. Böylece Kornilov tek başına askeri bir diktatörlük kuracak başına da kendisi geçecekti. Kornilov bu düşüncesini hükümetle paylaştı; ancak Kerenski’den destek bulamadı. Buna karşın Kornilov Petersburg’ta Bolşeviklerin üzerine bir askeri birlik göndermekten geri durmadı. Halkı Kornilov’un bu saldırısına karşı çıktı ve Bolşeviklerle birlikte davranarak püskürttü. Bu direniş sonrasında Bolşeviklerin gücü daha da arttı ve Bolşevikler büyük bir saygınlık kazandı.

Lenin, 7 Ekim tarihinde silahlı ayaklanma planı yapmıştı yapmasına da parti içinde bazı güçler bu planı dışarı sızdırdılar. Bütün bunlara karşın 24 Ekim tarihinde Lenin önderliğinde silahlı ayaklanma başlatıldı ve zafer kazanıldı. 26 Ekim tarihinde Lenin’in başkanlık edeceği Sovyetler Hükümeti kuruldu. Lenin ilk olarak Troçki’yi Dışişleri Bakanı olarak görevlendirdi. Aynı zamanda da 1. Paylaşım Savaşı’ndan acilen çekilinmesi ve çöken ekonominin düzeltilmesi için bir karar alındı. Bu amaç doğrultusunda Troçki, Brest-litovski antlaşmasını imzalayarak, Rusya’yı I. Dünya savaşından çekti. İç Savaş Sırasında Lenin Tarafından Yönetilen Kızıl Ordu Geçici hükümetten alınan iktidar Bolşeviklerin ve müttefikleri olan Sol SR’ların hâkim olduğu Sovyetlere verildi.

Bu olaylardan sonra Bolşeviklere karşı olan monarşi yanlısı Beyaz Ordu Bolşeviklere karşı iç savaş başlattı. 1917 – 1922 yılları arasında Rusya’da uzun bir iç savaş yaşandı. Bu ayaklanma sırasında Menşevik ve SR’lar ayaklanmaya katılmadıkları gibi köstek olmayı da sürdürdüler. Eylül ve Ekim aylarında Moskova ve Petrograd sanayi işçileri, maden işçileri, demir sanayicileri, petrol işçileri, demir yolu işçileri birçok grev yaparak Lenin’i desteklediler. Kornilov’un saldırılarına karşılık olarak tüm Rusya yönetiminin Sovyetlere verilmesi onaylandı ve desteklendi. Devamında ise başarılı olundu ve verilen tüm sözler tutuldu.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, BÜYÜK EKİM DEVRİMİ’Nİ kendisi için izlenecek bir yol sayar ve insanlığın asla unutturulmayacak kadar önünün açılmasında büyük bir yol açıcı olduğunu kabul eder.

Bilindiği gibi Paris Komünü 72 gün, BÜYÜK EKİM DEVRİMİ ise 72 yıl sürmüştür. Süre olarak baktığınız zaman görülecektir ki ikincisi ancak ortalama bir insan ömrü kadardır.

Ancak bıraktığı izlere gelince insanlık var olduğu sürece unutulmayacak kadar önemlidir.

Tarihin bu zikzaklı dönemi de hiç unutulmamalıdır ki bir o kadar gerçekçi, bir o kadar da öğretici olmuştur.

Bu yüzdendir ki;

YAŞASIN BÜYÜK EKİM DEVRİMİ’NİN 102. YILI!

ŞAN OLSUN BÜYÜK EKİM DEVRİMİ’NE!

ŞAN OLSUN İNSANLIĞIN TEK KURTULUŞ SEÇENEĞİ OLAN SOSYALİZME!

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

ANA SAYFA